Kahvaltı için karısına sucuklu yumurta hazırlayan Alperen, sucuk doğrama işinde başarılı olsa da aynı başarıyı yumurta kırmada gösteremeyince Günseli gülmeye başladı. "Biliyor musun Aşkım, eline hiç yakışmıyor." Genç adam, "Özer gibi konuşmayı bırak da hadi çaylarımızı doldur." Derken evin zil sesi duyuldu. Sabahın 08:00'ın da kimin geldiğini merak ederek kapıya gittiklerinde ise eli bastonlu Fikriye babaanne ile karşılaşmayı hiç beklemiyorlardı. Hiçbir şey söylemeden, elindeki bavuluyla ağlayarak Günseli ve Alperen'in arasından geçen yaşlı kadın doğruca içeriye girdi. Alperen telaş içerisinde babaannesinin arkasından gidip elindeki bavulu aldı, yere bıraktı. "Hayırdır babaanne, birine bir şey mi oldu?" Fikriye babaanne kendisini koltuğa attıktan sonra dövünmeye başladı. "Allah'ım, bu

