“Beni doğurmaya yardım et.” Lucien’in ağzından çıkan ses ona ait değildi. Yine de cümleyi söylerken gözleri hâlâ kendi gözleriydi. Korkusu gerçekti. Elleri titriyor, göğsündeki siyah çatlak her nefeste biraz daha genişliyordu. Onu kaybetmekten korktuğumu hissettim. İçimdeki diğer Elara da aynı korkuyu taşıyordu. **Onu öldürmeden çıkarabiliriz.** “Nasıl?” **Çocuk doğmamış. Yalnızca bir sözün içinde.** “Bunu nereden biliyorsun?” **Çünkü ben de bir sözün içinde tutulmuştum.** Aster hemen araya girdi. “Onu doğurtmaya çalışmayın.” “Başka seçeneğimiz yok.” “Var. Lucien’in bedenini kapatabiliriz.” “Bu onu içeride hapseder.” “Çocuğu da.” Lucien’in yüzü büküldü. Göğsündeki siyah ışık, derinin altında atan küçük bir kalp gibi hareket ediyordu. “Beni kapatın,” dedi. Ses yine onun ses

