ÇARESİZLİK

1543 Words
Söylediği şeyle donup kaldım. Misafirim olacaksın ya dedi resmen baktıkça batiyorum. "Saçmalık bu ben senin misafirin falan olmam ." " Olurmusun demedim olacaksın dedim " tam itiraz edecektim konuşmama fırsat vermedi tekrar konuştu. " Hem eğer her şey söylediğin gibi olduysa korkmani gerektirecek bir şey yoktur. Ama eğer söylediğin gibi değilse ..." bana doğru bir adım attı.Aramizdaki mesafeyi kapattı üstüme doğru eğildi.Kalp atışlarım hızlandı korkudan titremeye başladım ve konuşmaya devam etti. "Eğer bu olanlarla bir alakan varsa işte o zaman kork benden!" Dedi ve geri çekildi sertçe yutkundum.Gozlerini gözlerimden çekmeden adamlara dediki. " Eve götürün " dedi adamlardan biri kolumu tütü sertçe beni cekistimeye başladı. " Eve götürün dedi? Ne evi ya? Kolumu tutan adama döndüm . "Bırak" Diğe bağırdım adam hiç oralı olmadı. Beni arabaya doğru cekistimeye başladılar.Daha çok ağlamaya ve daha çok bağırmaya başladım. " Bırakın beni " Diye daha çok bağırdım sesim sokakta resmen yankılandı. Beni arabaya zorla bindirdiler diğer taraftan inmeye çalışırken bir adamda o taraftan arabaya bindi.Her iki tarafımda da iri yapılı adamlar bindi.Tam o sırada ambulans geldi.Kendimi yolun sonuna gelmiş gibi hissediyorum. Ne kadar yol gittik bilmiyorum . Büyük bir evin önünde araba yavaşladı.Buyuk bir demir kapının önünde araba durdu sonra biri kapıyı açtı arabayla. içeri geçtik. Arabadan çekiştirerek indirdiler beni sonrada cekistire cekistire kapıyı açıp içeri itiler beni Şimdi de beni zorla koydukları salona korkuyla baktım . Her yer simsiyahdı .Giriş kapısının tam karşısında sağ tarafında bir kapı vardı.Sanirim orası mutfak.Sol tarafımda caprazimda ise üç merdiven vardı.Sanirim orası da salondu .Salonun tam karşısında duvar da büyük bir televizyon , karşısında koltuk takımı, ortasında kocaman bir sepha vardı.Koltuklarin yan tarafında boydan cam bir duvar vardı.Sanirim bahçeye çıkılıyordu. Evi inceledikten sonra derin bir nefes aldım. Kendimi o kadar sıkıyordum ki sikmaktan her yerim agiriyodu. Benim bu evde ne işim var ? Ben bu durumdan nasıl kurtulacağım? Kapının önünde dikilmiş beklerken. Kapının önünde sesler gelmeye başladı. "Nerede?"diye sordu adamlara bu o zebanin sesiydi. "Evin içine bıraktık yiğit abi"Adamın sesiyle kapının önünde ayrıldım . Bu sayede zebanin isminin de yiğit olduğunu öğrendim. Salona indim ayakta dikilmeye devam ettim . kapının açma sesi geldi. Korkum gitgide artarken aynı zamandada ellerim titriyordu.Kapinin açma sesi geldi ve o göründü. Kapıyı yavaşça kapattı.Sonra gözleri beni buldu gözlerimiz birbirini bulurken gözlerimi kaçırdım .Ayak sesi duyunca gözlerimi sıkı sıkı kapattım . "Bana bak " dedi sesini duyunca daha çok korkmaya başladım .Kalbim hızlı hızlı atmaya başladı.Nerdeyse düşüp bayilacagim buraya Allah'ım sen yarim et. "Bana bak sağırmısın kızım sen" gözlerim korkuyor olsam da. hızla açıp gözlerinin içine baktım " "Ben gitmek istiyorum"Yüzünde hiç bir değişiklik olmadı. "Bu konu kapandı bir süre misafirim olacaksın " "Ben burda kalamam ,benim bir hayatım var. Ailem var saçmalık." Yüzünde hiç bir mimik oynamadı.Bu benim Sinirimi gitgide bozarken ben bu dağ ayısıyla ne yapacaktım. Kendimi tutamayıp ona dönüp burda kalamayacağımı tatlı bir dile söylemem bu manyağı ikna etmem gerekiyor. Ona döndüm ayaklarını sehpanın üzerine uzatmış.Gozlerini kapatmış kafasını koltuğun kolcagina dayamış bir sekide. duruyordu.İnsan ona bakarken bile korkuyor ürperiyor . Ben bu manyağın elinden nasıl kurtulacağım . "Beni burda tutmak için hiç bir sebebin yok" sakin kalmaliydim onu ikna etmeliydim. "Sebeplerle ilgilenmiyorum" sakin kalmaliyim. Derin bir nefes aldım "Eğer eve gitmesem ailem merak eder . Polise giderler bak seninde başın yanar." Gerçekten kuzenim Deniz deliye dönmüştür şimdi . Ama bu manyağın anladığı yok delirecegim. "Girsin sende kendi isteginle kaldığını söylersin" dedi gayet rahat bir tavırla. "Yok ya niye ben senin gibi manyakmiym da öyle söyleyeyim". "Ben istersem söylersin bu arada şansını zorlama düzgün konuş." Bu arada elini cebine attı bir sigara paketi çıkardı.Bir tane sigara çıkardı dudaklarının arasına yerleştirdi.Sigarasini yaktı derin bir nefes aldı .Tekrar gözleri beni buldu. "Bana zorla bir şey yaptıramasın" tek kaşı havaya kalktı.Tekrar derin bir nefes aldı sigarası dan, içerisi sigara kokarken midemin bulandığını hisetim .Yüzümü buruşturup. ondan gözlerimi çektim . Oda sanki beni hiç duymamış gibi geriye yaslandı gözlerini kapattı. "Bak ben" lafımı tamamlama izin vermeden konuşdu. "Sen gitmek istiyorsun" başımı salladım. "Aynen öyle gitmek istiyorum " tekrar gözlerini kapattı. "Abim uyanmadan sen bir yere gitmiyorsun" dedi derin bir nefes aldı. "Ya asıl sen anlamıyorsun ben burda kalamam.Benim gitmem lazım benim bir hayatım var neden anlamak istemiyorsun." "Sus ve sessizce otur bir köşede " dedi yerini rahatladı. "Ne oturması ya gitmek istiyorum diyorum sana " "Sesini çıkarma sesiz ol " "Sesiz olmuyorum gideceğim bırak gideyim! ."İnatla devam ettim sesimi yükseltmeye. "Son kez söylüyorum sesiz ol!"ona doğru gittim " Bende sana olmuyorum diyorum bırak beni"Biranda ayağa kalktı bana doğru hızla geldi. Bende ondan hızla uzaklaştım hızla gelip kolumdan tutup beni merdivenlere doğru cekistimeye başladı. " Burak beni!" beni duymuyordu üst kata doğru çekmeye devam etti. "BIRAK BENİ ALLAH'IN BELASI!" diye yüksek sesle bağırmaya devam ettim.O da kolumu daha çok sıkmaya başladı . Sanırım odalardan birine koyup kitleyecekti. Cesaretimi toplayıp ayak bileğine tekme attım. "Siktir!" dişlerini sıktı boynundaki damarlar çıktı gözlerini kapattı derin bir nefes aldı . Bu sırada kolumu gevşetti bende ellinden kurtuldum.İki adım geri gittim hemen ondan uzaklaşmam gerekiyordu. Hızla aşağı koştum dış kapıya doğru gittim. Kapıyı hızla açıp kendi mi dışarı atım. Ön kapıda adamların olduğunu gördüm arka bahçeye doğru hızla koştum. Koşarken ayağım takıldı az kalsın düşecektim.Dengemi son anda sağladım düşmedim. Karşıma baktığımda bahçe duvarının baya yüksek olduğunu görünce durdum . Arkamdan gelen sesle o tarafa doğru döndüm onu gördüm. Ellerini arkasında birleştirmiş ayaklarını omuz hizasında aralamış ne yapacağımı izliyordu. Önüme döndüm bu yüksek duvarlardan geçmem imkansız benim. Korkum gidgide artarken ağlamam da eş zamanlı olarak hızlandı. Sırtımı yüksek duvara verip ağlamaya devam ettim. "Bence sen bir şansını dene belki duvarı aşarsın denemekte fayda var." Bir anda yanımda berilince sırtımı duvara daha çok yasladım .Oda gitgide daha da yaklaşmaya başladı.Korkum daha da artarken nefesim hızlandı. "Belki kaçıp gidersin ne dersin? Nefesini yüzümde hissederken. Kalbimin hızı daha da artı gözlerimi sıkıca kapattim.Duvara daha çok yaslandım.Keske duvarı delip öbür tarafa gecseydim. Ani gelen cesaretle gözlerimi açtım .Ela gözlerim onun yeşil gözlerini buldu . Gözlerinin. içine bakarak "Senden nefret ediyorum " dedim aynı zamanda onu kendimden uzaklaştırmak için ittim . Bir adım benden uzaklaştı oda gözlerimin içine bakarak " Senin sevgin beklentilerim arasında değil " dedi kaşlarımı çatıp ona bakarken devam etti." Şimdi beni takip et . Bir daha böyle birşey yaparsan sonuçlarına katlanirsin sabrımı sınama."dedi arkasını dönüp eve doğru gitmeye başladı. Etrafıma baktım çaresiz bir şekilde peşinde gitmeye karar verdim. İnşallah burdan kurtulacağım.Acaba Deniz beni aramaya başlamış mıydı.Bari bizimkilere haber vermese . Direk bahçe kapısından içeri girmişti .Bende onun arkasından içeri girdim. Baştan aşağı beni süzdükden sonra gözleri gözlerimi buldu. Ellerini cebine koydu ve devam etti. " Adın ne senin" dedi "Sanane!" dedim gözlerinin içine baktım. Konuşmasına fırsat vermeden devam ettim. "Beni ne zamana kadar burda tutmayı düşünüyorsun .Beni burada tutman için hiç bir sebebin yok." Tek kaşı havaya kalktı ."Sen burda abim iyileşene kadar kalacaksın. Sebeblere ihtiyacım yok benim. Abim iyileşince her şey ortaya çıkacak sende gideceksin." "Neyin ortaya çıkması gerekiyor ki?" diye bide adama soruyordum.Ama ne olursa olsun onlar öğrenmeden gitmem gerekiyordu. "Bugün neler olduğunu öğreneceğim .Eğer her şey anlatığıň gibiyse evine gidersin ama yok degilse!" diyip sustu yeşillerine bakarken devam etmesini bekledim. Tam ağzımı açıp bir şey söyleyeceken. "Ama sana bir tafsiye ben olsam benimle halederdim. Abimle hesabını kapatmani tafsiye etmem." Beni korkutmaya çalışıyordu.Oyununa gelmiyecektim o yüzden başımı iki yana salladım . "Ben yalan falan söylemiyorum" dedim gözlerinin içine bakarak. Beni baştan sona inceledikten sonra konuştu."Bana vurduğunu unutmayacağım" dedi derin bir nefes aldı. "Şimdi yukarı çık ve odalardan birine geç uyu" Birşey dememe fırsat vermeden arkasını dönüp dış kapıya doğru yöneldi. Koşarak önüne geçtim onu durdurdum. "Beni burda bırakıp gidemesin benim ailem beni merak eder.Kuzenim delirmiştir herkesi ayağa kaldırmıştır. Benim bu saatte kadar çok dan evde olmam gerekiyordu." "Bak şöyle yapalım ben sana adresimi vereyim yeterki bırak beni annem hasta benim ne olursun " .dedim ama sanki karşımda ruhsuz bir beden vardı. "İlgilenmiyorum "şaşkınca ona baktım tam gidiyordu kolundan tutum.Bir koluna bir bana baktı hemen bıraktım kolunu. "Ne demek ilgilenmiyorum ya? senin kalbin yokmu? Hasta diyorum.Ya bir şey olursa senin yüzünden.Bu kadar kötü olmasın. "Bak nasıl olunuyor şimdi görürsün " Ben arkasında öylece ona bakarken dışarı çıktı.Kapıyı öyle bir çarptı ki yerimde resmen irkilmekle kalmadım titredim . O çıkar çıkmaz kapıya koştum açmak için ama kitlemisdi.Ardarda tekme vurdum kapıya . Dişlerimi öyle sıktım ki sinirden bu seferde titriyordum .Göz yaşlarım akmaya başladı . Kapıya ardarda yumruklama ya başladım.Dizlerimin üstüne çöktüm sırtımı kapıya yasladım ağlamaya devam ettim. Ne kadar ağladım bilmiyorum .Yavaşça yerimden kalkıp salona doğru gittim . Tekli koltuğa oturdum .Birşeyin üstüne oturduğumu fark ettim. Yerimde yavaşça kalktım birde ne göreyim telefon ev telefonu. Hazine görmüşüm gibi sevindim .Bu telefon benim son şansımdı telefonu alarak yukarı koştum .Koridorun başındaki odaya girdim .Biri gelir diye ödüm kopuyordu. Hemen Denizi arayıp olanları kısaca anlatıp polise gitmesini istemekten başka şansım yoktu.polisi ararsam onlar kırk tane soru sorarlar şimdi . "Hadi aç su telefonu" telefon ikinci çalışda açıldı . "Efendim " sesi yorgun geliyordu. "Deniz benim" sesimi alır almaz . "Gece işin bitmedi mi senin hala ben merakdan deliğe döneyim sen bir mesaj çekiyorsun ya işim uzadı diye .Arıyorum da acmiyorsun her şey yolunda mı ?". "Tamam bir susarsan anlatacağım " dememle başımın arkasında hissettiğim şeyle donup kaldım. "Tamam sustum anlat"Deniz'in sesini duysamda korkudan hiç bir şey demedim. "Gece hadi seni dinliyorum"Denize yine cevap vermeden.Yavasca ona doğru döndüm. Ellindeki silahı başıma dayamış. onu ilk gördüğüm andan beri olan sert ifadesiyle bana bakıyordu. Sanırım bu sefer yolun sonuna geldim .
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD