Bizi duydu.” Beyaz kurdun zihnimde bıraktığı cümle, köprünün altından yükselen ikinci ulumadan sonra da susmadı. Bizi duydu. Karanlıkta neyin bizi duyduğunu bilmiyordum. Fakat bedenim, zihnimden önce tepki vermişti. Dizlerim titriyor, avuç içlerim terliyor, kalbim kaburgalarımın arkasında düzensizce çarpıyordu. Saatlerdir doğru düzgün su içmemiştim. Köprüye geldiğimizden beri mideme giren tek şey, öğleden sonra bakkaldan aldığım birkaç lokmalık ekmekti. Açlık, korkunun arasına karışmıştı. Bunu fark ettiğim için kendime kızdım. Karanlığın altında bir şey hareket ederken midemin guruldaması bana neredeyse ayıp gibi geldi. Fakat bedenim, yaşadığım şeylerin anlamını bilmiyordu. Bedenim yalnızca saatlerdir uyanık olduğumu, soğukta kaldığımı ve tehlikenin ortasında olduğumu biliyordu. Köpr

