Zamana pranga vurulmaz derler... Peki ya bu geçmeyen gün, gece, saat neyin nesiydi..? Sanki başıma bıçaklar saplanıyordu. Acıyla yüzümü buruşturup gözlerimi yumarak şakaklarımı ovalamaya başlamıştım ki hissettiğim hareketlilikle hızla başımı koridorun başına çevirdim. " Baran! Baran'ım..! " Gözleri önünde durduğum ameliyathane kapısında feryat figan ağlayarak koşuyordu Kader Hanım. Hissettiğim gerginlikle avuçlarımı sıkıp oturduğum yerden kalktım. Titrek adımları önümde durduğunda kıpkırmızı olmuş gözleri bana döndü. Ancak bedeni daha fazla dayanamamış olacak öne arkaya doğru savruluyordu. Korkuyla atılıp tutmaya çalıştım ama o an bir adım geri çekildi. Eli ona dokunmamam için havada duruyordu. Aramıza koyduğu mesafenin bir duvarla tamamen geçilmez olduğunu hissettim o an. Beni su

