Bölüm:İlk Birliktelik+18

1287 Words
Yaman’ın Anlatımından Devam Elvan’ı siyah gelinlikler içinde görünce adeta sinirden deliye dönmek üzereydim ama bir şey diyemezdim. Dersem onu istediğim anlaşılacaktı ama ben bunun intikamını çok kötü alacaktım. Mutlu değildi. Siyah gelinliğin anlamı, “Buradan bir gelin değil, ruhu ölmüş bir beden alıyorsunuz,” diyordu bana. Oysaki ben onun beni sevmesini isterdim ama belli ki o beni sevmiyordu. Peki, ben onu seviyor muydum? Bilmiyordum. Onu kendi konağından alıp konağa getirdiğimde herkes Elvan’ın giydiği siyah gelinliğe tuhaf bakışlar atıyordu. Masaya oturduğumuzda imam nikâhımızı kıydı. Gece için epey vakit vardı. Yemek yeyip sohbet ettikten sonunda saat sekiz olduğunda ben ile Elvan birlikte odaya çıktık. Ben önde, o arkamdan geliyordu. Odaya girip kapıyı kapattığımda sinirle ona dönüp bağırdım: "Siyah gelinlik öyle mi? Bu gelinlikle ne demek istiyorsun, dilsiz karım?" dediğimde bana sadece bakıyordu. Aslında gayet güzel açıklamıştı. Öfkeyle, "Söylesene lan, ne demek?" dediğimde yerinden sıçradı. Belli ki korkmaya başlamıştı. Gözleri korkuyla bana bakıyordu. Ben ise sinirden deliye dönmek üzereydim. Sanki o kan bedeli oluyordu da ben abimin katilinin kızını almışım gibi davranıyordu. Ben de onu istemiyordum. Sinirle üzerine yürüyüp çenesini tutup sıkarak, "Söylesene, karım," dediğimde şu an ona eziyet ettiğimin farkındaydım ama sinirden gözlerim kararmıştı. "Ben bugün onu saatlerce o siyah gelinliğin içinde gördüm lan!" Sinirim arttıkça çenesini sıkmaya başladığımda canı yanmaya başlamış olacak ki çırpınıp bana öfkeyle bakmaya başladı. Ben ise çenesini daha fazla sıkıp, "Bir daha konuşarak anlatamayacağın şeyleri yapmaya kalkma," dediğimde gözlerindeki öfke yerini yavaşça kırgınlığa bırakıyordu ama hemen kendini toparlayıp öfkeyle bana bakmaya başladı. O anda erkekliğime bir tekme attığında küfür ederek öne doğru büküldüm. O kadar sert bir tekme atmıştı ki neredeyse nefesim kesilecekti. Kendime gelip sinirle doğrulduğumda onun üzerine doğru yürümeye başladım. Ben üzerine gittiğimde o da korkuyla geri geri gitmeye başladı. Sonunda sırtı duvara değdiğinde olduğu yerde durdu. Korkuyla bana bakıyordu. Ne yapacağım diye kravatımı çözdüm. İki elini de tutup yukarıda duvara yaslayıp elimdeki kravatla bağladığımda o hâlâ bekliyordu. Ona yaklaşıp, "Şimdi karım, seni sikerek terbiye edeceğim ki kocana nasıl davranman gerektiğini öğren," dediğimde gözleri korkudan kocaman açıldı. Çırpınmaya başladığında elleri hâlâ yukarıda bağlıydı. Kendimi ona yaslayıp, "Uslu dur karıcım. Birazdan kocan seni soyacak," deyip elleri yukarıdayken onu hızla çevirip tek elimle gelinliğin ipliklerini sökmeye başladım. Bittiğinde tekrar çevirip bana bakmasını sağladım ve elini yukarıda tutmayı bırakıp gelinliği omuzlarından aşağı ayaklarının dibine düşürdüm. Karşımda siyah dantelli iç çamaşırlarıyla kaldığında yine siyah olduğu için sinirlenmiştim ama vücuduna baktığımda her bir ayrıntısı aklımı başımdan alıyordu. Sütyeninden taşan dolgun göğüsleri, ince beli, güzel kadınlığı, hepsi karşıma çıkmıştı. Ona açlıkla bakıp üzerine yürüdüğümde o ise utanmış gibi vücudunu saklamaya çalıştı. Ben üzerimdeki ceketi ile yeleği çıkartıp üzerine doğru yürüdüm. Elvan korkuyla bana bakıyordu. Ellerini göğsüne koyup beni ittirmeye çalıştığında ellerini tekrar duvara sabitleyip üzerine yaslandım. "Şimdi güzel karım, bak da gör kocan seni nasıl sikiyor," deyip dudaklarına yapışıp onu öpmeye başladım. Bana ilk birkaç dakika karşılık vermedi ama sonra verdiğinde uzun uzun öpüştük. Dudaklarından çenesine, oradan da boynuna doğru öptüm. Boynunun en hassas noktasına geldiğimde orayı öptüm, yaladım, ısırdım. Boynunun her bir santimine bunları yaparken boştaki sağ elimi de bacağından yukarı çıkartıp iç çamaşırından içeri daldırıp kadınlığını okşadım. Bunu yapmamla birlikte Elvan’ın beli duvardan havalanıp kendini bana bastırdı. Bir yandan boynunu öperken diğer taraftan da vajinasını okşadım. İyice ısınmaya, yanmaya başlamıştı, ıslanmıştı. Ona bakıp boğukça fısıltıyla inledim: "Islanmaya başlamışsın güzel karım," dediğimde çırpınmaya devam etti. Vajinasının dudaklarını aralayıp orta parmağımı yavaşça içine soktuğumda beli yay gibi havalandı. Başımı boynundan çekip yüzüne baktım. Gözlerini kapattı, çırpınmaya başladı. Bu hâli beni daha da azdırdığı için parmağımı içine sokup sokup çıkardım. Bunu yapmamla birlikte adeta çıldırmıştı. Islanmaya da başlamıştı. Parmağımı içinde gezdirip sokup sokup çıkardığımda ıslaklığı iyice arttı. Hemen boşalmasını istemediğim için parmağımı çıkartıp elimi de külodunun içinden çıkardım. Orta parmağıma bulaşan ıslaklığını onun gözünün içine bakarak ağzıma koyup yaladığımda gözleri adeta şehvetle parlıyordu. Ağzıma gelen tat çok hoşuma gitti, çok güzeldi. Ona bakıp, "Şimdi güzel karım, seni sikmemi istiyorsan uslu duracaksın. Seni sikmemi istiyor musun?" diye sorduğumda ayakta bile zor duruyordu. Zorlukla kafasını salladığında, ellerindeki kravatı çözüp, "O zaman kocanı soy," dediğimde bir an şoka uğrasa da titreyen elleriyle gömleğimin düğmelerini açmaya başladı. Gömleğimi çıkartıp pantolona geçtiğinde yavaşça kemeri çözüp çıkardı. Sonra pantolonu ile boksırımı da çıkarttı. Ben onun karşısında çırılçıplak kalmıştım ama onun hâlâ sütyeni ve külodu üstündeydi ama birazdan olmayacaktı. Elvan’a baktığımda korkulu gözlerle aşağıya, penisime bakıyordu. Kafamı eğip baktığımda penisim büyümüş ve dikleşmişti. Hassiktir, bu ne, bu kadar büyümüştü lan? Elvan penisime bakmaya devam ederken elini tutup üzerine koydum. Soğuk elleri sımsıcak penisime dokunduğu an elektrik çarpmış gibi oldum. O ise dokunduğu için adeta donup kalmıştı. Bana bakıp, "Okşa onu, Elvan," dediğimde kafasını kaldırıp şokla bana baktı. Ben ise ona doğru eğilip, "Anlamadın herhâlde dilsiz karım, sana onu okşa dedim," dediğimde diğer elini de titreye titreye okşamaya başladığında neredeyse kendimden geçecektim. Ufacık bir dokunuş bile beni tatmin ediyordu. Elvan’ın Anlatımından Devam Biz şu an ne yaşıyorduk hiç bilmiyorum ama hiçbir pişmanlık hissi yoktu içimde. Belki gururum ayaklar altına alınıyordu, küçük düşüyordum ama umurumda değildi. Onu istiyordum. İkimiz de kanın bedeliydik ama öyle değildi. Sanki biz severek evlenmişiz gibi duruyordu. Ellerimin arasındaki p***s okşadıkça daha büyüyüp kalınlaşıyordu. Ben okşarken Yaman birden beni kucağına alıp kaldırdığında şaşkınlığa uğradım. Bacaklarımı beline koyup sırtını duvara yasladığında şaşkınlıkla ona bakıyordum. Birden elini bacak arama atıp külodumu paramparça etti. Parçaları yere düştüğünde korkmaya başlamıştım. Yaman belimden tutup kadınlığımı penisinin üzerine koyduğunda korkudan titremeye başladım. Yaman’ın bir eli de sırtıma gidip sütyenimin kopçasını açıp onu da çıkardığında artık ben de tamamen çırılçıplaktım. Utanıyordum ama Yaman benim utanmama bile izin vermiyordu. Titrediğimi gören Yaman fısıltıyla, "İlkin olduğunu biliyorum. Merak etme, canını acıtmayacağım ama sen de uslu dur," dediğinde sesi, az öncekinin aksine o kadar yumuşaktı ki sesiyle beni sakinleştiriyordu. Sadece başımı salladım. Yaman kendi belini hareket ettirerek penisini vajinama sürtmeye başladı. Sırtım duvara yaslı bir şekilde, bacaklarım Yaman’ın beline sarılı ve Yaman penisini bana sürtüyor. Yaptığı şey o kadar iyiydi ki çığlık atarak inlemek istiyordum ama inleyemiyordum. Sadece gözlerim kararıyordu. Bir an önce içime girsin istiyordum. Sikilmek böyle bir şey miydi? O kendini bana sürterken ben de ellerimi omuzlarına koyup tırnaklarımı geçirdiğimde Yaman boğukça inleyip, "Hassiktir!" deyip beni belimden tutup yatağa doğru götürdü. Yatağa bıraktığında bacaklarımı aralayıp kendini yerleştirdi. Bacaklarımı alıp omuzlarına koydu ve penisini de vajinama dayayıp bana bakarak, "Korkma, canını yakmamaya çalışacağım," deyip yavaşça içime girdiğinde biraz bile girdiğinde çarşafları sıktım. Gözümden yaş gelmişti. Yaman ise sanki onu zorlamam sinirini bozmuş gibi, "Siktir, çok darsın! Beni çok zorluyorsun," deyip kendini biraz daha içime ittiğinde çığlık atmak istedim ama sesim çıkmıyordu. Yaman bana bakıp, "Biliyor musun Elvan, dilsiz olmanın en güzel yanı bu. Seni ne kadar sert sikersem sikeyim asla bağıramayacaksın," deyip kendini biraz daha ittiğinde acıdan ağlamaya başladım. Canımın yandığını gördüğünde sinirini dindirip, "Geri çekilemem, geri çekilirsem canın daha fazla yanar," deyip içimde usul usul ilerlemeye devam etti. Sonunda kızlık zarımı yırtıp tamamen içeri girdiğinde o kadar çok zorlanmıştık ki terden sırılsıklam olmuştuk. Yavaş yavaş içimde gelip giderken beni iyice penisinin büyüklüğüne alıştırmaya başlıyordu ama belli ki onu zorluyordu, terlemeye başlamıştı. İçimde gidip geldikçe, "Sikeyim seni Elvan, çok darsın! Şimdi boşalacağım," dediğinde ben de kasıklarımdaki kasılmalar iyice artmıştı. Dar olmam onu mahvetmiş gibi içime girip girip çıkıyordu. Ellerini göğüslerime atıp yoğururken, "Bak karım, kocan senin o güzel amını nasıl da sikiyor, bak," dediğinde o kadar şiddetli sikiyordu ki beni aklım başımda değildi. Titremeye başladım. Kendimi daha fazla tutamadım. Yaman da şiddetini artırdığında ikimiz birlikte sarsılarak boşaldık. Yaman boğuk bir sesle, "Sikeyim seni Elvan," dediğinde usul usul içime boşaldığında menisinin sıcaklığı içimde yayıldı. Üzerime yığıldığında ikimiz de nefes nefese kalmıştık. Terli vücudumuz birbirine değdiğinde Yaman başını göğüslerimin ortasına koyup koklayıp kısık sesle bir şeyler söyledi ama ne dediğini anlamadım. Hâlâ içimde olan penisini çıkartıp bana bakarak, "Temizlen gel," dediğinde sadece başımı salladım. Neden ona hayır diyemiyordum? Neden hiçbir şey beni kötü hissettirmiyordu? Onunla yaşadığım her şey neden bu kadar güzel ve acı vericiydi?
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD