Tüm dertler üst üste gelmiş de ben altında kalmışım gibi hissediyordum. Böyle hissetmemin sebebi hastanemizin sahibi olandan mı kaynaklanıyordu. Kimdi bu adam, ne diye beklemişti beni hastane koridorlarında. Patlamadan sorumlu biri miydi acaba. Gözlerimi açtığımda onun yüzü ile karşı karşıya geldim. Gözleri kıpkırmızı bana bakıyordu. Başım ağrıyordu. "Dinlenmeniz gerekirken, ne diye buraya kadar geldiniz hemşire hanım" dedi. Bu adamı çözemiyorum. "zaten gidiyordum bende, meraklı değilim sizin evinize" diye doğruldum. Elini yardım etmek için uzattı, sonra bir şey hatırlamış gibi çekti hemen. Adam beni pis felan mı görüyordu acaba. Yattığım yerden doğruldum. Çantamı aradım. O diğer yakışıklı çocuk çantamı uzattı. "teşekkür ederim" dedim elinden alırken. Kapıya doğru ilerlemeye başladım. "

