Mardin’deki o uzun, fırtınalı gecenin sonunda ikisi de kendi odalarında derin bir uykuya daldı. Sabah olduğunda, konağın avlusunda son kez kahvaltı sofrasına oturuldu. Ailenin sıcak vedalaşmaları, Derya ablanın duaları ve sarmaları arasında Aslı ve Selim vedalaşıp havaalanının yolunu tuttular. Mardin’den havalanıp Çanakkale’ye doğru süzülen uçakta ağır, kasvetli bir sessizlik hakim idi. Dışarıdaki gri bulutlar, Aslı’nın içindeki belirsizliği aynen yansıtıyordu. Selim arada bir Aslı’ya kaçamak bakışlar atsa da söz verdiği gibi onu darlamadı. Uçak indiğinde Aslı, Selim’in kendisini eve bırakma teklifini kibarca reddetti ve bavulunu aldığı gibi doğruca en yakın arkadaşı Esra’nın evine koştu. Kapı açılır açılmaz Aslı, Esra’nın boynuna sarıldı. İki arkadaş salona geçtiğinde Aslı, son iki gün

