Zilan zaman geriye aksın... bize değen bütün kötü gözler kör olsun, bize kalkan bütün eller kırılsın... birbirimize saklanıp nefeslenelim. kimse bizi bulamasın. beni göğsünden içeri al. beni kimseler bulamasın. beni kötü gözlerden sakın, sakla. ahtım olsun sana sadece atacak olan bu kalp, birtek senin yoluna duracak, nefes almayı kesecek... söyle bana, şimdi ne olacak... kime sesimizi duyuracağız, kime sığınacağız. biz bir hatamı yaptık, yapılmaması gereken bir şeymi yaptık... sonumuz ne olacaktı... bizim sonumuz böyle bitmemeli ... gözlerime dolan yaşlarla titreye titreye ellerimi çoban efendinin belinden çözüp geri adımlamak istedim. ama çoban efendi omuzlarımdaki ellerini daha bir bana sarmış, hala tehlikenin farkına bile varamamıştı... kapıda hala heykel gibi dikilen abime korku

