Yazarın Anlatımından; Seyithan dün gece elinde Suna’ya aldığı yüz görümlüğüyle kapının önünde bir süre beklemişti. Elleri terliyor, vücudundan yayılan heyecan dalgasına engel olamıyordu ama bunu Suna’ya hissettirmemesi lazımdı. Ondan nasıl etkilendiğini, bu günü nasıl beklediğini bilmemeliydi. Daha önce ki gibi toy davranmayacaktı bu sefer. Gerçek duygularını bilip yine kendisini kullanmasını istemiyordu. Yıkılan güveni hala yerinde bir enkaz misali duruyordu çünkü. Şu an en son düşünmesi gereken şeyler olduğunu düşündü bunların. Hepsini bir kenara bırakmaya çalışıp kapıyı çaldı. Suna’nın narin sesiyle “Gel” dediğini duyunca kapının kulpunu büküp içeriye girdi. Suna’sını görünce durdu. Bir insan nasıl bu kadar güzel olabilirdi? Bir elbise bir kadına nasıl bu kadar yakışabilirdi? Biliyo

