3.Bölüm
“Hatırlıyorum,Gülbahar bugünde sorun çıkarma dün bizi yeterince endişelendirdin zaten”dedi sert bir tonla bense sadece “neeeğ” diyebildim
“Bunları seninle annen konuşmuştur zaten Gülbahar sakın ha lâfımın üstüne lakırdı etmeye kalma” dedi
Demekki bulunduğum kişi zor bir durumdaydı ama içinde olduğum kişiyi tanımıyordum sadece üzerimi giyinirken odamdaki aynada kendime baktığımda dış görünüşümün aynı olduğunu görünce şaşırmıştım büyük ihtimalle şuanda hikayesini yaşadığım kişi bir akrabamdı ama nedense bu birlikteliği istemediğini hissediyordum ve kimse benim istemediğim bir şeyi yaptıramaz buna izin vermem onun için ne kadar oyalarsam iyidir düşününce ben ne kadar daha burada kalacağımı bilmiyorum yani bende ve bu bedeni taşıyan kişide evlenmiş olacak.Ilımlı bir şekilde sofrada oturup aynı dediği gibi lafının üstüne laf söylememiştim ama en çok merak ettiğim şey ben şu anda hangi yıldaydım normalde iki bin yirmi beş yılındaydım ama şu anda kaç yıl geriye gidip ona göre hareket etmek zorundayım sonuçta Atatürk gelmeden önce dünyada kadına verilen değer belliydi yani Türkler her zaman eşlerine kızlarına ve kız çocuklarına değer vermiştir ama bilindiği gibi bu zamanla değişti,ve eğer çok fazla değiştiği zamanda isem dikkat etmem gerekir sonuç olarak.Ben bunları düşünürken o sırada Celal efendi yani şu anda babam olan şahıs sofradan kalkınca bir anda herkes sofradan kalktı ve bir anda Hatun hanım kolumu cimcikleyerek beni de ayağa kaldırdı o sırada Celal efendinin yargılayıcı bakışlarına denk geldim ve çıkıp çalışma odasına gitti o kalktıktan sonra Hatun hanım”hadi sofrayı kaldırın Ayşe sizde kızlar Fatma ve Nur Ayşe’ye yardım edin.Etrafı da düzgünce toparlayın”dedi ve Ayşe de “emriniz olur hanımım”dedi ve hemen her şeyi toparlamaya başladılar o sırada Hatun hanım yine konuştu”Berat oğlum sen babanla gitmeyecek misin görüyorsun bizim tonla işimiz var,öyle ayak altında dolaşıp durma babana yardım et yirmi beş yaşında adamsın oturup durma”dedi Beratta cevaben”babamın bir ahbabı gelecekmiş beni yanında istemedi”dedi ve o sırada kapı çaldı Ayşe hanım direk kapıya koşup açtı o sırada Celal beyde aşağıya geldi ve adam içeriye girdi.Yemek masası ve konağın kapısı aynı yerdeydi yemek masasını örtmek için evde ayriyeten sürgü şeklinde bir kapı vardı davetlerde kullanılıyordu heralde sadece çünkü şu anda kullanılmamıştı her neyse,adam içeriye girdiğinde anlık olarak göz göze gelmiştik ve Allah nasibine bağışlasın taş gibi biriydi otuz yaşlarında kumral bir adamdı göz rengi belli olmuyor ama sanki renkliydi ben bunları düşünürken bir anda babam adamla tokalaştı ve “hoş geldin Görkem”dedi adı Görkem olan yakışıklı kişide”hoş buldum efendim”dedi o sırada babam olan kişi bana dönüp”Gülbahar orta şekerli iki kahve yapıp getir kızım”dedi ve bende el mahkum “tabii babacım”dedim ve ismi Ayşe olan kadının yanına gittim “bana mutfağın yerini gösterebilir misin?”diye sordum ve kadın salakmışım gibi yüzüme baktı yani tamam siz bilmiyor olabilirsiniz ama ben bu zamana ışınlandım ve size ayak uydurmaya çalışıyorum,ve o sırada kendine çeki düzen verdi ve “tabii buradan”dedi sonrasında bir kat aşağıya indik ne yani ben bilmem kaç kat kahve mi taşıyacağım ama ciddi anlamda bilemem dışında hiç bir problem yok yani mutfağa gittiğimizde her şeyin yerini sordum geniş ve güzel bir mutfaktı düzenliydi birazcık bizim zamanımıza göre dekore etsek üff bütün zamanımı bu mutfakta geçirebilirim ayıptır söylemesi ama güzel yemek yaparım yani.Kahveleri pişirdim ve güzelce fincanlara koydum ve tepsiye dizdim yanına suyunu ve de lokum koydum tepsiyi elime aldıktan sonra akşam için hazırlık yapan kişilerden birine çalışma odasının yerini sordum ve iki üst katta olduğunu öğrendim sonunda kahveleri getirebilmiştim ve bir anda konuştukları şeye kulak misafiri olmuştum ve Celal beyin söylediği şeyle az daha kahveler yeri boylayacaktı”Mustafa Kemal Paşa kendini sultan ilan etmiş olabilir ama onu oradan indirmesini de biliriz ne demekmiş kadınlar da bizimle eşit haklara sahip olacak bir kere bu bizlere hakarettir kadın dediğin evi çekip çevirir ne işi vardır sokaklarda,mahkemelerde,iş yerlerinde çok yersizdir bu kararlar başta destek olmuştum ama şu anda olmadı bu ilan ettiği lakırdılar.Sen ne düşünüyorsun bu konu hakkında Görkem babanlar ne diyor”dedi ve Görkemden bir süre hiç bir ses gelmedi.