Bir dükkanın önünde durduk Ateş arabayı park ettikten sonra inip içeriye girdik. Burası gerçekten çok güzeldi. Resmen içerde çeşit çeşit renk renk tatlılar vardı. Uzaktan bana göz kırpan büyüleyici görüntüsüyle kalbimi fetheden çikolatalı pastadan başkasını görmedi o an gözüm. Ateşte bakışlarımdan anlamış olacak ki pastanın siparişini verdi ve tatlı şirin bir masaya oturduk. Tabi bu şirin masada Ateşin iri bedeni çok komik duruyordu ama napalım. Sonunda pasta geldi ve ben büyük bir iştahla yemeye başladım. Ateş kendisine kahve söylemişti. “Sen neden yemiyorsun?” Diye sorduğumda tatlıyla pek arası olmadığını söyledi. Resmen iki çatalda pastayı yedim. Çok güzeldi ve şu an mutluluktan ölebilirdim. “Bu kadar mutlu olacağını bilseydim en başından bi pasta alıp gelirdim bu kadar uzamazd

