seviyor....

4391 Words
Keyifli okumalar... . . . Bölüm şarkısı: Mithat can özer_ Ateş böceği Bir hafta sonra Seher Bütün odayı didik didik etmişti ama bulamıyordu ... Neredeydi? Ya biri gördüyse? O zaman ne diyecekti? Bu düşüncelerle dahada panikliyordu.... Hemen bulmaliydi şu telefonu... Yoksa her gece Yaman'ın gönderdiği iyi geceler mesajını biri görürse, hiç iyi şeyler olmicakti.... En son nerde gördüğünü hatırlamaya çalıştı.... Öğlene kadar yanındaydı hatta öğleden sonra yukarı odaların tozunu almaya gittiğinde, Yaman arayıp ve ne yaptığını sormuştu... Evet ya... Odalar... En son yukari odaların birinde sehpanın üzerine bırakmıştı telefonu.... Hemen gidip almaliydi... İnşallah biri görmemiştir diye dua etti içinden... Merdivenlerden çıkıp, üst kata gitti ve bıraktığı yerde buldu telefonu.... Nasıl birakmişsa öyleydi, yerinden bir santim bile oynatilmamişti... İçi rahatlayarak derin bir nefes aldı... Ekrana baktığında yaman'dan bir sürü mesaj olduğunu farketti... Önce ne yaptığını sormuş ve seher cevap vermeyince meraklanmisti, sonunda da eğer cevap vermezse odasına geleceğini yazmışti... Hayret... Mesajların üzerinden tam 10 dakika geçiyordu ve hala yaninda belirmemişti.... Seher, onun nasıl kendi için endişelendiğini ve her dakika ne yaptığını merak ettiğini düşününce dudağının kenarında minik bir tebessüm oluştu... Hayatı boyunca Nadire annesinden başka hiç kimseden bu kadar ilgi görmemişti... Hele bir erkekten asla... Ve şimdi Yaman'ın onunla böyle ilgilenmesi hoşuna gitmiyor değildi.... Son bir hafta içinde yaptıklarını düşündü... Yani tam uyandığında üstünde bir ağırlık hissedip, sonra gözlerini açtığında Yaman'ın başının, boyun çukurunda ve bir elinin üzerinde olduğunu farkettiği o sabahtan beri... Şaşkinliktan gözleri fal taşı gibi açılmış ve bir kaç saniye nefes bile alamamıştı... Ama sonra Nadire annesi her sabah gibi onu uyandırmaya gelip, kapısını çaldığında öyle bir yataktan firlamişti ki, Yaman'i bile derin uykusundan uyandırmıştı... Onun konuşmasına müsade etmeden, büyük kolunu iki eliyle tutmuş ve yataktan kaldırmıştı ve arkasında sürükleyerek dev cüssesini kapının arkasına saklamişti... Tabi ki eğer Yaman onunla işbirliği etmese bunu yapmabilmesı imkansizdi ama yaman hiç bir itiraz etmeden seher'in emr ettiği her şeye uymaya hazırdı... Seher hemen üstüne çeki düzen verip, kapıyı aralamıştı... Seher:" günaydın Nadire anne" Nadire:" günaydın kuzum... Hadi hemen üzerini değiştirde mutfağa gel, bugün çok işimiz var..." Seher:" tamam" Nadire hanım tam gidecekken seher'in yüzüne dikkat kesildi... Nadire:" Seher senin yüzün neden böyle kipkirmizi olmuş? Ateşin mı var yoksa?" Elini yüzüne doğru getirip ateşini ölçmek istedi... Ama seher elini yakalayıp, iki eliyle sardı... Seher sesi biraz titreyerek : " yok Nadire annem... Ateşim falan yok ... Sen kapıyı çalınca birden yataktan fırlayıp, kapıya doğru koştüm ondan oldu ..." Yaman kapının arkasında gülümsedi, onun böyle küçücük bir şey için bile yalan söyliyemeyişi öyle hoşuna gitmişti ki.... Nadire:" ne gerek vardı koşmaya kizim... Ben beklerdim seni... Dikkat et kendine, ya duşseydin..." Seher hiç bir şey söylemeden sadece gülümsedi, yüreği ağzında atıyordu zaten... Nadire:" neyse ben gideyim ... Sende hazırlan gel ..." Seher başını salladı... Onun gittiğini görünce hemen kapıyı kapatti... bir an Yaman'ın oda da olduğunu unutarak sırtını kapıya yaslayıp, gözlerini kapatip rahat bir nefes aldı... Ama birden göz kapaklarına vuran ışığın önünü dev bir şey Kesti ve her yerin karanlık olduğunu zannetti... Neler olduğunu anlamak için gözlerini açtığında, önce Yaman'ın geniş göğsünü karşisinda gördü ve sonra onun iki elini başının hizasında, kapıya yaslayıp seher'i, kendi ve kapinin arasında sikiştirdiğini farketti.... Yavaşça kafasını kaldırıp, onun yaramazliktan parlayan gözlerine baktı... Yaman:" hiiiiiiiim.... Demek sadece koştuğun için yanakların böyle al al olmuş...." Seher gözlerini büyütüp,dahada kızardı.... Yaman:" ama bence Nadire annen haklı... Senin ateşin yükselmiş..." Biraz daha seher'e yaklaşip, çemberi daraltti.... Yaman:" ateşini çok dikkatle ölçmem gerek... Güzel Karımın hasta olmasını hiç istemem ..." Başını biraz daha eğip yaklaştı ve dudaklarını seher'in alnına koyup bir süre orada bekledi... Sonra belli belirsiz bir öpücük kondurup, çekildi .... Utançtan hiç bir şey söylemeyip, yere bakan seher'i izledi ve Sarhoş olmuş sesiyle: " Himmmm... Bence ateşin gayet normal.... ama tamamen emin olmam için bir de şurdan bakiyim...." Tekrar yaklaşıp, dudaklarını seher'in al al olmuş yanağina bastırıp, bir süre bekledikten sonra orayi da öptü... Yaman:" diğer yanak küsmesin..." diyerek diğer tarafa geçip, aynı şekilde öptü.... Geri çekildikten sonra, kendinden geçmiş bir halde burnunu seher'in burnuna sürtüp kısık sesle konuştu... Yaman:" çok şükür iyisin... Artık içim rahat bir şekilde güne başlayabilirim...." Seher titrek bir sesle içinden geçeni söyledi: " hani ben istemeden bana yaklaşmicaktin..." Yaman:" hayır... Ben sana yaklaşmicam demedim. Ben sadece beni kocan olarak kabullenmen için sana zaman vereceğimi ve bu süre içinde aramızda olması gerektiği gibi bir evlilik ilişkisi olmicağina Söz verdim ..." Parmak ucuyla saçını yüzünden kaldirdi ve orta ve işaret parmağının arasına alarak, yumuşak saçını okşadı.... Onu kendine hak gören bir tavırla devam etti: " yoksa bu masum yakınlaşmalar benim en doğal hakkım.... Ama daha fazlası için senin rızan şart..." Seher gözlerini dahada büyüterek birden ağzından istemeden firladi : " daha fazlası derken?" Sonra ne dediğinin farkedip, dahada kizardi... Yaman hinzirlikla, bakışlarını kisti ve başını seher'in dudaklarına doğru yaklaştırarak, sesine biraz korkutucu bir tını verdi... Yaman:" daha fazlası derken.... Yani bunlar daha hiç bir şey... Yani Karımın küçük bir onayıyla her şey çok daha farklı olucak... Yani eğer bana müsade edersen bütün ilklerimizi birlikte yaşiyicağiz..." Seher hemen Yaman'ın kapıya yasladiği kolunun altından, sıkıştığı yerden kurtuldu ve koşarak banyoya saklandı.... Yaman eğlenerek güldü ve banyoya yaklaşip, kapının arkasından konuştu... Yaman:" ben karımı kendime çekmek için elimden gelen herşeyi yapicam ... Sende istediğin kadar diren ... Bakalım nereye kadar kaçabileceksin..." . . . Ve gerçekten o günden beri, tam bir hafta boyunca söylediğini yapmıştı ... Türlü türlü hediyeler, onunla karşlaştiği her yerde bir sürü iltifat ve ilgi yağdirmaktan tut... Ta küçük bir iş yaptığını gördüğünde bile hemen yardımına koşup, halletmesine kadar... Bıkmadan usanmadan seher'in sevgisini kazanmak için, her yolu deniyordu ... Ve seher anlamıştı artık, onun pes etmeye hiç niyeti yoktu... Ama şaşirdiği şey bu değildi... Kendiydi..... Bazen dakikalarca aynanın karşısına geçip, onun kendi hakkında söylediklerini düşünüyordu.... Gerçekten onun söylediği kadar güzelmiydi? Birinin onu bu kadar sevmesini hak ediyormuydu? Onun için bu kadar vazgeçilmezmiydi yani? Bunları düşünmekten kendini alamiyordu.... Babasının bile sevmediği kızı, bir adamın bu kadar sevmesi inanilir şey değildi.... Hayatı boyunca hiç kimse onu bu kadar sevip, saygı duymamıştı... Ama bu gerçekti.... Bunu, Yaman'ın onu her gördüğünde gözlerinin içinin parlamasından... Her konuştuklarında bitmemesi için, aklına gelen bütün bahaneleri sıralamasından.... Her yakinlaştiklarinda bakışlarının değişmesinden.... Ve Ondan olumlu bir cevap alabilmek için gözünün içine bakmasindan anlayabiliyordu.... Onun gibi sert bir adama, aşktan başka ne bunları yaptirabilirdi ki... Hemde düşmanının kızına.... Düşünceleri bu noktaya geldiğinde herşey altüst oluyordu işte .... Kafasının içinde bu iki kelime yankılanip duruyordu... Düşmanının kizinaaa.... Düşmanının kizinaaa... Düşmannnn.... Kizzziiiiiii... Bu gerçek yüzüne bir tokat gibi çarpıyor ve Bütün herşeyi imkansız kılıyordu.... Boşu boşuna bir hayale kapılıp, acı çekmek istemiyordu... Ama yaman vazgeçmediği sürece bu pek mümkün görünmüyordu... . . . Birden kendine geldi.... odanın ortasında lacivert pijamalariyla durup, ne kadar zaman olduğunu bilmeden telefona bakarak yine düşüncelere dalmişti..... Hemen odasına donmeliydi.... Kapıyı açıp, oda dan çıktı ve merdivenlere doğru yürüdü ... Ama tam çalışma odasının önünden geçtiğinde, Ali Baran Kerimoğlunun ağzından duyduğu isimle duraksadı.... Ali Baran: " kırımlı holdingin adını duydun mu hiç?" Kapıya yaklaştı.... Biriyle konuşuyor gibiydi... Olamaz .... Her şeyi anlamişmiydi yoksa.... Bir süre hiç bir ses duyulmadı... Ama sonra konuştuğu kişinin kim olduğunu anlayinca, az kalsın aklı çıkacaktı ... Yaman:" duydum..." Kapının arkasından bile onun nasıl öfkeli olduğunu anlayabiliyordu.... Ama o adam bunun farkinda bile olmadan konuşmaya devam etti... Ali Baran:" güzel... O zaman nasıl başarılı Ve prestijli projelere imza attıklarını da biliyorsundur ... Çok güçlü ve donanimli patronlar tarafından yönetiliyor... girdikleri her ihalede, başkalarına kaybetmek dışında bir seçenek bırakmıyorlar ..." Yaman'dan hiç bir cevap gelmedi... Ama seher şu anda nasıl öfkeli ve ağır nefes aldiğini tahmin edebiliyordu... Tıpkı o gün o dağ evinde olduğu gibi.... Ali Baran:" şimdi sana bunları neden anlattığımı sorarsan... Çünkü bu holdinkle bir iş ortaklığı kurma peşindeyim... Kirimli'lara kafa tutmak hiç akıllıca değil ... Belliki adamların arkası çok sağlam.... Böylelerine meyden okumak yerine, onlarla aynı gemide olmak daha mantıklı... O yüzden iyice patronlarini ve kırımlı ailesini araştirmani istiyorum... Bu adamlarla ilgili her detayı bilmek işime yariyacak ...." Yaman:" neden direkt gidip, ortaklık teklif etmiyorsunuz..." Seher sesinden nasıl zorlukla kendini kontrol etmeye çalıştığını anlayabilmişti... Ali Baran:" eski bir hikaye... Geçmişte büyük kirimliyla çok önemsiz ve küçük bir detay yüzünden bazı sıkıntılarımız oldu... Ama şimdi bunun sorun yaraticağini hiç sanmam... Sonuçta o günlerin üstünden yıllar geçti... Oğullarının bundan haberi olucağini bile zannetmiyorum... O zamanlar hepsi çocuktu..." Ali Baran karşısında ki adamın, o küçük çocuklar dan birinin büyümüş hali olduğunu bilmeden devam etti.... Ali Baran:" zaten bu adamın üç oğlu vardı... Duyduğuma göre biri kafadan gıdıkmiş... Diğeri de bir yıl önce bir kazada olmuş... Sadece küçük olan işimize yarar... Bütün bu teşkilatı yönetende ö zaten... Ama işin biraz zor olucak... Çünkü anlatılanlara göre çok karanlık ve sert bir adam ... Koca holdingi yönetmesine rağmen hakkında en ufak bir bilgi bile yok.... Bütün işlerini, emrindeki adamlar görüyor.... Herif öyle bir sistem kurmuş ki, görsen aklın şaşar .... Bu adam her nerdeyse onu girdiği delikten çikarip görüşmemiz lazım...." Hemen bir şeyler yapmalıydı... O adamın söylediği sözlerle, Yaman'ın sakin kalmicağini biliyordu.... Her an bir faciğa olabilirdi.... Kapının arkasında korkudan ne yapacağını bilmeden kıvranıyordu... Ne içeri girebiliyor, ne de çekip gidebiliyordu.... Yaman'i biraz olsun tanidiysa, bu oda dan ikisinin de sağ çıkması imkansızdı.... Yüreği ağzında, kapının önünde yürüdü .. Seher:" Seher düşün... düşün ... Bir şey yapmalisin ... Yoksa çok korkunç şeyler olucak.. Düşün.... Düşün...." Tam herşeyin bittiğini düşünürken aklina Yaman'ın o gece söyledikleri geldi.... " Ne kadar zorlansam da, senin istediğin her şeyi yapmaya hazırım ..." Emin değildi... Ama şansını denemek zorundaydı.... Hemen çalışma odasinin yanındaki misafir odasına girdi.... Telefonu eline alıp arama yaptı... Cevap vermiyordu.... Tekrar aradı... Seher:" Hadi.... Hadi... Aç.... Aç lütfen...." Ve Sonunda açtı... Seher:" lütfen... lütfen hemen ordan çık... Yalvarıyorum sana Yaman.... Eğer biraz olsun beni seviyorsan hiç bir şey yapmadan derhal o oda dan çik...." Hiç bir şey söylemedi... Sadece öfkeli ve kızgın nefeslerinin sesini duyabiliyordu... Bir süre hiç birinden bir ses çıkmadı... Seher onun ne diyeceğinin gerginliğini yaşarken ... Yaman'ın eli belinde ki silahtaydi ve ne yapacağini düşünüyordu... Sonunda bu sessizliği yaman bozdu.... Yaman:" ben gelmeden hiç bir şey yapmayın... Hemen geliyorum..." Ve o adama hiç bir açıklama yapmadan kapiyi çarpip, hızlı ve sınırlı adımlarıyla merdivenlerden aşağı indi... Seher onun gittiğini görünce, yaşadığı stress yüzünden yere yığılıp ağlamaya başladı .... . . . Biraz sakinleştikten sonra ayağa kalktı... Yaman'ın şimdi ondan çok daha berbat bir halde olduğunu Biliyordu.... İçinde fırtınalar kopuyordur şu an, hemen yanına gitmeliydi... Aşağı kata inip, bahçeye çıkmak istedi... Bu yolu hep yaman'la birlikte gitmişti, şimdi tek başına yürümek biraz onu korkutuyordu... Ama bu saatte Yaman'ın emri üzerine, korumalarin hiç birinin bu tarafta olmadığını biliyordu... O yüzden böyle saçma bir korkunun ona engel olmasına izin vermemeliydi.... Bunu düşünerek, tek adımını kapıdan dışarı koydu ve sonra içindeki korkuya meydan okuyarak, sağına soluna bakmadan her zaman gittikleri yoldan beyaz binaya kadar hiç durmadan koştu... Vardığında, biraz durup nefes aldı ve sonra kapıyı çaldı... Yaman kim olduğunu sormadan sinirle kapıyı açtı ve onu gördüğüne hiç şaşirmadi... Aslında o kadar öfkeliydi ki seherin buraya nasıl ve neden geldiğini düşünmedi bile... Hiç bir şey demeden kapıyı açık bıraktı ve gitti... Seher içeri girdi ve kapıyı kapattı.... Yaman oturma kısmını darmadağın etmişti, ama yinede öfkesi dinmemişti.... Seher bu manzarayı görünce ne diyeceğini bilemedi sadece bir köşede durup, bir aşağı bir yukarı volta atan yaman'i izledi... Siyah ceketini çıkartıp yere fırlattı ve gömleğinin üst kısmındaki iki düğmeyi, daha kolay nefes alabilmek için açtı ve dalga geçerek sinirle konuşmaya başladı.... Yaman: " duydun mu... Duydun mu bana ne dediğini... Beni tanımak istiyormuş... Benimle ortaklik kurma peşindeymiş... Geçmişte yaşanilarlarin sorun olacağını sanmıyormuş..." Seher hiç bir cevap veremedi, başını utancından eğip yere baktı.... Ne söylese haklıydı... Bu kadarı çok fazlaydı .... Yaman, Ali baranin söyledikleri hatırlayıp dahada hiddetlendi.. Yaman: "Babamla çok önemsiz ve küçük bir detay yüzünden bazı sıkıntıları olmuşmuş.... Bak bak laflara bak... Lan senin detay dediğin şey benim ailem... Sıkıntı saydiğin şey benim hayatım ya... Vay arkadaş bir insan nasıl bu kadar rahat olabilir ya... Ben anlayamıyorum...." Durup seher'e baktı:" onun o küçük dediği sikintiyi varya... benim o küçük sikintiyi çözmem kaç yılımı aldı biliyormusun?" Bağırdı: " Tam 10 yıl... Gençliğim den, hayatım dan Onun yüzünden çalinan 10 yil.... Şimdi benim karşımda oturmuş ve hiç bir şey olmamış gibi kasıla kasıla geçmişten bahsediyor ya... Şaka gibi...." Bunları düşündükçe, öfkesi dahada korukleniyordu.... Ve sonunda dayanamadı, bir hişimla yatak odasına gitti... Seher de ne yapmak istediğini anlamak için arkasından fırladı... Yaman komodinin çekmecesini açip, bir kutu dolusu kurşun çıkartti, belindeki silahı çekip doldurdu ve dönüp gitmek istedi... Ama döndüğünde, karşisinda ona endişe ve korku dolu gözlerle bakan seher'i gördü.... Seher gözlerine inanamiyordu... Bu öfkeden deliye dönmüş adam, ona aşk sözcükleri fısıldayan adam miydi? Sanki iki farkı Yaman vardı... Biri iliklerine kadar seher'e aşık olan adam... Diğeri içindeki nefret ve kinden beslenen bir canavar .... Yaman onun gözlerinde gördüğü şeye daha fazla katlanamadi.... Olduğu yerde Dönüp, önüne baktı... Şimdi seher sadece Yaman'ın yan görüntüsünü görebiliyordu ... Yaman: "Bakma bana öyle... bakma.... Ne düşündüğünü biliyorum... Ben hala sana aşık olan adamım.. Seher sen benim ailemsin..." Sustu... Seher, yüz hatlarinin nasıl gerildiğini, kaşlarının çatık ve bakışlarının sertleştiğini görebiliyordu...... Öfke den dahada boğuk çıkan sesiyle konuştu: "Ama o şerefsiz benim ailemi paramparça eden, babamın intihar etmesine ve abimin hastalanmasına sebep olan kişi... Ben aileme yapılanlari asla unutmadım, onun da unutmasina izin vermicem..." Git gide dahada korkunç birine dönüşüyordu ... Elindeki silahı sımsıkı tutmuş ve bakışlarını kısıp önünde bir noktaya bakarak derin ve ağır nefesler alıyordu, sanki her an bir ejderha gibi ateş püskürtücekti.... Yaman: " Şimdi bütün bu gerçeklere rağmen benim gitmemi engellemek istiyorsan... Bana tek bir neden söyle... Onu şu anda gidip, gebertmemem için tek bir neden .... Benim öfkemi dindirmeye gücünün yeticeği tek bir sebep..." Seher hiç bir şey demedi... Yaman: " Eğer bir sebebin yoksa önümden çekil.... Mani olma bana... İzin ver babamın mezarının üzerine ettiğim yemini tutup, o adı heriften intikamımı alıyım..." Seher bu korkunç canavar, tamamen yaman'i ele geçirmeden önce bir şey yapması gerektiğini biliyordu.... Yoksa hepsinin sonunu getirecekti.... Kafasının içinde yankılanan bir ses vardı.... " bu dünyada bana huzur verebilen tek kişi sensin..." Madem ki oydu.... Madem ki onu sakinleştire bilen tek insan kendiydi.... O zaman Korkmicakti... Kaçıp, saklanmicakti... Güçlü olup, her kesi koruyucakti.. Kararını vermişti artık.. Ne kadar zor olursa olsun bunu yapicakti... Bütün cesaretini toplayıp, bir kaç adım atarak Yaman'a yanaştı.... Onun yakınlaşmasıyla , yaman göz ucuyla ona baktı... Seher hiç bir şeyi düşünmeden, nefesini haps etti ve boyunun yetmesi için parmak uçlarında ayağa kalkti, Yaman onun bu hareketiyle bilinçsiz bir halde seher'in kendine ulaşması için başını ona doğru yana eğydi.... Ve seher tereddüt etmeden dudaklarını Yaman'ın yanağına bastırıp, usul bir öpücük kondurdu.... Geri çekildiğinde utancından bakışlarını yere sabitledi... Ama Yaman için bu an nefesi kesen çok güzel bir rüya gibiydi.... Ne olduğunu idrak etmeye başladığında farkında olmadan tuttuğu nefesini, serbest bıraktı ve başını sehere doğru çevirdi... Onun dönmesiyle seher başını kaldırmadan, gözlerini yerden ayırıp dudağının kenarını ısırarak yaman'a baktı... Gördüğü manzara inanılmazdı.... Yaman'ın gözleri ışıl ışıl parlıyor ve dudaklarında minik bir tebessüm oluşmuştu.... Sanki bir kaç saniye önce öfkeden delirmiş olan adam ö değilmiş gibi, şimdi yumuşamış ve gözlerinde sadece sevgi vardı... Onun bu tepkisiyle dahada yüreklendi.... Başını kaldırdı, bir kaç adım daha yaklaşarak, Yaman'ın kömür gözlerine bakti ve içinden geçen sözleri ona okudu... Seher: "Bizi esir ettiler Bizi hapse attılar Beni duvarların içinde Seni duvarların dışında. Ufak iş bizimkisi. Asıl en kötüsü Bilerek, bilmeyerek Hapishaneyi insanın kendi içinde taşıması...." Onun bu sözleriyle yaman, içinden bir şey sokulduğunu hissetti ... Onun cesaretine hayran kalmıştı... Nasıl böyle kanına girip, firtinasini dindirmişti... Nasıl bir güce sahipti bu kız... Parmak uçlarıyla seher'in küçük çenesini tuttu ve başını kaldırıp, kendine dahada yakinlaşmasini sağlayarak, zümrütlerinde kayb oldu ... Yaman: " Sana deli gibi aşığım... Sen benim en temiz yanimsin... Bu dünyada iyi şeyler de olabileceğinin bir kanitisin..." Seher'in gözlerini kaçirmadığini görünce, dahada cesaretlendi... bir elini sakince beline koydu ve başını, nefesleri seher'in yüzüne değicek kadar yaklaştırdı... Bir elinde silah, diğer elinde sevdiğinin ince beli... Şimdi seçim zamaniydi.... Aşk mı kazanicaktı yoksa nefret mi... Yaman, onu çipil çipil izleyen masum zümrütlere baktı... Bu gözleri bırakıp, gidip adam öldürebilirmiydi? Onu kendinden uzaklaştırabilir miydi? . . . Aslaaaa .... Aksine, bu an için bütün ömrünü verirdi de yine vezgeçmezdi... Ali Baran itinin bir kaç gün daha yaşamasına izin vermek neydi ki?.... Ve sonunda Silahı elinden düştü, diğer elini de seher'in beline doladı ve sımsıkı onu kavrayıp, kendi yörüngesine çekti.... ******** Tamamen sehere sarıldı... Bir kaç dakika hiç bir şey yapmadan sadece gözlerini kapatip, bu anın tadını çıkardı... Seher, onun teninin sıcaklığını tamamen hissediyordu, tabi kalbinin hızlı ve güçlü sesinide..... Başını seher'in saçlarına gömüp, elini onun ipek tarlasında gezdirdi.... Parmaklariyla bir tarak gibi, sakince sevdiğinin saçlarını yukarıdan aşağı kadar tariyordu... Seher çocukluğundan beri, hep birinin saçıyla oynayıp okşamasini çok sevmişti... Ve şimdi Yaman bilmeden, bu yaptığıyla seher'in direncini kırıp onu zayiflatiyordu.... Artik ona karşı her zaman ki vücut gerginliğinden haber yoktu... Yaman Başini kaldırıp, seher'in mahmurlaşan gözlerine baktı... Siyah ve akılda kalıcı gözleri, arzu doluydu.... Seher onun böyle bakmasina dayanamayıp, gözlerini kapattı... Yaman: " Seher bana bak... Lütfen... Seni öptüğümde, zümrütlerinin bana bakmasini istiyorum..." Seher utançla gözlerini açtı... Yaman sıkıca onu kendine bastırdi ve bir an bile gözünü gözünden ayırmadan, seher'in küçük ve gül goncasi gibi dudaklarını ağzına aldı... Dilini dışarı çikarip, onun gül goncalarinda gezdirdi... Döngusel bir biçimde dilini dudaklarında dönduruyordu... sonrada emip öpmeye başladı... Tüm bu süre içinde seher dudaklarını hiç aralamadan kapalı tutmuştu.... Yaman kulağının dibinde tutku dolu sesiyle fısıldadı... Yaman: " Canım... Seher'im.... Seni seviyorum.... Seni çok seviyorum... Aç ağzini... Dilini istiyorum..." Seher sanki büyülenmiş bir şekilde Yaman'in istediğini yapti.... Dilini beceriksizce biraz dışarı çıkarttı... Ve yaman hemen dudaklarının arasinda kilitledi... Aç gözlülukle dilini emip, ağzının içine alıp tekrar çıkarıyordu.... Onun bu yaptıklarıyla, seher'i ayakta tutan tek şey, yaman'in sımsıkı etrafına dolanan güçlü kollariydi, yoksa çoktan yere yiğilmişti bile.. o halde seher'in güçsüz bedenini kendine yasladi ve tamamen kontrolü eline alip onu yatağa doğru götürdü... Bir an bile ayrılmadan, kendiyle birlikte seher'i yatağın üzerine oturttu... İkiside hararetliydiler... Seher pijamasinin yakasından bir sıcaklığın boynuna vurduğunu hissediyordu.... Yaman dudağının kenarini öptü ve orada fısıldadı... Yaman: " Prensesim beni öpmek istemiyor mu?..." Seher utancından kıpkırmızı olmuştu ve Elinde olmadan sesi biraz nazlı çıkti: "Nasıl yapıldığını bilmiyorum ki..." Seher farkinda olmadan Bu sözüyle yaman'i dahada baştan çikartti... Narin bedenini Daha sıkı kavradı ve sarhoş olmuş bir halde konuştu... Yaman: " Öğretirim birtanem... Her şeyi sana ben oğreticem... Sen hiç merak etme... Şimdi ben ne yapıyorsam, sende aynısını yap... Tamam mı seher'im?..." Seher kendiliğinden ortaya çıkan ve yaman'i deli eden bir cilveyle başını salladı.... Yaman hiç acele etmeden dudaklarıni narin ve usulca öptü... Aynı şekilde seher'de ona karşilik verdi.... Bir kaç kez bunu tekrarladilar... Yaman azar azar dilini seher'in ağız içine yerleştirdi... Yaman:" öp beni sevgilim... Dilimi em... Bana zevk ver... İstiyorum seher... Seni çok istiyorum..." Sesi öyle şehvetliydi ki, seher istemsizce emmeye başladı... Ö da dilini ağzında dolandirdi... Yaman:" seher.... İstiyorum... Ağzının suyunu istiyorum... Ver bana canım... Offff seherrrrr...." Seher ne demek istediğini anlayamadi, ö da bunu hemen farketti... Yaman Sırtını biraz geriye verdi ve bir eliyle seher'in boynunu tutarak başını ve bedenini kendine doğru eğydi... dudakları onun gül goncalarinin üzerindeyken, seher'in aralık olan dudaklarından, tek hamlede bütün ağız suyunu içine çekip yuttu.... Yaman:" Caaaaannn... Kurban olurum sana.... karimmm benimmm.... Canimmmmm...." Vahşice dudaklarını emmeye başladı ... Bir elini seher'in pijamasina götürüp, düğmelerini açmak istedi... Ama seher birden gerildi ve yaman bunu hissetti... O yüzden sırtındaki parmaklarını, büyüleyici bir şekilde, omurgasinda yukarıdan aşağı kadar durmadan gezdirdi... Seher'in tamamen rahatladiğini görünce, ö farkında bile olmadan düğmelerini açıp pijamasini çıkarttı... Şimdi üst kısmında sadece bir sütyenle kollarindaydi... Ve yaman aklını kaçırmak üzereydi... Elini sütyeninin kopçasina götürüp açtığında, seher her şeyi daha yeni idrak etti... Onun kollarindan çikmak istediğinde ise, yaman tek bir hareketle seher'i yatağa yatırdı ve üstüne çıkarak tamamen üzerinde hüküm sürdü... Ayaklarını, bacaklariyla kilitledi ve iki kolunu tutup yatağa bastirarak hiç bir yere gitmesine izin vermedi... Başını eğip, diliyle seher'in çenesini boynuna kadar bir kaç kez yaladı... Ve sonra burnunu şah damarına dayayıp, derin bir soluk içine çektikten sonra narin ve usulca orayı öptü... Seherin başını yana çevirip, kulağına doğru gitti.... Küçük kulağını ağzına alıp, sıcak dilini üzerinde gezdirdi, sonra kulak memesini ağzına alıp emdi... Yaman:" immmm... Ne kadar lezzetli ..... Ne kadar tatlısın sen... Benim balimmmmm... Tatlımmmmm...." Kulağının arkasını yaladiğinda, seher, bu bölgeye ne kadar hassas olduğunu, daha yeni farketti ... Ve istemeden dudaklarının arasından küçük bir inilti kaçtı... Seher:" Ahhhhhh..." Yaman:" Caaaaaan.... Söyleee... Yine Ah çek seher'immm... İnle benim içinnnnn... Çığlık at seherrrr... Tutma kendiniiii...." Ve daha şiddetle kulağını emdi... Seher, daha önce hiç olmadığı kadar, ıslak olduğunu hissediyordu... Yaman tamamen kendini kaybetmişti ve tek bir hamleyle seher'in sütyenini göğüslerinin üzerinden çekip yere fırlattı... Seher elleriyle hemen çıplaklığı kapatmak istedi, ama yaman buna izin vermeden kollarından tutup yatağa sabitledi ve altında kipirdamasini bile engelledi.... Seher'in üstünde, Dizlerinin ve onun kollarını tutan Ellerinin üzerinde yatakta durdu ve yukarıdan bu muhteşem manzarasını seyre daldı.... Manzara gözlerini kamaştiriyordu.... Bembeyaz ve kusursuz teninin üzerinde bulunan, Yuvarlak ve dolgun göğüslerinin iki küçük ve pembe tomurcukları, Yaman'ın tamamen delirmesine yetmişti... Hep hayal etmişti, hemen hemen her gece ama bu güzellik hayalin ötesinde bir şeydi... Seher onun böyle kendini şehvetli ve arzudolu gözlerle izlediğini görünce, utancından yerin dibine girmek istiyordu... Ama bu durumdan kurtulmak için, kendinde en ufak bir güç bile bulamıyordu.... Sadece gözlerini kapatıp, yumuşak sesiyle inler gibi : " birakkkk..." Diyebildi.... Yaman önü altında tutsak etmenin verdiği haz ve tüm hakimiyetin kendinde olduğunun verdiği güçle, hırs ve tutku dolu bir sesle hirladi : "Aslaaaa..... Asla bırakmam .... Sen benimsin... Benim karimsin... Her zerren bana ait... Seni ömrünün sonuna kadar kendime mahkum ediyorum..." Ve bunu soyledikten sonra Başını göğüslerinin hizasina indirdi ve sakince sol göğsünün ucunu ağzına aldı... Seher sanki bir anda elektirik akımına tutuldu.... Seher: " Aaaaaay ...... Ahhhhh...." Seher'in inlemesi, yaman"i çiğirindan çıkarttı... Sağ göğsünün tümünü, avucunun içine yerleştirdi ve diğerini iştahla yiyip yuttu .... Seher:" Yaman yapmaaa.... Yamannnnn.... Ahhhhhhh..." Yaman hırsla : "yapicam güzelimmm... Bunlar benim .... Ezicem bunları ... Daha Sana başka şeyler de yapicam .... caniiim... karimmmm benimmm... Aşkimmmmm .... " Seher tahrik olmuştu ve Yaman'ın bu sözleriyle daha da kendinden geçiyordu .... sevdiğinin onun altında olması, Yaman'ın erkeklik duygularını iyice uyandırmış ve Seher'e olan açliğini durduramıyordu... Elini göğüslerinin altına yerleştirip,birbirine yaklaştirdi ve ikisinin de ucunu aynı anda ağzına aldı ... Seher: " Vaaaaayyyiiiiiii .... Ahhhhhhhhh....." Yaman:" canimmmmm .... Ömrümmm.... Sevdin mi?... Hoşuna mı gitti?..... Daha fazla yapmamı istermisin?...." Ve seher'in cevabini beklemeden, annesinin sütüne acıkmış bir bebek gibi , bütün gücüyle göğüslerini emdi, yaladi, kokladı ... Seher'in bacak arası tamamen sırılsıklam olmuştu... Ama bu onun elinde değildi..... durmadan suyu geliyordu...... Yaman dizlerinin üstünde durdu ve hızla siyah gömleğini çekip, çıkarttı... Çelik gibi kaslari ve biçimli göğsünü seher'in gözleri önüne serdi... Seher utanarak gözlerini kapatıp, başını çevirdi ve elleriyle çıplak göğüslerini saklamaya çalıştı... Ama Yaman hiç beklemeden hemen ellerini açtı ve seherin üstüne uzandı... Şimdi ikisininde üst kısmı çıplaktı... Yaman'ın sıcak ve geniş gövdesi , seher'in yumuşak ve dolgun göğüslerinin üzerindeydi ve ikiside birbirinin hararetinden, alev almış yaniyordu.... Yaman:" canimmm.... Hayatimmmm .... İnanamıyorum... Senin benim kollarımda olmana... Benim altımda yatmana... Seher seni istiyorum... Sana sahip olmak istiyorum.... Benim olmanı istiyorum ..." Sesi tamamen değişmişti ve ağır ağır nefes alıyordu .... Seherin dudaklarını öptü ve birdaha sözünü tekrar etti.... Yaman: " benim olmanı istiyorum ... Kadınım olmanı istiyorum...." delirmişti....Uzun zamandır seher'i için delirmişti .. Tekrar karısını vahşice öptü.... Öpüyor .... Köklüyor .... Ve çıplak teniyle, seher'in göğüslerini ovuyordu... Seher, Yaman'ın pantolonunun ortasında ki büyük şişliği ve sertliği, ayakları ve karnı üzerinde hissedebiliyordu.... Yaman elini pantolonuna götürüp, kemerini açmak istediğinde, seher güçsüz bedeniyle onu geri itmek istedi ... Yaman o halde ve şiddetle tahrik olmasına rağmen fazla ileri gittiğini farketti.... Seher'i kollarından tutup, altinda sabitlerken; nefes nefese kalmış bir halde konuştu.... Yaman:" Tamam.... Tamam seher'im.... Sen ne dersen o.... Sen nasıl istersen..... Sadece izin ver soyunalim... Tamamen çıplak olalım.... Birbirimizin tenini, sıcaklığını hiss edelim .... Tamam mı bebeğim?..." Ve sonra seher'in cevabini beklemeden kendi pantolonunu çıkarttı... karısının pijamasinida tutup, tek seferde ayağından çekti ... Elini külotuna yaklaştırıp, onu da çıkartmak istediğinde, seher bedeninde bulduğu son gücüyle elini tutup, ona mani oldu ve yatağın üzerindeki beyaz çarşafı tenine örttü ... Yaman çarşafın altına girdi... ayaklarını seherin iki tarafına yerleştirip, üstüne çikti ve dudaklarını sertçe öpüp, emerken fısıldadı... Yaman:" meleğimmmm... Pamuk prensesim benimmm... Dilberimmmm..." Seher Öpüşürken , Yaman'ın bir eliyle kendi boxerini biraz aşağı çekip, içinden bir şey çıkarttığını hiss etti ... Sonra seher'in külotunu da biraz ayırdı ve çıkartmadan biraz aşağı çekip, şaha kalkıp dikleşmiş erkekliğini, seherin pürüzsüz kadınlığına bıraktı .... bu kavuşmanin etkisiyle, ikiside birbirinin ağız içinde derin bir Ahhhhh çektiler ... Seher, Yaman'ın büyük ve ateşli sertliğini, Kadinliğinda hissedebiliyordu ... Ve Daha şiddetle ıslandı... Kadınlığı nabız gibi atıyordu... Yaman, seherin buna alışması için, bir kaç saniye hiçbir şey yapmadan öylece durdu ve saçlarını okşadı.... onun kendi için hazır olduğunu hissedip, hiç bir itiraz etmediğini görünce, güçlü erkekliğini seherin yumuşak ve ıslak kadinliğina sürtmeye başladı ve aynı zamanda dikleşmiş göğüs uçlarını ağzına alıp tüm gücüyle emdi ... Seher vücudunun her bir hücresinde korkunç bir zevk hissediyordu... Ve elinden hiçbir şey gelmeden sadece Yaman'ın altında çaresizce inliyordu .... Yaman, onun hoşuna gittiğini farkedince, işini daha kolay yapabilmek için, çarşafın altinda kendi boxerini ve seherin külotunu, kalçalarından indirip, dizlerine kadar aşağı çekti .... Ve sonra daha rahat bir şekilde , seherin kaygan islakliğinda hizla azmiş erkekliğini aşağı yukarı edip, hareket ettirdi.... Seher:" Ahhhhhhh..... Yamannnnnnnn..... Ayyyyyyiiiiii...." Yaman:" canım bebeğimmm... Yaman'ın caniiii..... Yaman'ın ömruuuuuu.... Yaman'ın her şeyiiiiiiiiii ....." Seher iki eliyle yatak örtüsünü sıkıca tutmuş ve başını yastığa bastırıyordu ve ince sesi Yaman'ın kulaklarına muhteşem bir müzik gibi geliyordu ... Onun boyle kendine teslim olduğunu görünce, hala göğüslerini emerken, elini aşağı götürdü ve ikisininde iç çamaşırını tamamen çekip çıkarttiktan sonra çarşafın altından, odanın ortasina fırlattı.... Hiçbir şeyin onunla karısı arasına mesafe koymasına izin vermezdi... Bu bir kumaş parçası bile olsa.... Seher'in ayaklarını açıp, iyice dev ağırlığına yer edindi... dudaklarını ağzına alıp adeta sömürdü ve tüm gücüyle bedenini seher'e bastırıp, hızla üzerinde sallandı... Biraz daha böyle devam ederse, karısına hayatının ilk orgazmini yaşaticağini biliyordu.... Küçük meleği o kadar acemiydi ki... Daha ilk baştan fazla üzerine gitmek istemedi... biraksaydilar yaman sabaha kadar böyle devam edebilirdi... Ama seher'i daha ilk sevişmelerinde yorup,içinde kötü bir hiss birkmak istemiyordu.... Bu birliktelikleri hoşuna gitsin istiyordu.... O yüzden Sadece saf zevk ve haz verdi karısına.... Biraz sonra seher ellerini Yaman'ın boynuna dolayıp, sırtını yay gibi gerip, tenini ona bastırdığında, son'a yaklaştığını anladı.... Bir elini seher'in sırtına koyarak ona destek oldu ve Hareketlerini dahada hızlandırarak, karısının " yamannnnnn" diye inleyerek, kollarında titreyip tatmin olmasına izin verdi.... İçindeki ilkel adam bu manzarayla, karısıni bu hale getirebildiği için hırs ve gururla göğsünü doverken, genizinden gelen erkeksi sesiyle kükredi ve kendine engel olmadan suyunu seher'in kadinliğinin ve ayaklarının üstüne boşalttı.... . . . . . . .
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD