şüpheli vaaz...

1806 Words

yazardan... Güneş, Karadere’nin tepesinden ağır ağır yükselirken, Üsteğmen Mert namı diğer İmam Abdurrezzak binberrak aynanın karşısında cübbesini son kez düzeltiyordu. Yüzünde, sanki birazdan camiye değil de Oscar törenine çıkacakmış gibi bir heyecan vardı. "Abi," dedi Mert, elindeki tespihi havada bir tur attırıp şıklatarak. "Bu sabah öyle bir ezan okuyacağım ki, dağdaki keçiler bile 'Bu neyin huşusu, bu neyin melodisi?' deyip sütten kesilecek." dedi ciddi ciddi... Demir, odayı profesyonel bir hızla toplarken Mert’e bakmadı bile. Sesi, her zamanki gibi bir disiplin yönetmeliği kadar soğuk ve keskindi, "Mert, ezanı okuyorsun, cemaati meydanda tutuyorsun. Gereksiz name yapıp dikkat çekme demiyorum, tam tersini yap. Muhtarı ve adamlarını caminin avlusuna çivile. Ben o sırada muhtarın evi

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD