SANCAK “Benim acil bir işim çıktı. Birkaç saate gelirim,” dedim Eylül'e odanın kapısından. Ardından bir onay bekkemeden ceketimi alıp merdivenlere yöneldim. Merdivenleri inerken her adımda yüzümdeki kaslar sertleşiyor, bakışlarım bir bıçak kadar keskinleşiyordu. Eylül’ün "Seni ben bitiririm" diyen hırçın sesi kulaklarımda yankılandı. Yaşadıklarımıza rağmen hala bir cesaretle beni tehdit ediyordu. Fakat içine hapsolduğum bu karanlıkta, beni hayata bağlayan tek ışığın kendisi olduğunu henüz anlamış değildi. Bir yanım tereddütler içinde, diğer yanımsa intikam hevesindeydi. Birbiriyle savaşan iki duygunun ortasında kalmış gibiydim birkaç gündür. Dışarıya çıktım. Hava güneşliydi fakat içimdeki kış hükmünü sürdürüyordu. Vuslat “Araç hazır abi,” dedi başıyla işaret ederek. “Depoya,” d

