🍆🍆🍆

1624 Words

yazardan... Mert’in çığlıkları Karadere’nin sissiz gecesini bir bıçak gibi yararken, çamurlu sokaklarda tam bir can pazarı yaşanıyordu. İmam cübbesi sırılsıklam olmuş, Mert’in arkasında ağırlaşmış bir kuyruk gibi sürükleniyordu ama Mert’teki o can korkusu, adama olimpiyat atleti enerjisi vermişti. "YETİŞİN! BU DELİ BENİ KESECEK! VALLAHİ KESECEK DEĞİL, BİZZAT KENDİ SİLAHIYLA VURACAK!" diyerek avazı çıktığı kadar bağırarak koşuyordu... Süheyla ise arkadan bir sss kadını gibi değil, bildiğin bir firari gibi geliyordu. Fistanını iyice yukarı çekmiş, yağmurun altında çıplak ayaklarıyla çamuru döve döve Mert’in ensesinde bitiyordu. "Kaçma diyorum sana hoca! Gel bir istişare edelim! Seninki mi büyük, benimki mi karar verelim! İlminle mi döveceksin, fendinle mi göreceğiz!" diye bağırırken, attı

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD