Tutuldum

3790 Words
Yaman Arifbaba ve şahitlerin tebriki ve kendinin onlardan teşekkür etmesiyle bağlantıyı kesti... İçi, içine sığmıyordu... Mutluluktan nefesinin kesildiğini hissediyordu... Kalbi ilk defa öfkeden değil, belki sevinçten ve heyecandan hızla göğsünde çirpiniyordu... bu yaşadıkları gerçek miydi? Yoksa yine seher'le ilgili gördüğü yüzlerce rüyadan birimiydi? Korkusundan, yanında oturan seher'e dönüp bakamiyordu.... Bakarsa hayalinden gitmesinden korkuyordu ... Çünkü bu an gerçek olamicak kadar güzel ve inanılmazdi onun için... İçinden" Allahım eğer bu bir rüyaysa, lütfen sonsuza kadar beni bu rüyadan uyandırma" diye geçirdi.... Sonra sakinleşmek ve hayal görmediğinden emin olmak için, bacağinin üzerinde ki eliyle, sertçe ayağını sikti.... Acıyı hissedebiliyordu... Yavaş yavaş kendine gelip, olanı idrak etmeye başladı... Her şey doğruydu... Aşık olduğu seheri, şimdi karısıydi.... Bundan sonra onun üzerinde her türlü hakka sahipti... Kocasiydi ya.... Bundan ötesi varmiydi... bütün dünyaya yasakti artik, sadece ona yasak değildi... Sadece yaman'a aitti... Bunları düşündükçe göğsü kabarıyor ve güçleniyordu... Artık hiç kimse seheri ondan alamazdi.... Ne Ali Baran iti... Ne de bir başkası.... Şimdi yapması gereken tek bir şey kalmıştı.... O da gerçek duygularını seher'e anlatıp, onu yanlış anlaşilmadan çıkarmakti... Artık bunu yapmamak için hiç bir nedeni yoktu.... Cesaretini toplamak için, gözlerini kapatıp, derin bir nefes çekti içine .... Ama bu nefesle birlikte, seherin muhteşem kokusuda doldu ciğerlerine ... Gözlerini açtı ... Ne istiyordu ki daha.... Seherin burda olması, onu kabul etmesi ve şu anda karısı olarak yanında bulunması yeterince cesaret vericiydi zaten ... Başka bir şeye ihtiyacı yoktu ki... Seher'e doğru döndü ve başlamak istedi... Ama onun ne halde olduğunu görünce dili tutuldu.... Başını eğymiş ve ayaklarının üzerinde birleşmiş olan narin ellerine bakıyordu.... Saçları ve başındaki örtü, Yaman'ın, onun güzel yüzünü görmesini engelliyordu ama nefes seslerinden sessizce ağladığını anlayabilmişti.... Ama onu şaşırtan bütün vücudunun sanki soğukta kalmişçasina tir tır titremesiydi... Vahşi bir kaplana yakalanmış yavru bir ceylan gibiydi.... Çok korkmuştu ona yem olmaktan.... Oysa bir anlasa bu kaplanın, ceylanina nasıl meftun olduğunu ... onun her dediğini, her istediğini canla başla yapmaya hazır olduğunu ... Onun tek bir bakışı, tek bir gülüşü uğruna, bütün dünyayla savaşicak güce sahipti ... Yeter ki onu kabullensin, korkmasın, kocası olarak hayatında olmasına izin versin... Küçük sevdiğini daha fazla bu halde görmeye dayanamadı... Sağ elini onun titreyen ellerinin üzerine koyup, sevgisini örttü üstlerine... Ten ısıları o kadar farkliydiki... Yaman'ın eli ateş kadar sicakken, Seherinkiler buz gibi soğuktu... Tıpkı vucut boyutlarının farklı olduğu gibi.... Seherin narinliği ve kendi devliği, onun iki elinin Yaman'ın tek bir avucuna sığmasindan belliydi... Yaman'ın içi gitti bu farklarına... Karısını kollarına alacağı uzun geceleri düşündü bir an için.... . . . Ama sonra yutkunup, hemen kendine geldi... şimdi bunlari düşünmenin sırası değildi ... Önce seheri sakinleştirmesi gerekiyordu.... Ellerini kendi sıcaklığıyla ısıtmaya çalışırken, sol elini çenesinin altına vurup, başını kaldırdı.... Tum yüzü akittiği gözyaşlarindan sırılsıklamdi... Yaman kaşlarını çattı, yine aynı hançerin yüreğine saplandığını hissetti ... Bir yandan Parmak uçlarıyla güzel yüzündeki yaşlarını silerken, diğer yandan zümrütlerine bakarak, ciddi ve biraz öfkeli ses tonuyla içinden geçeni soyledi... Yaman:" senin tek damla gözyaşına ben dünyayı yakarım..." Seherin hayretle ona baktığını görünce devam etti... Yaman:"anladın mı?.... Akitma bu inci tanelerini... Yaktırma bana bu alemi ...." Şimdi tam sırası diye düşündü, ağzını açıp her şeyi anlatmak istedi .... Ama tam o anda telefonu çaldı,sinirle gözlerini kapatıp açtı... Telefonu eline alıp kapatmak istedi... Ama ekrana baktığında Arif babanın aradığını farketti.... Buna cevap vermek zorundaydı... Yaman:" Arif baba?" Arif baba ciddiyetle :" hemen şimdi buraya gelip bana ne olup bittiğini anlaticaksin... Aksi halde ben senin nerede olduğunu bulmasını çok iyi bilirim... " dedi ... Yaman bundan kaçışı olmadığını biliyordu, er ya da geç ona hesap vermeliydi, o yüzden bu işi fazla uzatmak istemedi :" tamam baba ... Hemen geliyorum" Telefonu kapattıktan sonra, sehere baktı... Gözyaşları kurumuş ve ona bakıyordu... Yaman:" şimdi benim bir yere gitmem gerek ... " Seher başını salladı... Yaman hasretle karısına baktı, bir elini onun yanağına koyup, nazikçe okşadı... Ondan bir an bile ayrilmak istemiyordu.... Ama bunu yapmak zorundaydı.... Seher şaşkınlıkla onun yanağindaki eline bakıyordu... Yaman:" işimi halledip hemen sana gelicem, konuşmamız gereken çok şey var, hepsini sana anlaticam" Seher:" tamam" Ayaklandi, seherinde elinden tutup, kaldırdı ve onu odasına götürmek için yola koyuldu... Yol boyunca elini hiç birakmadi, bazen parmaklariyla oynuyor, bazense elini simsiki sikip sonra gevşetiyordu.... Seher onun bu yaptıklarına şaşkınlıkla bakıp, bir anlam veremiyordu... Tabi onun her hareketiyle, içinde hiss ettiği yabancı duyguya da... Odanın önüne vardıklarında seher içeri girmek istedi, ama yaman elini bırakmadan öylece karşısında durmuş ve onu izliyordu.... Yaman:"iyi geceler" Seher:"iyi geceler" Bunu söyledikten sonra, odaya girmesini bekliyordu... Ama onun bakışlarını takip ettiğinde, seherin elini hala sımsıkı tuttuğunu farketti... Yaman sanki vücudunun bir parçasini bırakir gibi, seherin elini bıraktı.... Yaman:" pardon" Ve seher bir an bile beklemeden, hemen odasına girip, kapıyı yüzüne kapattı.... **************** Arabadan iner inmez bir el ensesinden yakalayıp, acayip bir güçle, ne olduğunu anlamadan onu oradaki bir ağaca itti... Yaman sırtını sertçe ağaca çarptı ve karşısına baktığında bu elin sahibinin Arif baba olduğunu farketti .... Arif baba Yaşindan beklenmeyen bir güçle, iki yakasına yapıştı ve şimdiye kadar ondan görmediği bir ciddiyetle hesap sordu .. Arif baba:" ne yaptığını sanıyorsun sen ... Nasıl kendinden 13 yaş küçük bir kızı zorla nikahına alırsın ... Beni nasil böyle bir vebalin altına sokarsin ..." Yaman ona olan saygısından, hiç bir karşılık vermeden, sadece zorlukla konuşmaya çalıştı .. Yaman:" baba birincisi 13 değil de 12 yaş... İkincisi eğer konuşmama müsade edersen her şeyi anlaticam" Arif baba yakasını bırakıp, öfkeyle ona baktı ... Yaman bir kaç kez öksürüp, nefes almaya çalıştı..... Az daha onu boğuyordu Arif baba.... İkiside masaya geçip, oturdular... Ve yaman nerden başlıcağini bilmeden, konuşmaya başladı .. Yaman:" seher...O şerefsizin kızı" A:" hangi şerefsiz?" Y:"hani sana bahs ettiğim Kerimoğlu iti vardı.... Onun işte" Arif baba az kalsın inme geçirecekti, sinirden ne soyliceğini şaşirarak, bir kaç kez elini kaldırıp, dizinin üstüne vurdu.... Sonra ayağa kalkıp, sakinleşmek için yürüdü ... Yaman sessizce başını eğip oturduğu yerde kalmıştı.... Arif baba birden şiddetle elini masanın üzerine vurup, ona doğru eğyildi .... A:" ben sana böyle mi öğrettim? Ha?.... Zalime gücün yetmediğinde, hıncını mazlumdan çıkarmani mi?...Senin adamlığin bu mu? Şerefin bu kadar mı?...." Yaman kaşlarını çatarak başını kaldırdı ve adamliğina dokunan bu sözlere hirslanarak, öfkeyle Arif babaya baktı: " kim demiş benim gücümün o herife yetmiceğini?.... İstersem şu anda bile onu tepe taklak ederim... O pisliği bu dünyadan silmek, benim sadece iki dakikami alır" Arif baba sinirle ona baktı: " o zaman neden?.... Neden o zavali kıza bunu yaptın?" Yaman hiç bir şey demeden sadece öfkeyle yere bakti. Arif baba onun bu halini görünce, düşünmeye başladı ... A:" dur ... dur....dur.... Sen düşmanınin kızını, intikam için bile olsa nikahına alicak adam değilsin .... Aslında sen hiç bir kadını nikahina alicak adam değilsin" Biraz düşündükten sonra, aylar önce Yaman'ın bir keresinde yanına geldiğinde söylediği bir cümleyi hatırladı.... "Yine her zaman ki gibi sen haklı çıktın baba" Arif baba yüzünde şaşkın bir gülümsemeyle, karşısında oturdu ... A:" Sen o kıza gönlünü kaptirdin değil mi? ...düşmanının ininde Vuruldun.... Hem de yüreğinin tam orta yerinden ... Üstelik hiç beklemediğin bir an da ve yerde ... O yüzden o gün bana gelip, haklıydın dedin" Yaman yere bakarak sadece başını salladı.... Arif baba hala inanamiyordu: "Hiih.....Peki o kız ... Onun da sende gönlü varmı?" Y:" babasının bana ve aileme yaptıklarını duyunca çok üzüldü... Ondan intikam almam için bana yardım edeceğini söyledi ..." A:" sende onun bu vicdan azabini kullanarak, karın olmasını istedin....öyle mi?" Hiç bir şey söylemedi .... Daha doğrusu söyleyemedi.... gerçek buydu ..... Tam olarak bunu yapmıştı ... A:" peki evlat.... Bundan sonra ne olucak?" Y:" hiç bir şey... Ö benim karım ... Aşık olduğum kadın .... Onu mutlu etmek için elimden geleni yapicam...." Arif baba sevindi içten. Evladının buz tutmuş yüreği artık yangın yeriydi..... A;" peki o adam ... Ona ne yapicaksin?" Y öfkeyle :" layiğini vericem ona" Arif baba derin bir nefes çekip, onun bu haline üzülerek başini iki tarafa salladi .. A:" demek şimdi hayatında en sevdiğin ve en nefret ettiğin iki insan aynı çatı altında yaşıyor" Yaman yumruğunu sinirle sikti: " Seher'i o cehennemden kurtaricam, o iti de cehennemin dibine yollucam" Arif baba:" evlat .... Biliyorum seni hiç kimse kararından döndüremrz... Ama senden tek bir şey istiyorum .." Y:" ne?" A:" bana bir söz vermeni istiyorum..." Y:" ne sözü?" A:" seher'i istemediği hiç bir şeye mecbur etmiceğinin sözü..." Yaman biraz sustu , Arif babanın ne demek istediğini anlamişti... Y:" söz" A:" ona baktiğinda o adamın kızı değil, benim kızım olduğunu düşün.... Ben ona kefilim .... O kızın içinde babasinin zerresi yok .... " Yaman başını salladı.... A:" bir şey daha" Y:" ne?" A:" her şey bitip, o şerefsizden intikamını aldığinda, eğer seher seni istemezse , delikanli gibi gitmesine izin vericeksin" Yaman başını çevirdi:" öyle bir şey asla olmicak" Arif baba elini uzatti:" söz ver" Yaman onun gözlerine bakarak, boğazında bir düğümle yutkunarak, elini verdi: "söz" ************************ Arif babaya her şeyi anlatıp onu ikna etmesi sabaha kadar sürmüştü.... Sonunda da Yaman'i : " eğer seher'i üzersen, karşında beni bulursun" lafıyla tehdit ederek, üğurlamişti.... Şimdi maceralı ve uzun bir geceden sonra, karısına gidip, huzur bulmak için sabırsızlanıyordu ki sabah sabah bu yoğun trafiğe yakalanmıştı... Offfff.... Sanki her şey, seher'e biraz daha gecikmesi için el ele vermiş gibiydi.... Önce Arif baba, şimdi de bu trafik... Dirseğini arabanın açık penceresine dayadı ve eliyle siyah saçlarını taradi... Canı sıkılmış bir halde bakışlarını etrafta gezdirdi.... Bu trafiğin çözülmesi daha zaman alicak gibiydi .... Etrafa bakinir Ken birden büyük bir mağazanın vitrininde, siyah bir elbise dikkatini çekti.... Uzun kollarıyla, çok zarif ve sade olan kısa bir siyah elbise.... Üst kısmının, kemere kadar dar ve kemerden sonra bollaşan modeli, prensesinin ince beline ne kadar yakişacağini düşündürdü yaman'a .... hiç beklemeden arabayı sağa çekip, kenara park etti.... İçeri girdiğinde, birden mağazanın içinde anlık bir sessizlik oluştu... Çalışanların hepsi durup bu uzun boylu, simsiyah, vücudunda bir gram bile yağ olmadığı belli olan, kaslı adamın kim olduğunu merak ederek ona biktilar.... Ama Yaman'ın çatık kaşları ve kızgın bakışlarını görünce, yutulur yem olmadığını anlayıp, hepsi işlerine döndüler... Bu onun etrafındaki fırsatçılardan kurtulma yöntemiydi.... Bekar olduğu zaman bile boyleleri hiç bir zaman ilgisini çekmemişti.... Şimdi güzeller güzeli, aşık olduğu karısı onu evde beklerken mi bakicakti bunlara?..... Asla... Mağazanın bir çalışanı güler yüzle ona yaklaşıp: " hoş geldiniz... Nasıl yardımcı olabilirim size?" diye sordu... Yaman vitrindeki elbiseyi göstererek:" bu elbisenin 36 bedenini istiyorum" dedi ... Kadın:" tabi efendim ... Ama biraz bekleticem sizi" Yaman etrafına bakarak başını salladı... Kadın, görevli çalışanlara elbiseyi getirmelerini söyledikten sonra, geri döndü ... Müşteriyi memnun etme ve iletişim kurma çabasıyla, yalakalikla yaman'a: " kız arkadaşınız çok zarif ve ince bir hanım efendi olmalı ... 36 beden giyen çok az sayıda kadın var" dedi.... Ama yaman başını dik tutup,göğsü kabararak, gururla: "kız arkadaşım değil....Eşim ..." Diye cevap verdi hala etrafina bakarken... başını çevirdiğinde, birden köşedeki mankenin üzerinde duran beyaz bir gecelik gözüne çarptı.... beyaz kısa saten bir gecelik... Dışardaki güneş yumuşak kumaşina vuruyor ve geceliğin ışıl ışıl parlamasını sağlıyordu... Yaman birden nerde olduğunu unutarak, bu yumuşak kumaşın, seherin bembeyaz, pürüzsüz teninin üzerinde nasıl olacağini düşündü .... Sabahları yanında uyandığında, güneşin güzel vücudunda yansımasını, kollarında sadece ince bir gecelikle olduğunu ve bu kısa ve yirtmaçli kumaş sayesinde teninin her bir kivrimina rahatça ulaşabildiğini hayal etti ..... Aklına gelen görüntülerle erkeklik duyguları uyanıp, nefesleri hizlandi... Bakışları sanki kumaşı yakacakmış gibiydi.... Kadın onun bu halini görünce nasil etkilendiğini hemen farketti ... Kadın:" eminim güzel eşinize çok yakışacaktır.... Bu ürünümüzün de 36 bedenini istermisiniz?" Yaman gözünü gecelikten almadan, başını evet anlaminda salladı... Kadın pişman olmaması için koşup, iki elbiseyi de paket ederek getirdi.... Ve yaman hemen ücretlerini ödeyerek, mağazadan çıktı.... Arabaya binip, iki paketi de yan koltuğa bıraktı... İki eliyle direksiyonu tutarak, derin nefes almaya ve sakinleşmeye çalıştı.... Ama yanındaki paketleri görür görmez daha beter oluyordu... O yüzden ikisini de alıp, arka koltuğa fırlattı... Ve biraz sakinleştikten sonra arabayı çaliştirip, bir an önce seherine kavuşmak için gaza bastı... _______________________________ Seher Sabaha kadar ağlamıştı.... Kendini kimsesiz hissediyordu... Keşke en azından Nadire annesine anlatabilseydi herşeyi... Ama bu yükü tek başına taşimaliydi... Biliyordu.... Hiç kimse ona yardım edemezdi... Nasıl ki evlatların hatalarının bedelini anne babalar öderler.... Bu da aynı şeydi işte... Fakat bu sefer evlatla, anne babanın yeri değişmişti... O adam bir kez bile ona kizi gözünde bakmamış, sahip çıkmamışsa ne yazar ... Ne yazar bir kere bile saçını okşamamiş, yüzüne gülmemiş, derdini dinlememişse... günün sonunda aynı kandan, aynı candan değil miydiler? Şimdi ailesinden geriye kalan tek kişi için, kendinden vazgeçmişse ne olmuş yani? Duyguları karmakarişikti.... Bir yani yaptıkları için ondan nefret etsede... Diğer yani onu korumak için çirpiniyordu... Annesine yaptıkları için ondan intikam almak istiyordu ... Ama başına bir şey geldiğini düşününce ödü kopuyordu... İçinde öyle bir savaş vardı ki... Bir tarafı, diğer tarafına saldırıyordu... Ve seher bu savaşın tam ortasındaydi... O adamın gözünde görmüştü ... Nasıl kin ve öfke dolu olduğunu... Sadece hunharca bir intikam onu teselli edebilirdi... Yaman kirimlinin tek amacı, ailesinden geri kalan tek kişiyi yok etmekti ... Tamam hataliydi.... Kabul ediyordu ... Çok can yakmıştı... Ama bunun bedeli ölüm olmamalıydı ... Ona ne isterse yapabilirdi, sadece canını bağışlasın.... Yoksa seher bu koca dünyada bir başına ne yapardı... O yüzden karar vermişti... Yaman kirimlinin her dediğini yapıp, ondan intikam alması için yardım edicekti... Yeter ki yaşamasına izin versin... Annesinin tek fotoğrafını, saklı yerinden çıkarttı.... Ö öldükten sonra, Ali Baran bütün eşyalarını yok etmişti.... Ve ondan geriye kalan hiç bir şeyi bu evde görmek istemediğini söylemişti... Sadece bu fotoğrafi, onca eşyasının arasından kurtarabilmişti... Seher fotoğrafı okşayıp, annesiyle konuştu... Seher:" nasıl isterdim bilemezsin şu an yanımda olup, her şeyi sana anlatmayı ... Anne ben ne yapacağımı bilmiyorum... Dilini bilmediğim bir ülkede gibiyim... İçimin nasıl yandığını anlatamıyorum.... Sanki kayboldum... Gözlerim, ellerim kayıp; sağım solum yok ... Sanki koşmuşum kan ter içinde, son anda adımımı atmişim da karaya, ayağımı bastığım toprak ayrılmış ana karadan... Huzurum, güvenim, soluklandiğim evim, her şey paramparça... Anne insan kendi babasına güvenemicekse, başka kime güvenir bu hayatta... Keşke burda olup, bana bir yol gosterseydin... O kadar ihtiyacım varki sana" Gözyaşlarını silip, fotoğrafı öptü, Tekrar yerine koyup iyice sakladı.... Ayağa kalkıp, camın önüne gitti... Başını cama dayayıp, uzaktaki dağlara baktı .... Yoğun bir sis, başlarını sarmış ve gozukmelerini engellemişti.... Tıpkı yüreğini saran acılar gibi düşündü içinden ... Ve hüzünlü sesiyle çok sevdiği bir türküyü mırıldandı... Seher: "Oy dumanlar ... Dumanlar.... Hep dağları sardiniz... Yüreğimin derdini bilseniz ağlardınız...." Kendi halindeyken birden boğuk ve derin bir sesin türkünün gerisini söylediğini duydu.... "gemi mililen olur .... Sevda dililen olur...." Arkasına baktığında bu kişinin yaman olduğunu farketti... Yine ö anlamadan odasına girmişti.... Yaklaşıp, yanında durdu ve yüzüne bakarak devam etti.. Yaman: "güzeller çok var ama ... Meyil birine olur" Onu görür görmez Ağladığını tahmin etti yaman. Durgundu yüzünün çizgileri, biraz da yorgun. Canı sıkıldı, onu bu halde görmek istemiyordu... Seherin yüzüne düşen bir tutam saçını, parmak ucuyla kulağının arkasina vurdu ve elini orada sabitledi... Yaman:" iyi misin?" Seher:" iyim" Seher onun bu yaptiklarına anlam veremiyordu.... Nasıl düşmanının kızına böyle davranabiliyordu.... Yaman diğer elindeki paketi sehere gösterdi ... Yaman:" bunu senin için aldım .. akşam seni almaya gelicem ... İçindeki elbiseyi giymeni istiyorum" Seher endişeyle " tamam" dedi... yaman sakince yaklaşti.... Sanki her zaman yaptığı, normal bir şeymiş gibi ... Karisinin alnına usul bir öpücük kondurdu ve saçlarının cennet kokusundan derin bir soluk içine çekerek odadan çıktı... Ve seher öylece, yatağın üzerindeki pakete bakarak, ne düşüneceğini bilmeden, ilk defa bir erkeğin onu öpmesinin şokuyla donup kaldi ve Yaman'ın bu öpücükle aslında ona "seni sahiplendim... Sen Bana aitsin..." Demek istediğini anlayamadı... ******************* Vakit gelmişti... Seher, ondan istenilen şeyi yapmış ve şimdi hazırdı.... Önce uzun bir banyo yapıp, suyun altinda istediği kadar ağlamişti..... bunların son gözyaşları olduğuna ve o adamın yanında güçlu olacağına dair kendine söz vermişti.... Saçlarını kuruttuktan sonra, paketteki siyah elbiseyi çıkarıp modelini çok beğenmişti... Ama sonra kısa boyunu ve açık yakasını görünce, çok rahatsız olmuştu.... Şimdiye kadar hiç kimsenin önünde, hele bir erkeğin karşısında böyle açık bir şey giymemişti.... Ama güçlü olmaliydi.... Yaman kirimliyi kızdıracak hiç bir şey yapmamalıydı... Bornuzunu çıkarıp, elbiseyi giydi... Tamda onun bedeninin ölçülerine goreydi.... Bir santim bile fazlalığı yoktu, sadece kolları biraz uzundu ve parmaklarına kadar geliyordu... Ama bu elbisenin güzelliğinden ve aynadaki manzaranin çekiciliğinden eksiltmiyordu.... hiçbir makyaj yapmadan bile parliyordu, sadece yüzüne bir nemlendirici ve bir dudak balmi surdu.... Elbisenin yakasını ve eteğini çekiştirirken, kapı açılmiş ve yaman içeri gelmişti ... Eli yakasında öylece aynanın karşısında dondu... Sanırım hiçbir zaman bu adamın böyle kendi odasına girer gibi, yanına gelmesine alişamicakti.... Ama ondan beter halde olan kişi Yaman'di... Seheri görür görmez kalp atışları hızlanmiş ve nefesi kesilmişti.... Bu kadar mükemmel ve kusursuz bir kız, onun karisimiydi şimdi? Buyulenmişti sanki, bu kadar şanslı olduğuna inanamiyordu.... Ama sonra erkeklik gururu ve içindeki ilkel adam ona "bu kız benim namusum... Benim helalim..." diye hatırlattı... Ve nefeslerinin hızlanmasına ve bakişlarinin kisilip, delici olmasına sebep oldu..... Ömrü boyunca bu güzelliğin sadece kendisine ait olacağina ve başka hiç kimsenin bu muhteşemliği görmesine izin vermiceğine yemin etti o an... Telefonunu çıkarıp, arama yaptı ... Yaman:" işiniz bitti mi?" Koruma:" evet efendim" Yaman:" hepinize yarım saatlik mola veriyorum ... Hiç birinizi etrafta görmek istemiyorum..." Sonra korkunç ve tehdit dolu bir ses tonuyla:" hele benim binamin ve konağın arka tarafında birinizi görürsem.... Hepinizi gebertirim" diye devam etti .... Koruma biraz duraksayarak, kısık sesle cevap verdi: "emr edersiniz yaman bey" Telefonu kapattıktan sonra, onun bu söylediklerini korkuyla dinleyen seher'e tebessüm ederek yaklaştı ve onun elini şefkatle elbisenin üzerinden çekerek, yakasını olması gerektiği yerde yani omuzlarında düzeltti... Yaman:" gidelim mi?" Ve Seherin cevabını beklemeden, elinden tutup, götürdü ... ****************** Beyaz Binanın önüne vardıklarinda,Yaman kapıyı açıp, Seherin içeri girmesini bekledi.... Seher kapıya yaklaşarak ürkek adımlariyla eve girdi ... Ama içeriye adım atar atmaz, her yerin kırmızı güllerle, beyaz mumlarla donatılmış olduğunu farketti... Hayretle kapının önünde çakilip kaldı ... Bu neydi şimdi?... Ne yapmaya çalışıyordu bu adam?... Bütün ev çiçek kokusuyla dolmuştu ve mumların ışığıyla Loş ve romantik bir ortam hazırlanmıştı... Hemen kapının önünden koşup, dönmek istedi.... Ama yaman tam arkasında durmuş ve başını eğerek, boğuk sesiyle, kulağına " içeri girmicekmisin?" diye fısıldadı... Seher ona bu kadar yakın olmamak için, önüne serilen gül yapraklarından hazırlanmış olan yolda yürümeye başladi.... Ama bu yolun sonunun yatak odasına gittiğini görünce bir adım dahi atamaz hale geldi ... Bütün bedeni buz kesmiş ve tekrar korkudan titriyordu ... Yaman önüne gelip bu halini görünce, elinden tutup geri kalan yolu kendi götürdü... Yatak odaya girdiğinde, bütün yatağın kırmızı güllerle kaplı olduğunu görünce, az kalsın orada bayilacakti..... Yaman iki kolundan da tutup, yatağın üzerine oturttu... Sonra ona bakarak siyah ceketini sakince çıkartıp, Seherin yanına yerleşti.... Yüzleri birbirine dönüktü, ama seher gözünü bile kirpmadan, Yaman'ın yüzü yerine onun siyah gömleğine bakıyordu ... Kalbi öyle hızla çarpıyordu ki, her an yerinden çıkacakmış gibi hissediyordu ... Seher üşümüş parmaklarını, isinsinlar diye avucunun içine saklamişti.... Yaman hiçbir şey söylemedi.... sadece baskı kullanmadan Seherin iki bileğinden tutup, hiç aceleci davranmadan onun yumruk yapmiş ellerini kendi yüzüne yaklaştırdı ... Seher ne yapmak istediğini anlamak için gözlerine baktı... Yaman onun ellerini yüzünün iki tarafında tutmuş ve öylece ona bakıyordu... Seherin ona baktığını görünce, gözlerini kapatıp, başını biraz öne eğydi.... Ve hala onun iki bileğini de tutmuşken, kısık ve temenni dolu sesiyle :" dokun bana" dedi... Seherin hiçbir şey yapmadiğini farkedince tekrar etti .. Yaman:"dokun bana ... Lütfen " Seher ne yapacağini bilmeden, onu kizdirmamak için, sadece avucunu açıp, titreyen parmak uçlarını Yaman'ın sakallarına değdirdi... Bu kadar.... Başka hiç bir şey yapamadı ... Ama onun bu ufacık dokunuşuyla bile, Yaman'ın nefesleri hızlandı.... boynundaki damarlar belirleşti... Ve alnında ter damlaciklari gözükmeye başladı... Yüzünu seherin avucuna yasladi ve sakallarını onun avuç içine sürttü... Onun bu hareketiyle, seher karnında garip, ne olduğunu bilmediği bir kasılma hissetti.... Yaman başını öne getirerek, dudaklarını seherin bileğinin içine yerleştirdi ve nabzının üstüne, dudak içiyle ıslak bir öpücük bıraktı ... Seher sanki yüksek bir yerden düşer gibi, kalbinin yerinden kaydığını hissetti ... Yaman dudaklarının altında seherin hızla atan nabzını hissedebiliyordu.... Ve bir gün bu nabzın korkudan değil de, kendinin ki gibi aşktan böyle hızla atmasını diledi.... Hala dudakları seherin bilek içinde gezinirken, boğuk ve kalın sesiyle:" Adımı söyle..." dedi Ondan hiçbir ses çıkmayınca, başını kaldırdı ve onun iki elinide bir avucuna haps ederek, diğer eliyle seherin çenesini tuttu ve baş parmağıyla onun dolgun dudaklarını okşayarak, tutku dolu sesiyle konuştu... Yaman:"ismimi senin güzel sesinden duymak istiyorum ... Adımı söyle lütfen .... Yaman de bana..." Seher ağlamak istiyordu.... Bu yaşadıkları şeyde neydi ... Ne yapıyordu bu adam ona ... Dudaklarını bükerek, yutkundu ve ağzını açıp, utaranak kısık sesle adını söyledi.... Seher:" Ya ... Yama... Yaman" Yaman bunu duyunca içinin eridiğini hissetti.... Bu büyülü anı hafızasına kazımak için gözlerini kapatti.... Yaman:" bir kez daha söyle.." Seher kaçmak istiyordu ... Bu evden... Bu adamdan... Bu andan.... Seher:" Yaman" her ismini diline getirdiğinde, onun nasıl kendinden geçtiğini ve etkilendiğini görebiliyordu.. Yaman'ın göğsü nefesleri yüzünden hızla kalkıp iniyordu... Öyle kendini kaybetmişti ki bir an hiçbir şeyi düşünmeden, başını eğip, seheri öpmek istedi... Onun yaklaştığını görünce, seher daha fazla dayanamadı... Ayağa kalkıp gitmek istedi..... Ama arkasını döner dönmez, yaman yerinden hızla fırlayıp, ince belinin iki tarafından tutarak, onu yakalayip gitmesine izin vermedi .... Arkadan seher'i kendine yasladı ve başını onun cennet bahçesi gibi kokan saçlarına gömdü... Nefes nefese kalmış bir halde, hırıltılı sesiyle seherin kulağına eğyildi ... Yaman: " bana sakın arkanı dönme..." ama seher yavaşça onun iki elinide belinden ayırdı ve adım attı ... Yaman çaresizce:" gitme...." Seher onu dinlemeden, kapıya doğru yürüyüp, odadan çıkmak istedi ... Ama yaman yorgun ve isyankar bir halde bağırdı.... Yaman:" Seheeeeer...." Seher ilk defa adını onun ağzından duyma şokuyla, öylece kapının önünde, arkası yaman'a dönük halde durdu... Yaman onu kaybetmenin korkusuyla ne yapacağını bilmeden içindekileri haykirdi... Yaman: "Anlamıyormusun...... Haaaaa...Anlamıyormusun.. Seni kalbime yazdım .... Tutuldum..... Aşık oldum ben sana...." . . . Bir kaç dakika hiç birinden ses çıkmadı.... Yaman onun ne diyeceğinin gerginliğini yaşarken.... Seher hayretler içinde ne hissedeceğini şaşırmıştı... Bir yandan ilk defa bir erkeğin ona ilanı aşk etmesinden çok utanıyor... Diğer yandan da babasıyla olan husumeti yüzünden söylediklerine inanamiyordu .... Ne yapacağını bilmeden yüzünü yaman'a döndü ... Onun gözlerine baktığında dahada bocaladi.... Çünkü Yaman'ın yüz hatları öyle üzgün ve hüzünlüydü ki ... eğer onu red ederse , burada oturup küçük bir çocuk gibi ağlicağini, hissetirdi seher'e .... Seher:" Sen ondan intikam almak için..." Yaman devam etmesine izin vermeden,Yanına yaklaşarak konuştu.... Yaman: " hayiiiiir ..... Ben her şeyi senin için yaptım.... Seni sevdiğim için ... Sanıyorsun o gün o dağ evine gittiğimizde neden öyle delirmiştim.. Çünkü ben seni o adamın kızı olduğunu bilmeden çok önce sevdim ... O gün bu gerçeği öğrendiğimde seni kaybedicem diye çıldırdım... Çünkü ben... Ben...." Yaman ona dahada yaklaşti.... gözleri birbirine çarpıştı... Siyahla, yeşilin dansı ateşler içinde başladı.... Elini kalbinin üzerine koydu... Yaman:" çünkü ben seni buraya kitledim...." Başını biraz kaldırıp, boğazını tuttu.... Yaman: " buraya düğümledim..." Dahada yaklaştı: " seni içime haps ettim... Ben sen farkında olmadan seni sevdim....." Yaman yanan göğsüyle, kızın alnina alnini yasladı... Sıcak nefesini seherin yüzüne birakarak, fısıldadı ... Yaman: " Ben sana olan duygularimla baş edemiceğimi anladiğimda, direnmekten vazgeçtim ... Çünkü Sevda bu .... Ne seni tanır ne beni ... Ne benim nefretimi dinler.. Ne senin korkularını ... Sende bırak artık direnmeyi..." . . . ________________________ (Umarım beğenirsiniz??) (Sizce gelicek bölümde neler olucak???)
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD