Günlerden hangi gün, aylardan ne bilmiyordum. Bilgisayarım başında o kadar çok vakit geçirmiştim ki artık beynimin eriyerek önüme döküldüğüne dair sanrılar görüyordum. “Başım feci ağrıyor. Son görevi de tamamlayıp biraz dinlenelim.” Dedim yatağımda uzanmış laptobundan oyuna girmiş Başak’a. Gözlerini kısaca bana değdirip başıyla onayladı. Beraber, önümüze çıkan iki seçeneğe baktık. Birinci seçenek: Erkeklerin odasını bas ve içlerinden birinden hamile kaldığına inandırdı. İkinci seçenek: Üç gün boyunca otelde çıplak dolaştı. Çıplak dolaşmayı elbette istemezdim, burada da bir namımız vardı. Bizde ilk seçeneği seçerek ilerlemeye devam ettik. Birini hamile olduğumuza nasıl mı inandırıyorduk? Oyun içinde karakterlerle konuşma vardı. Yazışarak konuşuyorduk. “Ezgi! Ben sana mutfağı tem

