Roni'nin anlatımı
2 ay sonra akşam oturmuş, gökyüzündeki yıldızlara bakıp Kayan her Yıldız'da Ömer dilemek,de benim deliliğimdi.
Sanki her kayan Yıldızda benim dileğim gerçek olmuş gibi seviniyordum.
" Yeter ,yeter ne Ömer' miş arkadaş" diğen Dilan'a bakmadan gökyüzüne bakmaya devam ediyordum.
Hem onu ne kadar özlediğimi hemde dileklerimi diliyordum.
" Ben hiç inanmazdım birini bu kadar seveceğine ,sen kimseye dönüp bakmayan,Roni şimdi aldığın her nefes,te bile Ömer'e olan aşkını dile getiriyorsun"
Ona dönüp gülümsedim,Ömer aklıma gelince burnumun direği sızlıyordu, çok özlemiştim bir kere böyle uzaktan görsem yeter diyordum.
Tam iki ay olmuştu iki asır gibiydi.
Ömer geleyim seni göreyim desede ben korkuyordum Ali meselesinden daha millet konuşurken biri bizi görse kıyamet kopacaktı sanki.
Biz sahura kadar Ömer'le konuşuyorduk.
Ama yinede onu çok özlemiştim.
Ömer deseniz canım derdim,ötesi varmı ?bilmiyorum!
Bilen herkes Ömer'e olan aşkıma hayran kalıryordu.
Dilan " Roni sende ki aşk değil? vallahi göz göre göre bir uçurumdan atlamak gibi " dediğinde ben " aşk öyle birşey olmayacaksa neden seveyim " demiştim.
Biri nasıl bu kadar sevilirdi bilmiyorum?Ve ben biliyordum gerçek aşktı, gerçek aşkı bulduğunuzda siz isterseniz bile aşk peşinizi bırakmaz.
İçimde ki Korku her gün daha da çok büyüyordu,ya birşey olursa ? vallahi billahi yaşamam ki ! Direk ölürüm.
Ölüm, mü ? Ömer'sizlik mi dersiniz vallahi Ömer'sizliğin yerine ölümü isterdim .
O gün Berat'ın Nişan, nından gelene kadar Ömer kıskançlıktan delirecekti, Kıyamadım " Tamam söz" verdim bir daha giyeceğim ve ben o elbiseyi bir daha giymedim.
Ömer'e söz verdiğim gibi.
Onun kıskançlığı bile çok güzeldi.
" Benim gözümden sakındığım sevdiğimin ,güzeliğini kimse görsün istemiyorum" dediğinde söz vermiştim,kalbim erimişti sözüne ,sanki onu daha çok sevmek mümkünmüş gibi daha sevdim.
Ben kalbime sığmayan aşkımla her gün Rabbimden sevdiğim adamı Diledim.
"Allah'ım çok özledim, " dua mı ediyorum Rabbime dert,mi? yanıyorum bilmiyorum.
Benim tek duam Ömer'di.
Sosyal medyasından resimlerine bakıyordum, her gün bazen tabi Ömer onu sevdiğimi biliyor,ama bu kadarını tahmin etmiyordur,
Sesizde olan telefona baktığımda yüzüne hasret kaldığım adamdan msj gelmişti." Aşkım ,müsait olunca ara "diyor kurban olduğum.
Elimi kalbimin üzerine koydum " aşkın kurban olsun sana Ömer " kendi kendime söylediğim de daha her kes uyumadığı için arayamadım msj attım .
" birazdan ararım Ömer'im "
Sesli bir şekilde okuduğumda
" Dilan" ha ho ,ha ho " dediğinde bende tabakta ki üzümden bir tane alıp kafasına attım .
" Bayrama az kaldı " Dilan bana bakarken " eee ( kere )(eşşek ) beyaz suya gideceğiz ya Ömer'i de göreceğim."
Kahkaha atan Dilan'a yastığı attım.
" Gülme zeka özürlüsü çok özledim onu"
" Pira Xezal'e" diğen Dilan' nın kafasına bir tane yapıştırdım.
Oda bana, ben ona bir baktım ki biz hem karete hem güreşiyorduk.
" Bak yemin ederim seni mahf ederim Dilan dur"
" Gel ,gel kafanı ezeceğim" dediğinde yerinde durmuyordu hala bana yapıştırıyordu.
" Bak saçma salak hayretler yapma Ömer bekliyor "
" Başlıcam sana da Ömer'inide " dediğinde bana bir tane yapıştırıp beni kışkırttı.
Ben Tabi yerimde dururmuyum ondan beterim.
Onu belinden tuttuğumda,o da belimden tutmuştu, gülmekten kavga edemiyorduk ,bir o bir ben altımdan kalkıp üzerime atladı,
Ters bir şekilde Bileğim altımda kaldı .
" dur , Dilo Kere Bileğim gitti " tabi Dilan inanmadı.
Canım çok acırken"kalk, kere kıza kera"
diye canımın ağrısından koşamadım.
Dilan burkulan bileğime bakarken ben yerinden kıpırdatamıyordum.
Gece gece başımıza bela almıştık.
Ağrısı biraz hafifleyince bu sefer annemlere nasıl söyleceğiz derdine girdik bizi rezil ederlerdi,çocuk musunuz ? diye.
" Gel Fatma teyzeye gidelim "diğen Dilan'la biz gizliden komşumuz olan Fatma ' teyze,nin yanına geldik .
Kadın uyumuştu Dilan onu uykusundan uyandırdı.
Ben kadına bakıp gülmemek için kendimi zor tutuyordum.
Kadın zor duruyordu ayakta Gece kadının kapısını dayanmıştık.kim bizi görse rezil ederdi .
Kırık çıkıkçı olan Fatma teyze sıcak su ve sabunla ovaladığı bileğimi avalarken
Ben acıdan ve korkudan ağlıyordum.
Birden bileğimi çekince kalbimden bir damar koptu sanki,
" Tamam, tamam kızım " bir daha çekince "yerine oturdu,yerinden çıkmıştı" değince ben hala ağlıyordum.
Kıpırdatabiliyordum ama çok acıyordu.
Dilan da hem gözleri dolmuş, hemde pişmanlık içinde diğer elimi tutmuştu.
Karşımızda oturan çirkin ördek yavrusu oğlundan nefret ediyordum.
" Roni' geçmiş olsun"
Ben ona cevap bile vermedim, nefret ediyordum, ondan o ise dik dik bana bakıyordu.
Annesi leğeni götürünce Dilan da yardım etti,
" Seni doktora götüreyim"
Ayağa kalkıp " sen kimsin ? ya beni götüreceksin , " ters ters konuşmam ile ses etmedi.
" İnsanlık yapalım dedik "
" Yapma insanlığın sende kalsın "
Geri zekalı dama çıkıp saatlerce bizim evin tam karşısında Sandelyede oturup bakıyordu.
Ablam her seferinde " senin ki yine nöbette" değip gülüyordu.
Onun gözünü çıkaracaktım bir gün.
Ne kadar ters ters baksamda anlamıyordu.
Bir iki adım bana doğru gelip yanımda durdu ,bende bir iki adım geri gidip ters ters bakıp yüzümü başka yere çevirdim.
" Roni' Seni seviyorum" bir çırpıda söylediği şeyle yerimde kıpırdanamadım.
Ne diyeceğimi de bilemedim.
O sırada Dilan gelince hemen evden çıktık,
" Yüzün niye böyle sap sarı olmuş"
" Hele eve gidelim " neye uğradığımı şaşırdım,
Dilan ısrar edince yolda söyledim , Dilan benimle alay ederken ben hem acıdan hem sinirden ona kızdım" kere , gülme sinirim bozuldu"
Eve gelip terasa çıktığımda canım hala çok ağrıyordu.
Dilan" tuzlu hamur yapıp getireğim üzerine indirelim şişkinliğini ve ağrısını alır" diye mutfaklarına doğru gitti.
Ben bu akşam Dilan'lardaydım.
Yastığın altında ki telefona baktığım da onlarca msj ve arama gelmişti.
Hepsi Ömer' den , saate baktığımda 1:30 'çok,tan geçiyordu.
Birazdan arıyacağım dediğim Ömer'i 2 saate yakın aramamıştım.
Her gün 12, gibi konuştuğum Ömer telefonu açtığında ." Nerdesin Yare bir şey mi? oldu " ?
" Ömer'im " dediğimde derin bir nefes verdi.
" Merak ettim birşey mi ? Oldu diye "
" Yok aşkım Dilan ile kare,te yaparken bileğim burkuldu."
" Roni' ne bileği ne karetesi ne oldu ?adam akıllı anlat " dediğinde sesinde endişe vardı.
Baştan sona anlattım, tabi Fatma teyze,nin oğlunun bana ilanı aşk ettiğini söylemedim Delirirdi, " şimdi nasılsın bir yerinizde durun lan , çocuk musunuz siz ?"
O bana kızarken" Ömer canım çok acıyor " dediğimde ses etmedi.
" Kurban olurum sana, ax yare ax " ben hala ondan utandığım için (sen değil Roni kurban olsun sana Ömer) dedim içimden.
Biraz konuştuktan sonra
" Ben demedim mi? amcamlara gitme" alt dudağımı ısırdım,
Ben amcamlara gelince kızıyordu, Dilan' nın bir sürü abisi vardı.
Ömer orda olduğumu duyduğunda deliriyordu.
" Ömer aşkım Dilan çok ısrar etti "
" Git tamam ,lan ben dersem tam tersini yap inadın anası Roni ,git anasını satayım ne yaparsan yap "
" Ömer Dilan ısrar etti diyorum"
" Kızım ben sana demedim mi? Gitme o bücür seni çok seviyorsa o gelsin yanına sizin ev müsait "
Annem,de Ömer'in aynısını söyleyip kızıyordu.
Ama Dilan" sen gelmediğinde annem diyor sen de gitme bak o geliyormu ?"
Bazen mecbur geliyordum.
" Roni' bak canım sen beni anlamıyorsun galiba yada işine gelmiyor, senin orda bir işin yok Dilan Şeytanı gelsin " dediğinde sesimi etmedim.
" Roni' duydun mu "?
" Duydum Ömer amcamlardır nasıl gelmeyeyim" dediğimde daha çok kızdı.
Ömer Evin ablamın istemeden evleneceğini bizimkilerin onu zorladığını falan biliyordu.
Bize de aynısı olur diye korkuyordu,
" Bak kızım beni deli etme, bir daha gece başka yerde kalırsan Seni mahf ederim canım"
hem kızıp hem canım diyor küsmeyeyim diye.
" Roni' duydun mu "?
" Duydum " biraz sessiz kalırken
" biliyorsun, neden gitme dediğimi , amcasının oğlunun istediğini kızı kimse alamaz, beni seni kaçırmak zorunda bırakma"
Haklıydı amcasının kızını isteyen birini baksa birine verilmezdi bizde .
Ciwan meselesi o günden sonra açılmadı,Ömer'in haberi de vardı , o yüzden çok gitme diyordu,
" Tamam canım gitmem "
" Roni' "
" Bak seni kırmak istemiyorum "
Onu anlıyordum ,daha millet arkamdan konuşuyordu, Ömer söylemiyordu,ama ne Urfa ne de Mardin hala unutmamıştı.
" Tamam çıkmam gittiğim tek yer burası ,annem buraya tek izin veriyor sende buraya kızıyorsun " dediğimde gözlerim dolmuştu.
Gözlerimi yumduğumda sesizce yaşlar akıyordu.
Ben çok yorulmuştum, her gün yeni bir dedikodu ,yeni bir yalan duyuyorduk.
Tam unuttular diyordum, bakıyordum yeni bir yalanla yeniden konuşuyorlar.
Ömer'de bilmiyordu benim bunlarla boguştuğumu,
" Allah aşkına ağlama" diyor sonra kısa bir sessizlik aramızda bir duvar örüyor.
Ne kadar yorulduğumu baskılandımı bilmiyor?
" Seni gelip isteyelim diyorum abin var ablam var bizimler erken der vermez diyorsun".
Aslında korkuyordum bu huzurumuzun bozulacağını.
Annem duysa bana çok kızardı, hatta delirirdi ,sonuçta Ömer Ali ' nın kuzeniydi.
(O kimsenin değil ?sadece benim Ömer'im ) diğen kalbim sesini duyması mümkün gibi onu ne kadar sevdiğimi söylüyordum.
" Roni' yare ax yare ax " diyor Ömer üzüldüğü zamanlar " ax yare ax " derdi.
Dilan elinde hamur ile gelince "Dilan elime Hamur koyacak ,sonra yatacağım iyi geceler "
Ömer de birşey demeden kapattı.
Dilan bana anlamaz bakışlarla baktığında,
Birşey söylemeden hamur koyduğu bileğimi sararken " Sahur yapmicam Dilan" dediğimde sebebini ısrarla sormuştu.
" Ömer le tartıştık " dedim kısaca yatağa girip başıma çektiğim battaniye ile gözlerimden yaşlar aktı.
Biraz sonra telefonun yanan ışığından
" Seni seviyorum Turna gözlü yare"
Bende onu çok sevdiğimi yazıp gönderdim.
" Kızma bana gözüme uyku girmiyor sonra "
Gülerek onu aradığımda hemen açtı.
" Aşkımmm "değip beni çok sevdiğini söylemişti,ben gülerken o da gülmüştü.
Ona kızmama izin vermiyordu bile,bende onun bana kızmasına tahammül edemiyordum.
Biz konuşurken " oğlum hadi ezan okunacak,kim bu sen bu kadar konuşuyorsun, ben anlamadım ki ?ne diyorsunuz birbirinize"
Helin yenge,nin sesini duyunca
Gülerek Selam söyle dediğimde şaka yapmıştım " anne sevgilim diyor annene söyle kafamı bozmasın biz evlenince onu evime sokmam "
" Hele hele o da kimmiş kim onu almış " diyordu annesi.
ben söylenirken Ömer kahkaha atıyordu.
" anne sen bu kıza desene Ömer seni çok seviyor, oğlumu üzme de "
" Valla demem beni evine almazmiş asıl ben onu evime gelin diye almam"
" Helin hanım büyük konuşma tanırsan çok seversin, turna gözlü Sevgilim öyle demedi" dediğinde .
Annesi"kesin o da senin gibi bir deli iyi anlaştığıza göre "
Ömer'in sesi gelmeyince duyduğumla şoka girdim.
" Kız sen neden benim oğlumu üzüyorsun oğlum seni çok seviyor"
Alt dudağımı ısırıp ses etmeyince
" Yare seni çok seviyorum " dediğinde annesi gülüyordu.
" edepsiz " dedi Ömer'e
Ben ses etmeğince Ömer " aşkım görüşürüz yoksa sen gelmeden annem sana düşman olacak " dediğinde gülerek kapattım.
Ben kesinlik kimse bilmeyecek demiştim,
Hele ki annesi Ömer söz vermişti.
Kimseye söylemeyecekti.
Kimse duysun istemiyordum.
Berat'ın nişanından Mustafa amcamlara gelmiştik eşyalarımız oradaydı ,Onlarda gelmişti.
Heja yengem " Ömer sanki Cemal' den önce evlenecek " dediğinde annesi " yok Cemal'ın sırası,en büyük oğlum o onun hakkı Ömer sonra " dediğinde
Filiz' e bakıp gülümsedim.
Annesi baya baya gönderme yapıyordu,Bakışları ile .
Sabah erkenden kalkıp eve geldim.
Annem izin verdiği halde söyleniyordu yine, ben ise sesimi etmedim işleri bitirip kur'nımı okuyup duamı ettim.
Kadir gecesi sabaha kadar namaz kılıp dua etmiştik Kur'an okumuştuk.
Sahur yapıp uyumuştuk.
Bayram sabahı evimize dolan kalabalıkla daha biz giyinmeden misafirler cami,den çıkıp direk bize geliyorlardı.
20 kilo,dan fazla şeker alan annem "azdır yetmez misafirlere " diyordu.
Gelen giden öğlene kadar hiç eksik olmadı tabi ben ilk sevdiğimin bayramını kutladım.
Amcamlara falan gittik, aldığım tüm şekerleri bi tane Ömer' e bir tane kendime almıştım,
Hepsinden iki tane vardı.
" Sana şeker topladım" dediğimde Ömer gülerek " bende sana topladım" değip güldü.
10 tane falan var " dediğinde gülmüştüm.
" Sakla şekerlerimi " güldü," ne kadar istersen alırım yare "
" Yok bizde de çok var ama senin topladıklarını istiyorum" tamam sende benimkileri benim yerime ye " dediğinde gülüyordu.
Çok mutluydum Ömer' i her geçen gün daha çok seviyordum .
Evinin anlatımı...
Evin' alışırsın diyorlar bilmem kaçıncı kes alırşırsın lafı bu bilmem kaçıncı kes tamam, dedim.
Bilmem kaçıncı kes olmuyor değip ağladım.
Serhat o geceden sonra beni doğru düzgün aramamıştı kararını ver demişti.
Ne kararı verecektim bilmiyorum ki kim bana sormuştu.
Herşey yıkıldıktan sonra , mı karar benimdi.
Serhat çok iyi biriydi evet ama benim kalbim ona saygı duyuyordu.
Aşık değildim üstelik zorla verilmiştim.
Unutmaya çalışıyorum olmuyor ben çoktan vazgeçtim unutamadığım Berat'ı .
Düğünü var diyorlar, olsun evlensin,mutlu olsun ,
Ben olsam diyorum asla evlenmezdim.
Ama insan umudunu kesince ne olursa olsun diyormuş,
Bende ne olursa olsun diyorum artık .
Son zamanlarda yorgunum hasta gibiyim , üzerimde ağırlık var , elim ayağım uyuşmuş gibi kim ne derse tamam diyorum, sanki düşünme yetimi kaybetmiş gibiyim ,
Sürekli uykum geliyor ve başım ağrıyor,
Annem her gün bana kızıyor
" Serhat iyi biri , alış artık taş kafalı, senin bu taş kafalılığın başına çok iş alacak "
Serhat yine gitmişti, İstanbula bir iki defa konuştuk nasılsın, iyi misin öteye gidemedik, o da uzatmıyordu.
Konuşmak istemeyen iki insandık biz
Botan amcamda çok kızmış" Serhat'ın ne işi var İstanbulda "diye .
Zeliha yengem anneme " bak kızına söyle hakkı yok oğluma öyle yapmasına, benim senin kızına kurban verecek oğlum yok " annem kafama vura vura söyledi.
Botan amcamlar geldi Bayram günü Serhat 3, gün önce gelmişti,
Babamın elini öpüp annemin de elini öptü.
Sonra bana döndü, nasıl baktı bilmiyorum ama ben o bakışına utanıp başımı eğmiştim.
Yeter der gibiydi vallahi bakışı ile kendimden utandım,
Yorulmuş gibiydi bakışı ama bakışında başka birşey vardı, aşk gibi ,özlem gibi.
İçimden (özür dilerim, Serhat özür dilerim ) derken ikimizde zoraki gülümsemiştik başı ile selam verip içeri geçmişti.
Bende yengemle amcamın eline gitmiştim.
Getirdikleri hediyelerle içeri girdikler Rukiye bana bakıp zoraki gülümsemişti.
Haklılardı ne ben eski Evin'dim nede Serhat' eski Serhat'tı ,Sessizce yerinde oturmuş başını eğmişti.
Ona bakınca kendimden utanıyordum, Serhat bu kadar iyi biri olmada belki yapmacık ,miş gibi yapardım ama Serhat bu kadar dürüstken yüzüm almıyordu.
Kimse eskisi gibi değildi , biz mecburi yan yana gelmiş insanlardık.
Rukiye Serhat'ın yanına oturmuş, birşeyler söylüyordu.
O da Sesizce onu dinlerken başını kaldırmıyordu.
Roni' doldurduğu çayla" Serhat abi sen seversin " değip önüne külinçe koydu.
Serhat severmiydi bilimiyordum, kardeşim biliyordu, ben bilmiyordum.
" Ablam yaptı" dediğinde Serhat tebessüm etti.
" O zaman güzel olmuştur " dediğinde eline bir tane aldı.
Roni' ona bakıp gülümsedi.
" Damatları ya nasil ayrımcılık yapıyorlar,"diğen Ciwan babamın yanında oturmuştu.
" Ben Serhat abiyi zaten çok severim şimdi daha çok seviyorum " dediğinde
Roni' hep onu severdi ,"seni bir tek o mutlu eder" diyor.
"Tanımıyorsun tanısan ,aşık olmasanda seversin " diyor
Ben ses etmezken Botan amcam " Mehmet düğünü Kurban Bayramından sonra yapalım, çocuklar hazırlıklarını yapsınlar" dediğinde kimse ses etmedi.
Annem" bence hayırlı iş uzatmaya gelmez". Dediğinde Zeliha yengem " Evin' birkaç gün sonra gidin mobilyalarınızı beğenin yaptırmaya vereceğiz ne istersen söyle" dediğinde soğuk ve mesafeliydi.
Başımı sallayıp ses etmedim.
Serhat annesine baktı kızarak falan değil , sitem eder gibi baktı annesi bana soğuk soğuk konuşurdu haklı olarak ama biraz sonra Zeliha yengem " Evin gel yanıma kızım " elime koyduğu bileğikle ile " gerek yok yenge" desemde beni dinlemedi " sadece Serhat'la ikinizin mutluluğunu istiyoruz" dediğinde gülümsedim.
Serhat kalkıp dışarı çıkınca arkasından gittim.
" Serhat" dediğimde sanki benden kaçar gibi bir hali vardı.
Yanına vardığımda başımı kaldırıp yüzüne baktım , benden epeyce uzundu.
" Yemek yapacağız akşama sende gel" dediğimde gözlerimin içine bakıyordu.
" Yok Evin kendini zorlama gelmem yengeme söyle arkadaşının yanına gidecekmiş dersin sana kızmasın "
Ağzım sanki kirlenmiş gibiydi.
Kim ne derse tamam diyordum.
Serhat' giderken ben içeri geldim" annem kızım söyledin mi ? "Dediğinde
Başımı salladım" arkadaşı ile görüşecekmiş"
Kimse birşey dememişti.
Onlar kalkıp giderken Annem ve Roni 'ile onlarla Dilan'lara gittik.
Her kes toplanmış iki gün sonra Beyaz su planı yaparken Roni' yanıma geldi yüzü sapsarı olmuştu.