Sabah olduğunda her şey bomboştu, hem ev hem de içimdeki hisler. Kahvaltıyı hazırlayıp ortadan kaybolmuşlardı çalışanlar. Emir' den çekiniyorlardı. Gece boyunca düşünmekten doğru düzgün uyuyamamıştım. Zaten uyusam bile bu duygular değişmeyecek gibiydi. Emir her zamanki gibi duygusuzdu. Ben kahvaltı masasına indiğimde oradaydı, sessizce oturuyor, gazetesine göz gezdiriyordu. Sanki gece hiçbir şey olmamış gibi, sanki söyledikleri hala içimde yankılanmıyormuş gibi… Ben de sessizce karşısına oturdum. Masada yok yoktu, çalışanlar her zamanki gibi mükemmel bir kahvaltı hazırlamıştı. Çayımı karıştırırken göz ucuyla Emir’ e baktım. Bir şey söylemek istedim ama boğazımda bir düğüm vardı. O, kahvesinden bir yudum alıp hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam etti. Masadaki bolluk, evdeki düzen, he

