-YUSUF Onu göğsume yatırıp saçlarını okşarken ağlıyordum. Neredeyse hıçkırıklara boğulacaktım. Kendimi o kadar zor tutuyordum ki. Aklımı kullanamayacak kadar şaşkındım. Bu nasıl olabilirdi? O kocaman aile nasıl yok olabilirdi... Ustelik... Ustelik sırf kardeşinin hayatını kurtarabilmek için öğretmeniyle evlenecek kadar onlara bağlıyken. Bunca zaman sadece kardeşinin ölum ihtimaliyle boğuşurken, şimdi hepsini kaybetmekle nasıl yuzleşebilirdi? Allah'ım bu acıya gerçekten nasıl dayanabilirdi..? Hastaneye gelmiştik. Acile girdiğimizde kucağıma alarak indirdim onu arabadan. Gözlerimi koluma silmeye çalıştım. Hasan sedye için içeriye koştu. O an biraz araladı gözlerini. Fısıldamaya başladı. " Uyuyorum... Uyuyormuşum, kabusmuş! Kabus görmuşum... " dedi kollarımda. Tam anlamıyla açmadı gözleri

