Roni' nin anlatımı..
Biz hep birlikte oturmaya devam ederken.
ben bir defa başımı kaldırıp Ömer'e baktığımda hemen bakışımı yakalamıştı.
sanki bakmamı bekliyormuş gibi ben de yaramazlık yapıp yakalanmış bir çocuk gibi başımı eğmiştim.
heyecanla kalbim atarken elimi suyun içine koydum.
Eve gitme zamanımız yaklaştığında içime çöken hüzünle zamanın durmasını istiyordum adeta,
çünkü gidersem kim bilir Ömer'i ne zaman görecektim?
insan hiç doğup büyüdüğü yere gitmek istemez mi? Ben buradan giderken sanki her şeyimi bırakıp gidiyormuşum gibi hissediyordum.
Bana hayatın tanımını sorsanız ben Ömer'i anlatırdım.
Öylesine herşeyim olmuştu.
Rukiye" bu Ömer geldiğinden beri başına telefondan kaldırmıyor"
dediğinde ,Dilan "adamın sevgilisi var Rukiye Ne bakıyorsun ayıptır"!
derken bana bakıp gülümsemişti..
Ben Ömer'e takan Rukiye 'yi bu suya atacaktım az kalmıştı haberi yok.
Rukiye"Bir şeyden değil! öylesine merak ettim Dilan "
Dilan da "Ömer sosyal medyasından yazdığını hiç gördün mü "?
Rukiye hemen Ömer'in sosyal medyasının bakarken " bu Turna gözlü kız da kimmiş "?diye güldü "kesin çirkin biridir malum bizim sülalenin erkekleri nerede bir çirkin var, eliyle koymuş gibi bulup getiriyor "
Üçümüz yan yana ayağımızı suya koymuş sohbet ediyorduk.
Dilan gülerek "bak işte o doğru baksana şu Murat'la karısına söz de Murat 4 yıl bunu beklemiş. Vallahi hiç de güzel değil"!
"belki adam kalbine aşık olmuştur" dediğinde Dilan elini dizime vurup "sen sus polyana erkekler önce dış güzelliğe bakarlar bu adam herhalde Salak üçümüz aynı anda Murat'a bakarken Murat gerçekten de karısına göre çok yakışıklıydı.
İşin tuhaf tarafı karısının içine düşecek gibiydi.
" Bak bak nasıl etrafında pervane " üçümüz aynı anda bakarken güldük .
" Kimin dedikodusunu yapıyorsunuz fısır fısır "
Dilan msja bakarken" o bücüre söyle msjlarimizi okumasın " dediği msjda Dilan okumuştu .
Benle Ömer gülerken Dilan koluma çimdik vurup kaşlarını çattı .
Her,kes yavaş yavaş toplanırken Heja yenge Anneme yaklaşıp" Hatun sana bir şey söyleyeceğim .Bu akşam Filiz'in görücüsü gelecek çok iyi bir aile sorduk ,soruşturduk ,Siz de gelsenize damat,ı da görmüş olursun "
Annem "olmaz Heja bizim işimiz var ?hem kızın görücüsü gelecek bizim olmamız hoş değil ,aile arasında olsanız daha münasip olur"
Heja yenge de gülümseyerek "aman Hatun abartma sende eski usullere göre mi ?gidiyorsun".
Filiz de ısrar edince Heja yenge "biliyorsun, Filiz ve Roni arkadaşlar Ben isterim ki kızımın yanında arkadaşı olsun".
Annem" bilmem ki Mehmet ne der "?
Heja yenge gülerek" Hatun Sen tamam dersen ,Mehmet bir şey demez "elini hafifçe annemin eline vurarak ikisi beraber gülmüşlerdi.
Kalacağımızı anladığımda o kadar çok sevinmiştim ki en azından Ömer'e biraz daha görebilirdim.
koyun can derdinde kasap et derdinde misali olmuştu, bizimki de Filiz kendi haliyle üzülürken Ben Ömer'i göreceğim diye seviniyordum bu düşüncemi birazcık utansam da kalbimdeki heyecanı bir türlü bastıramıyordum.
Ömer bana aşık, aşık bakarken ben ise ona aşık gibi değil de hasretten kalbim eriyecekmiş gibi bir iki saniye bakıp başımı çevirmek zorunda kalıyordum.
Filiz'in görücüsünün geleceğini duyan Ömer'in annesi baya, kızmış sinirlenmişti.
Heja "Ben sana bir şey dedim .
" Ben de sana cevabını verdim Helin Kızım ne derse o "
Yüz ifadesi değişirken sesini çıkmamıştı ,Musa amca Filiz'e kızgın gibi bakarken o da bir şey söylememişti .
Oğulları istemiyordu yapacak birşeyleri yoktu.
Biraz ileride oturan Cemal'e baktığımda Sanki hiç umurunda değilmiş gibi ayaklarını uzatıp üst üste atıp gözlerini yumup başını arkaya doğru vermişti.
Sanırsın uyumuş dünya umurunda değildi. konuşulanları duymuyormuş gibi ,
Ömer'de duyduğunda sinirlenip kızsa da abisi istemediği için bir şey de diyemiyorlardı halı ile
Ömer biliyordu Filiz abisini seviyor o yüzden istiyordu.
Botan amcamlar falan hepsi önden gidince babam" bizde kalkalım mı ?"dediğinde
Annem ,Heja yenge sadece ona davet ettiği için bir şey demedi ,"Biraz daha oturalım gideriz"babam başını salarken sohbetine devam etti .
çok değildi bir iki dakika sonra Musa amca ve Mustafa amcanın sesi geldi.
babam ikisine kızarken ikisi ses etmeden ters ters birbirlerine bakıyorlardı
kimse sesli bir şekilde dile getirmese de herkes patlayacak bomba gibiydi.
yanımda duran telefonu eline alıp "aşkım biz birazdan gidiyoruz kim bilir ?seni ne zaman göreceğim hoşça,kal "
Ömer hemen telefonun eline alıp mesajımı okurken" Sen giderken ben nasıl hoş kalayım "
Ömer farkında mı ?bilmiyorum ama her sözüyle beni kendine biraz daha aşık ediyordu
Onun da morali bozulmuştu.hep birlikte kalktığımızda Mustafa amcalara geldik babam ve Mustafa amca arabaları Evin arka kısmına götürdüler gelecek misafirlerin arabası rahatlıkla avlu,ya girebilsin diye biz yukarı çıkarken.
Filiz "gördün değil mi ?Roni umurunda bile değildi" dediğinde gözlerinden yaşlar akıyordu Ben de ona yaklaşıp elini tuttum" madem bu kadar üzülüyorsun evlenme !hem Kimse seni zorlamıyor mecbur değilsin!"
Filiz başını iki yana sallayarak "Ben Cemal'i zaten istemiyorum. Bana ne saygısı hem de sevgisi var !bazen aşk her şeye yetmiyor bana böyle davranan bir adama ,sevdiğimi söyleyip kendimi de gururum daha fazla ayaklar altına alamam "
Biraz konuştuktan sonra ne dersen diyeyim Filiz'in vazgeçmeyeceğini ben çoktan anlamıştım. kalkıp duşa girdiğinde Ben de arkasından baktım Ömer beni ayıp" aşkım yola çıktınız mı ?"Evet yoldayız "siz Mustafa amcalara ne zaman gideceksiniz ?"diye sorduğumda Ömer'in ne zaman
geleceğini öğrenmek istiyordum "babam,la annem gelmek istemiyor abim de zaten geldiğimiz gibi çıktı.galiba Ben tek gideceğim ayıp olmasın"
ben gülümserken "tabii canım hiç kimse gitmezse çok ayıp ,O yüzden sen mutlaka git "onu sevdiğimi söyleyip telefonumu kapattım.
duştan çıkan Filiz yüzü gözü şişmişti belli ki ,banyoya duş almak için değil ?ağlamak için girmişti.
dolaptan çıkardığı Hardal sarısı elbiseyi yatağın üzerine attı, saçını kurulayıp elbiseyi giydikten sonra saçına şekil verdi .
ben de onu hafif bir makyaj yaparken gözlerinin kenarından yaşlar süzülüyordu.
dizimde olan başının hafif kaldırıp yüzüne baktım, ben konuşmazken o da ses etmiyordu.
peçete ile şakaklarından akan yaşları yavaş bir şekilde sildim .
ben de duşa girip Filiz'in verdigi pudra pembesi elbiseyi giydim
Ömer gelecek diye hafif bir makyaj yaptım.
Filiz'e baktığımda yüzündeki ifadeden ne hissettiğini anlamak istiyordum.
O kadar ifadesiz duruyordu ki ? Sordum diyor " kalbim o kadar çok kırıldı ki? Alıştım hiç birşey yokmuş gibi davranmaya" ,bir şey anlamak mümkün değil ,gibiydi bilmesem hiç umrunda değil sevmiyor diyeceğim.
Gelen misafirlere Filiz hoş geldin demek için odaya giderken bende çay suyunu ocağa koydum.
Ömer'i tekrardan aradığımda "canım Sen daha gitmedin mi"? dediğimde hem Filiz'e hem de Cemal'e baya söylendi şimdi evden çıkıp gidiyorum aşkım ulaşamasan merak etme " telefonu kapatırken bahçe kapısından girdiğinden.
pencerenin önünde Ömer'e bakarken o da üzerine değiştirmişti ,siyah bir pantolon siyah bir gömlek giymişti.
Sanki damat oydu" şuna bak sanki kendisi damat hareketlere bak ".
kendi kendime söylenirken iç sesim (ama çok yakışıklı değil mi)? dediğinde ben çoktan ona eriyip bitmiştim zaten
Ömer kapıya doğru geldiğinde ben hızlıca salon kapısına doğru gittim.
Ömer kapıyı çalmadan ben kapıyı açtım karşısında beni görünce bir an afalladı.
Sanki ne tepki vereceğini bilemedi.
"Roni"
"Ömer "
İkimiz aynı anda gülerken Ömer beni görmenin şaşkınlığı ile öylece durmuş yüzüme bakıyordu.
elimi tutup beni dışarı çekerken sarıldı gülümseyip "Tamam Rüya değilmiş "
dediğinde ben de güldüm
"Hadi içeri geçelim "dediğimde" çok güzel olsun biraz dur da sana bakayım "
" Oğlum Sana mı? görücü gelecek " ben ona bakarken" sen damat mısın çeket giy takım elbise oluyor zaten "
" Yok onu seni istemeye gelirsem giyeceğim,"
Çok utanmıştım Ömer bu halime gülerken ben de onu kolundan itip,
" Hadi yürü çeri "
Sen şimdi,den Bana posta koyuyorsun yarın bir gün bana kızdığında Sen beni eve,de almazsın" !
"Yok alırım ama salonda yatarsın "
Ömer gülerken ben koca ellerinin içinde olan elimi çekip onunla birlikte içeri girdik .
Xebat oda,dan çıkarken "Roni Çay hazır mı "?
Ömer" sen git Ben çayı getiririm "
Xebat gülerken Ömer'e söylenip" size bile misafir geldiğinde sen çayı bana kilitliyorsun, şimdi Roni için çay servisi yapacağım, diyorsun "!
Ömer başının iki yana sallayarak " Yok ben öyle bir şey demedim ,kaynayınca haber veririm dedim ".
Ben gülerken Ömer önümden mutfağa doğru gitti.
Xebat'ta ağzının içinden birşeyler söyledi gibi misafir odasına geri gitti.
" çayı hemen demleme "
Ömer'e gülerken tepsiye bardakları dizip kaşıkları içine koydum.
"Olmaz ayıptır misafirler içeride "
Öyle dedim diye Ömer masanın üzerinde duran üzümlerden bir iki tane koparıp bana attığında.
Benimle uğraşıyordu ben yanına gidersem üzüm, salkımını kafasına atacaktım haberi yoktu.
Filiz içerden çıkarken yüzüğü allak bullaktı biraz sonra Bawer' abi ve oğlan içeriden çıkarken ikisinin görüşeceğini anladım.
Bawer' abi yan odaya gösterirken Ömer ile birlikte dışarı çıkmışlardı.
Ben de Filiz'le birlikte içeriye girdim, "hoş geldin" dedikten sonra" gidip size çay getireyim "mutfaktan Aldığım çayı odaya götürüp geri çıkmıştım.
Kadınlar tarafı içinde ayrı ve çay demlediğimde Ömer'in diğer kuzeni de gelmişti,Ben içeride gitmek istemediğim ,için çayı ona verip mutfakta kaldım.
biraz sonra Filiz odadan çıkarken adam , Bawer abi ve Ömer ile birlikte içeri girdiler
Filiz tutmaya çalıştığı gözyaşları ile bana bakıp tebessüm etti.
" ferhat'ı nasıl buldun"
Adı Ferhat mış "iyi ama çok dikkat etmedim" başını sallarken "çok iyi birine benziyor "dediğinde ses etmemiştim.
çünkü ben bir saat boyunca ona dil dökmüştüm ,ama Filiz kararını çoktan vermişti.
titreyen eliyle tatlıları tabaklara koyduğunu görünce "Sen bırak ben koyarım" dedim .
de o da küçük tencereye koyduğu kahveyi pişirmeye başladı Xebat tatlıyı götürürken Filiz'de kahveyi götürmüştü.
Ben de kadınların tarafı için kahveyi tekrardan pişirmeye başladım .
Ömer mutfağa bir tur attığında bana bakıp gülümsedi, ben de masanın üzerinde duran üzüm salkımlarından 4-5 tane koparıp Ömer'e attım "demek Savaş istiyorsun,"
"Benimle hiç savaşa girme seni yenerim "!
" olur benim için sorun yok her zaman yenilebilirim,"
ben onu attığım üzüm tanelerini yerden kaldırırken O da mutfak kapısında Durmuş bana bakıyordu.
Hem konuşup hem de bulaşıkları makineye diziyordum.
"Sana yardım ederdim, ama birisi görse yanlış anlar" dediğinde" bir şey olmaz zaten makineye diziyorum"
Ömer çayını doldurmak için mutfağa girdiğinde merak etme" biz evlenince sana hep yardım edeceğim "
"Yalan söyleme! Ömer sen rahatına düşkün olduğun kadar kimsenin rahatına düşkün değildir "?
Ömer gülerken "orası ayrı canım tamam tek sana iş yaptıracak değilim? ya hem ben Herkese aynı sana ayrıyım "dediğinde.
gerçekten de öyle olduğunu biliyordum
Birden Ömer'in annesi mutfağı girdiğinde Ben sanki basılmış gibi utanıp (hiii ) değip irkildim.
Ömer "anne sen hani gelmeyecekti dedin "
"Oğlum baban ayıp olur git değince ben de buraya gelip içeride kim kim var diye sormaya gelmiştim ,
bana bir dik bakarken Ben başımı eğip hiçbir şey söylemedim, imalı bir şekilde bir bana bir de Ömer'e baktığında oğlum senin burada ne işin var ?"misafirlerin yanına gitsene "dediğinde Ömer'le birlikte mutfaktan çıkmışlardır.
neden bilmiyorum ? ama annesinin bu tavrı gerçekten beni üzmüştü.
Telefona baktığımda Ömer "neden yüzün asıldı ,Annem bizi gördü diye mi"?
"Yok canım yanlış anlar diye utandım sadece m"
ne diyecektim ki ?annen bana beni öldürecek gibi mi? baktı diyecektim.
Filiz mutfağa gelirken mutfak masasına oturup tatlı yemeye başlayınca ona şaşkınca baktım.
"Gelip yesene" dediğinde "Yok canım istemiyorum Ömer mesaj atmış,gitmeden önce seni göreyim diye "başı sallayıp" olur canım git ben buradayım biri gelirse lavaboya gitti derim, seni ararım "
Ben başımı sallayıp mutfaktan çıkarken kapı önünde duran Ömer ve Xabat'a doğru gittim .
Ömer elimden tutup arka bahçeye giderken Yüz yüze bakıyorduk.
" Şaşırdın değil mi? beni burada görünce "
"Hem çok şaşırdım hem de çok mutlu oldum ,gökte ararken yerde buldum misali. "!
"Ömer Filiz ve Cemal abin ne olacak "?
"Vallahi canım şeytan diyor git Filiz'i omzuna atıp abine kaçır"!
Ben gülerken "sen de Ne meraklısın !birilerine kaçırmaya" dilini damağına vurup cık ,layarak başını arkaya doğru kaldırdı "yok benim almaya da,kaçırmaya hevesli olduğun tek kişi sensin".
Ben kalbim eriye eriye ona baktım.
Ömer elimi tutup gözlerimin içine bakarak"Roni ben seninle evlenmek yuva kurmak istiyorum
ne diyeceğimi bilemedim ,Ömer bu sefer çok cittiydi, öyle şaka,ya falan da vurmuyordu..
ben yutkunup ona bakarken " ben de çok istiyorum,ama korkuyorum,Ali' meselesi daha kapanmadı biliyorsun , herkes daha konuşuyor"
Ömer bana tam dönüp iki elini kaldırıp yüzümü
avuçladı " bak yar'e başkalarını boşver biz varız"
ben başımı sallayıp ona hak verdim.
bir yandan da çok utanıyordum Ömer'e bu kadar yakın olmak kalbimin durmasına sebep olacaktı sanki.
" bana evlenme teklifi bile etmedin ,hani çiçek hani yüzük " utançtan Ne diyeceğimi bilemediğim için öyle söylemiştim,Ömer gülerken başını sallayıp elimi tutup önümde diz çökünce şaşkınla ona baktım acaba şaka mı ? yapıyor diye .
" benimle evlenir misin ? yare bir ömür boyu benimle aynı hayatı aynı yuvayı paylaşır mısınız" ?
elim ayağım titriyordu heycandan kalbim kaburgamı kıracak gibiydi.
ben donmuş gibi bakarken Ömer bana bakıyordu, gözlerim anında dolarken " evet" diye. bilmiştim sadece
Ömer ayağa kalkıp bana sıkıca sarıldı.
göğsüne denk gelen başım ile kalbinin sesi kulaklarıma geliyordu.
başını eğip yüzüme bakınca " tamam ağlama sana söz yüzüğünü de çiçeğini de alacağım"
gülerken söyledi şeye bende ağlarken gülmüştüm.
dualarım kabul olmuştu, günlerce aylarca gece gündüz ettiğim dua kabul olmuştu.
hayatımın en güzel anlarıydı.
Ömer yüzüme citti bir şekilde bakıp.
"Bak bu sefer ciddi eğer vazgeçersen hastanedeyken bana evlenme teklif ettiğin videoyu herkese gösteririm vallahi ?"
"Vallahi mi? sen onu hala silmedin mi? ayrıca bu ciddi diyorsun diğerleri yalan mıydı ?
"Yok tabiki değildi, ama bu farklı,videoyu silmedim, silmemde ileride çocuklarımıza ben değil anneniz bana evlenme teklif edip neredeyse beni kaçıracaktı diyeceğim?"
İşte buna inanırdım söylerdi içim heyecandan ne mutluluktan içime sığmayınca sanki nefesim kesiliyor gibiydi
kalbim duracak gibi çarparken
Sanki kalbimin içinde koca bir kuş kanat çarpıp kanatları kalbimin her köşesine çarpıyor gibiydi.
"Hadi gidelim biri bizi görmeden "elini tuttuğumda "Bu son ayrılığımız olsun "
İçimden yüzlerce kez amin dedikten sonra Ömer'e bakıp gülümsedim.
Bu adam benim hiç sesimi duysa kesin bu deli değip benden kaçardı.
(sanki kendisi çok akıllıydı da bir de bana deli diyecek )diyen hiç sesim duymamazlıktan gelip Ömer'in elini sıkaca tuttum
ikimiz ön tarafa doğru giderken elimi onun elinden çıkarıp önden gittim.
Mutfağa gittiğimde Filiz oturmuş sigara içiyordu.
şaşırarak ona baktığımda içtiği sigara ile öksürürken alt dudagımı ısırıp" bırak şunu Allah için boğulacaksın "
"Ne bileyim Roni dedim belki birazcık kafam dağılır "
Misafirler gelince biz hep birlikte oturduk .
Helin hanım hem bana hem Filiz'e sanki sinirlenmiş ,gibi bakıyordu.
Filiz'i anladım da, bende nasibimi almıştım ,bakışlarından babamlar kalkarken benim ayaklarım geri geri gitmek istiyor gibiydi .
arabaya bindiğimde Ömer avluda durmuş elini cebine koyup öylece bakıyordu.
"Gidişini izlemek çok zor "
"Gitmek daha zor" diye attığım mesajla eve kadar gözlerimi hiç açmadım.
biz eve geldiğimizde saat 2 gibiydi.
elimi yüzümü yıkayıp yatağa girdiğimde Ömer mesaj atmıştı" aşkım uyudu mu ?heyecandan nasıl yatabilirim ki ?sanki dünyanın bütün mutlulukları benim olmuş gibiydi.
yatağa girip Ömer'le konuşurken havanın aydınlandığını gördüm.
annemin sesiyle gözüm açılırken "kalk saat 10,a geliyor dediğinde üzerimde ki yorganı çekmişti .
yatağın içinde gördüğü telefona bakıp bakışları beni buldu "kız ablanın telefonu senin yatağın içinde ne işi var ?Sen biriyle mi? konuşuyorsun "dediğinde "hayır anne yok öyle bir şey"
annem telefonu eline alsa da okuma yazması olmadığı için masanın üzerine koyup" bir daha ablanın telefonunu elinde görmeyeceğim "
bense çıkarmazsa aşağı indim.
ablam avluya yıkarken ben de mutfaktan söylenen annemin sesini duyuyordum
gece bizde kalan Ahmet amcam ile babamlar amcama kızıp bağırıyordu.
Ahmet amcam ısrarla "onu artık istemiyorum boşayacağım" diye diretirken babam deliye dönmüştü .
gerçekleri bilmedikleri için kimseden ses seda çıkmamıştı. ikimiz avluyu yıkarken Zeliha yengem avlu'nun kapısından içeri girdi .
Ben anneme haber verdim
de annem onu karşılayıp kadınların odasına götürdüğünde hiç sabah selam vermeden "senin bu kızın ne yaptığını sanıyor ? Hatun "
Annem şaşırmış bir şekilde bakarken "Ne oldu ki! Zeliha yengem tek elini dizine vurup" Daha ne olacak Hatun senin bu taş kafalı kızın ,Serhat'a ne dedi? de Serhat dünden beridir ortalıkta ölü gibi dolaşıyor ,kimseye bir şey dediği de yok "
Zeliha yenge bir sürü söylenirken annem ablama kızdı.
"Zeliha yenge dünden beri Evin ablamın da morali yok? biz sizin kapınıza dayanmadığımız ,hesap sormadığımız için mi? Şu an sen bizi suçlu konumuna düşürmeye çalışıyorsun ?"
anın da tepki verirken ses etmedim "terbiyesiz sen karışma ,Sen neden her Lafa atlıyorsun" dediğinde, ses etmedim Annem ise bana kızıp " sus dedi.
kalkıp eve gideceği sırada "O yüzden mi ?ablama muska yaptınız ",dediğimde Zeliha yengem anında bağırıp "yalan söyleme ,dilini keserim dediğinde.
Ben seni Sinirle "yalan söylemiyorum Bayram günü sen ve yengem birbirinizi anlatıp arkamızdan da konuşmadınız mı"?
Yüzün sanki Tokat yemiş gibi olduğunda ses etmedi.
Annem"haberim var senin söylediğin gibi bir şey yok, araları düzelsin diye bir hocanın yanına gitti, üzerine okunmuş su getirdi."
"Ben de babama ikinizin ablama muska yaptığınızı söyleyeceğim"
Dediğimde annem ben Zeliha yengem delirdiler ikisini birden üzerime gelince ödüm koptu.
Annem elini saçıma dalarken var gücüyle yüzüme tokat attı ,Tokat'ın için yüzünü ateş gibi yakarken.
Ablam" siz delirdiniz mi bıraksıza kızı ".
Önüme atlamıştı.