yazardan... Karargâhın en dip koridorunda, kimsenin tabelada adını bilmediği küçük bir oda vardı. Penceresiz. Ses yalıtımlı bir oda... Duvarlarında eski görevlerin haritaları asılı. her bir tim üyesinin fotoğrafları teker teker duvara aslıydı. Yaman kapıyı açıp içeri girdiği gibi kapıyı kilitledi. hızlı adımlarla Bilgisayarın başına geçti. Şifreler tek tek girildi. Katman katman açılan bir ağ... sivil hatlara düşmeyen, kayda girmeyen bir bağlantı vardı... önce açılan ekranda, belli belirsiz bir silüet belirdi sonra bir anda Ekran karardı. Sonra da tek bir simge belirdi. ANKARA – GİZLİ HAT Bağlantı kurulmuş, Yaman oturuşunu düzelterek dik durdu. Tahir Albay’ın yüzü ekrana düştüğünde Yaman selam vermedi. Albay da beklemedi. “Konuş,” dedi doğrudan. Yaman omuzlarını geriye aldı. “Sah

