Doruk bu güne kadar yoluma çıkan bütün dikenleri aldırmadan, yakınım, akrabam demeden hepsini kökünden kestim. ama kabul etmeliyim ki en büyük diken daima Yaman çevik olmuştu. kara harp okuluna başladığımda ilk orada tanışmıştık. saf, sürekli antrenmanlarla kafayı bozmuş, kimsesiz bir piçti... ve anladığım kadarıyla askeri okulu tam not alarak geçmişti. ben ise kıl payı sıyırmıştım. TSK ya kabul edildiği gün ise ilk bana koşmuştu. bana sarılıp, kimsesi olmadığı için ban müjdeyi vermişti. oysa ki ben o gün geriden geldiğim için onu parçalamak istiyordum. kabullenemiyordum bir türlü. nasıl olurda bu kadar kısa sürede disiplinli, kendi çapında saygı duyulan baş çavuş unvanını alırdı aklım almıyordu. ben ise sadece yalandan bir tebrik ile onu izlemekle yetindim... defalarca kez onu kendimde

