Gülten, Oğuz’un davranışlarındaki o tekinsiz değişimi uzun zamandır seziyordu. Her geçen gün artan şüpheleri, içindeki huzur kırıntılarını da süpürüp atmıştı. Geceleri telefonunu yastığının altından ayırmaması, ekranı gizleyerek attığı mesajlar, sessizce odadan süzülüp yaptığı fısıltılı konuşmalar... Tüm bunlar Gülten’in zihnine zehirli bir sarmaşık gibi dolanmıştı. Oğuz’un bir şeyler sakladığı aşikardı ama ne olduğunu çözememek onu yiyip bitiriyordu. O akşam yine Oğuz’un odadan çıktığını ve telefonunu masanın üzerinde unuttuğunu fark ettiğinde kalbi göğüs kafesini zorlamaya başladı. Şimdi tam zamanı diye geçirdi içinden. Sessizce yataktan doğruldu ve masaya yöneldi. Eline aldığı cihaz, sanki ateşten bir kor gibi avucunu yakıyordu. Aslında bunu yapmak, eşinin mahremiyetine girmek istemiyo

