Selvi'nin Anlatımıyla Mutfaktaki bulaşıkları yıkarken, Emine Teyze ocaktaki sütü karıştırıyordu. Yoğurt mayalayacağını, kalanını da sütlaç yapacağından bahsediyordu. Onun dışında evde büyük bir sessizlik vardı. Ama benim içimde kıyametler kopuyordu. Sessizce akan göz yaşlarıma hakim olamıyordum. Sürekli terk edilmekten yorulmuştum... Herkesin bu hayatta bir sınavı vardır derler. Benimki de terk edilmekti sanırım. Sandalyenin çekilme sesiyle göz yaşlarımı omzumla sildim. Yavaşça dönüp baktığımda Hatice teyzenin geldiğini gördüm. Başına bağladığı yazma, üç gündür oradaydı. Kara Ağa gittiğinden beri... " Emine ! Bana bir limonlu su yap kızım. Tansiyonum oynuyor yine ! Ah bu çocuk beni öldürecek. Gittiğinden beri ne bir aradı, ne de bir haber etti ! " Bana da çıkmamıştı o laflar Hatice

