Mert Kılıç… “Aslana sormuşlar, Mert Kılıç’ın hayranı olmak nasıl bir duygu diye...” “Hee, ne demiş o gün görmemiş aslan?” “Şey demiş" durup boğazımı temizleyip hırladım, "hııırrr.” “Seni dinleyen kafama sıçayım ben Mert!” “Üff! Lütfen kızma hemen... Bak ben de üzülüyorum... Sonra sana darılırım, Demiro!” Demir, kendinden bezmiş bir hâlde çantasını kaptığı gibi yanımdan geçip gitti. Ben de omzuma geçirdiğim ceketle arkasından çıkışa yöneldim. Nihayet... bugün gidiyorduk. Tahir Albay’dan gerekli belgeleri almış, kısa bir bilgilendirme toplantısından sonra vedalaşıp çıkışa yürümüştük. Herkes bugün gideceğimizi biliyordu. Ama ben uçaktan korktuğumu bahane etmiş, otobüste de istediğim an tuvalete gidemiyorum diye sızlanmıştım. En sonunda “ikimiz de arabayla gidelim” fikrini ortaya atmışt

