Arın'sız geçen 2 hafta Taksi evimin önünde durduğunda inmek istememiştim. Odama girmek. Onun dokunduğu yerlere dokunmak. Sanırım hazır değildim. Taksicinin "hanımefendi geldik" demesiyle kendime gelip, tutan ücreti ödeyip inmiştim taksiden. Beni bekleyemezdi sonuç olarak. Bahçeye giriş yaptığımda bankta birinin oturduğunu fark ettim. Yarı karanlık, yarı aydınlıkta seçmem biraz zor olmuştu ama Gülçin olduğunu görebilmiştim. Sessiz bir şekilde ağlıyordu. Hızlı adımlarla yanına gidip hemen yanına oturdum. Ellerimle saçlarını kulaklarının arkasına alarak. "Ne bu hâl Gülçin" dememle sarılması bir olmuştu. "Ben Taha'yı çok seviyorum Akgül, ben onsuz yapamıyorum, ben onsuz nefes alamıyorum" dediğinde içimde bir yerlerde benimde böyle bu halde olacağım aklıma gelmişti, yanmıştı içim. "Am

