Lara ve kızlar çıktıktan sonra ev sessizleşti. Oturduğum koltukta kendimi kaybetmiş gibiydim. Serdar’ ın yaptıkları, sert bakışları, tehditleri, işkenceleri hala zihnimde yankılanıyordu. Ama şimdi Seher ve İlayda ’nın anlattıklarını da düşündüm. Serdar sadece acımasız mıydı, yoksa askerlerinin ölümünden dolayı içindeki suçluluk ve sorumlulukla mı hareket ediyordu? İnsan acıyla delirir miydi? “Ben… ben neyi yanlış anlattım?” diye fısıldadım kendi kendime. Belki de kendimi anlatmayı başaramamıştım. Sonuçta her gün sorguya alınmıyorum. Şüpheli davranmış olabilirim. Kalbim hala hızla çarpıyor, ellerim titriyordu. Serdar ’ın bana yaptığı her hareket bir sınav gibi gelmişti; işkence, tehdit, nefesimi kesen öfke. Ama acaba bunun arkasında başka bir neden olabilir miydi? Timindeki askerlerin c

