yeni umutlar

2614 Words
Serhat'ın anlatımı.. Gece içtiğim sigaraların dolu küllüğünü gören annem yine söyleniyordu. " Ne Vardı ? bu kadar içecek kendi ciğerlerini çürüteceksin Serhat ! ah Serhat ! " Ahlanıyordu annem,oysa o değil,miydi benim iyiliğim için bildiği halde Susan. Kendimi de suçluyorum tabi ,gidip sorabilirdim, tıpkı onun da gelip söylemesi gerektiği gibi. Benim ciğerimi ilk gün Evin'nin beni istemediğini bildiklerinde sustuklarında deştiler zaten. Şimdi derdinizden çürüşün ! Bu Serhat'ın ciğerleri Yatağın içinde annemin sesini duyuyordum, sabah ezanından sonra cami,ye gidip döndüğümde biraz uyumuştum onda da annem sağolsun izin vermedi. Yataktan kalkıp elimi yüzümü yıkamadan direk duşa girdim. Üstüm başım leş gibi sigara kokuyordu en yakın arkadaşımdı artık gece ve sigaralar, eskiden günde 2, 3 tane içerdim . Şimdi tek seferde 2 tane içiyorum. Kahvaltıya indiğimde babam " Serhat kahvaltını yapda , Yade 'nin yanına gidelim" Başımı sallayıp ses etmedim bir bardak çay doldu Zeynep önüme koyarken ilk bir iki yudum aldım. " Birşeyler ye oğlum " " Canım istemiyor anne " " Serhat o kadar zayıfladın ki ? Yakında yemekten düşeceksin "! Ben ses etmeden çayımı içmeye devam ediyordum. " Serhat kime diyorum" diye kızdı. " Canım istemiyor zorlama" " O kız oğlumun başını yiyecek en son bak , Botan bak oğlumdan eser kalmamış, eskiden Oğlum bu kapıdan girmezdi." Babam ona kızarken" Evin'le ne alakası var,kızı suçlayıp sinirimi bozma Zeliha " Annem hala Evin'e kızıyordu. Bu sefer annemle babam kavga etmeye başladılar. " Yeter anne biz neden kör sağırı oynuyoruz ki ? siz bile, bile o kızı almadınız mı? İstemediğini hepiniz çok iyi biliyordunuz şimdi nişanlandık diye kendinizi haklı mı? görüyorsunuz, suçlu o mu ? Oldu" Annem "Her şey olmuş bitmiş artık alışsın yoksa !kendisi bilir o zarar da çıkar" " Niye sizin yaptığınız hatanın bedelinin zararlısı çıksın ki "? Annem bu sefer Evin'i savundum diye daha çok sinirlenmişti. " Yeter anne yeter ! bak vallahi yeter , Billahi yeter ! her gün aynı şey canıma tak etti! ne yapayım kızı bırakmayım mı? El birliği ile kızı mahf ettiniz bende öldürmeyim mi"? Rukiye kendi kendine söyleniyordu,Ciwan " sana bırak diğen yok ama baksana haline abi,iyi ol istiyoruz" " iyiyim,en azından vicdanım rahat " Babam kızıp"Yeter hepinize, evde huzur bırakmadınız " değip içerden çıkarken şu sözlerini duydum. " Zorla güzellik yapmaya çalışarak,en büyük yanlışı ben yaptım ben" diyordu kendi kendine kızar gibiydi. " Evin' le ilgili tek kelime etmeyin ilk başta bildiğiniz de sustunuz şimdi de susun ," Zeynep " Serhat o kız seni hak etmiyor "! " Buna sen mi ? karar veriyorsun ? Sen bilmiyor, muydun Zeynep o zaman da susmasaydın bu sefer Seni hak etmiyor diye yaptınız nişanı Bozun, hayatımız sizin istekleriniz üzerineymiş ya!" Kimseden ses çıkmayınca" sizin kuklanı,nız ya ,iyilik yaptınız ya bana şimdi de susun " Ben içerden çıkarken annem Ciwan'a" oğlumu düşman etmiş bize " diyordu. Yav hala kızı suçluyorlar, zorla güzellik yapanlar onlar ,kız istemiyor diye suçlu . Üzerimi değiştirip çıkarken amcamlarla geldiğimde babam avluda oturmuştu. " Gel oğlum gel sende mi ? Kaçtın benim gibi" dediğinde belki de en çok suçlu olan babamdı ama en azından Evin'i suçlamıyordu. Hogir amcam içerden çıkarken " abi içeri gelsenize burda oturmak nedir "? Babam başını kaldırıp"yok hava güzel ben içerden kaçtım,hazırlanın da çıkalım " dediğinde biraz sonra Evin içerden elinde kahve ile geldi " siz kahve içerken bizde hazırlanırız" Babamın keyfi gelirken " işte benim kızım " derken içtiği kahvenin yanına bir sürü para bırakmıştı. Hogir amcam "göründün demi Serhat ?abim bize zırnık koklatmaz ama gelini bir kahve yaptı diye bir deste para koyuyor" " Valla amca bu bir tek Evin'e özel galiba , babam sevdiğine para verir ,bana hiç para vermemiş mesela" Benle amcam gülerken. Evin' hazırlanmış bir şekilde çıkarken yine çok güzeldi. Hiç makyaj yapmıyordu, ama yinede yüzü hep aydınlık beyaz teni ile Allah'ın verdiği güzelliği fazlaysıyla güzeldi. Evin'i görüp güzel değil ! demek için kör olmak gerekirdi. Hogir amcam küçücük burnunu sıkarken Evin' mız mız,landı. Ben ikisine bakarken gelip omuzlarımı sıktı" "nişanlın diye sevmeyelim lan ben hepinizin amcasıyım" Ben ses etmedim ,adam amcanızım değip rütbesini kullanıyordu. Amcam " Bak ,bak " diyor Evin'e tepsiyi gösterdi " çakal seni bak " Evin' bakıp yüzü kıpkırmızı olmuştu Tepsiyi almadı. Babam gülerken " alsana kızım tepsiyi kahve çok güzel olmuştu eline sağlık " Evin' " amca gerek yoktu " dediğinde Hogır amcam "abi bundan sonra sana kahveyi ben yapacağım" dedi " Evin benim kıymetlim" ikimize bakıp " sizden bile kıymetli" dediğinde Evin' gülmüştü. Hep birlikte çıkarken Hatun yengem Ahmet amcam ,babam , annem,Şehmus amcam ,bir arabaya binerken. Ben , Evin', Hogır amcam, Ciwan, ,İbrahim bir arabaya bindik. Hogır amcam " İbo şu cimri babana söyle lan bu arabaya kıyın artık , bagajdan çıkarın orda pas tutacak gariban " dediğinde hepimiz gülmüştük. " Amca abin anahtarı saklıyor benim babam olmadan önce senin abindi sizin akrabalık daha eski " dediğinde, " Sus lan it , önüne bak abim hakkında düzgün konuş " Hepimiz gülecegiz ama deli amcamdan korkuyorduk. " Aç torpidoyu" İbrahim kısık seste söylenirken amcam bir tane yapıştırdı ensesine Ciwan ondan önce davranıp" lan it ben senin amcanım " Ciwan sesli bir şekilde amcamdan önce söylerken artık hepimiz güldük. Amcamda gülerken " canınızı okurum hiç birşeyde diyemesiniz " " Demiyoruz zaten ," diğen İbrahim " ne istiyorsun burası dükkan gibiymiş" " Bir tane çikolata al Evin'e ver " İbrahim bir kaç tane alıp ilk Evin'e uzaktı. Sonra bana " ben istemiyorum İbo " Ciwan'a da iki tane verirken amcam " lan ben dedim bir tane çıkar niye hepsini aldın " İbrahim gülerek iki ısırıpta bitirdiği çikolatayı yedi "sen bizim amcamızsın " " Sus lan bir tane bana ver bari" " Bitti sana kalmadı amca" dediğinde üçüncü çikolatayı yedi,amcam başını yan yaparken ses etmedi. Evin' omzuma dokununca ona döndüm uzattığı bir parça çikolatayı aldım. Canım istemiyordu ,ama onun için aldım ağzıma atıp göz kırptım. Bir parçada amcama uzaktı . Amcam " büyüklerimiz kız olsun topraktan olsun dememişler boşuna puu şerefsiz bak bak" dedi ibrahim'e. " Vallahi ben vermem, eskiden beni dövdüğün günleri sayarsın" Amcam gülerken İbrahim'in dizini sıkıyordu." seni şimdi vurmayacağımı sana düşündüren ne merak ediyorum" İbrahim pes edip " haklısın amca ne dersen o olsun " dediğinde. amcam " lan deli idere eder gibi tamam amca nedir" Hepimiz mecbur deli amcamıza. " estağfurullah amca ne delisi derken " amcam da citti olmadımızı biliyordu. " Lan şerefsizler Evin' olmasa sizi burda indirir sıra dayağına çekerdim" " Ciwan efendi seninle ayrı konuşacağız niye kızlara karışıyorsun lan it " Ciwan kendini savunsada amcam onu dinlemedi. " Duymayacağım " dediğinde eminim Ciwan eve gidip onu şikayet eden kızlar kardeşlerimizi mahf edecekti. benim yanımda yapmıyordu eve geldiğimde ikisi onu şikayete başlıyordu. Cam kenarında Yanımda Evin' vardı. İki yanımda duram elimi minik bir el tutunca,ona baktım yumuşak ve pürüzsüz eli titriyordu. Ben ona o da camdan dışarı bakıyordu. İlk defa Evin o gün taktığı yüzükten Sonra bana adım atmıştı Bende elini tuttum. o gün kahvaltıya gittiğimizde yüzüğü elinde görünce geçmişe değil, geleceğe baktığını anladım. Bana bakmıyordu bile ,ben gülerken ona baktım,bir an bana dönüp baktı sonra yine yüzünü Cam,a çevirdi. Bakışında sadece utanma vardı. Biz aylardır hatta yıl oldu nişanlıyız Evin' ile ilk defa ele eleydik. Kalbim duracak gibi atıyordu sanki. Elini çok sıkmadım ,istediği zaman elini çekebilsin diye ama Evin Diyarbakır'a kadar elini hiç çekmedi. Bana da bakmıyordu ben onun bu haline gülerken indik. Amcam ve Roni için birşeyler getiren Hatun yengemler evi taşımıştı resmen. Biz eşyaları taşırken " keşke Evi getirseydik diğen Evin haklıydı. "Roni dedi lazım " " Anne Roni utanmasa yatak Yorgan isteyecek ne bakıyorsun ona " " İstedi zaten, yastığımı ,yorganımı getirin dedi ben yastığı tek getirdim" " Uyku için dünyaya gelmiş bir insan başını koyduğu yerde yatar mı?ya "hem gülüyor hem de bana bakıp anlatıyordu. Hatun yengem Kaç tane kap yemek yapmıştı. Sanki burda yemek yoktu. " Roni diyor yenilmiyor hastanenin yemeğini ,alışmış tabi Hatun yengemin yemeklerine, kim olsa yemezdi hastane yemeklerini. Hep birlikte otururken Roni Evin 'nin kulağına eğilip birşeyler söylüyordu. Evin' bana bakıp başını eğdi. "Serhat' abi ablamı alıp biraz çıknıza " dediğinde. Evin' " Roni saçmalama hastaneye geldik " " Yade ' yı gördüğünüz iyi çok şükür hazır gelmişsiniz gidin,ben olsam giderdim" " Evin' isterse gideriz tâbi" dediğimde ses etmedi. Hogir amcam " gidin çok şükür annem iyi ma, ne olmuş sanki " İkimiz birbirimize bakarken Evin' ayağa kalınca ben de onu bekliyordum. " Nereye gitmek istersin" "Hewsel bahçesi " dediğinde başımı salladım,ikimiz oraya gidince yan yana yürürken Diyarbakır'ın saklı cennetini geziyorduk. elini tutmak istediğim için elimi uzattım, " tutmak zorunda değilsin " dediğimde onu zorlamak istemiyordum. bir bana birde tuttuğu elime baktı. Başkaları nişanlı çiftler için çok sıradan olan bir şeydi ama bu hem Evin için hem de, benim için çok büyük bir adımdı. Kaleden her şey o kadar güzel görünüyordu ki! Ama benim için Evin' hepsinden de daha güzeldi . ,on Gözlü köprüye geldiğimizde. " Annen dedi Serhat bir şey yemedi " Evin'nin sesini duyup güzel yüzüne bakarken"yiyorum ama sabah canım istemedi" "Tamam o zaman ben acıktım "dediğinde benim için söylediğini biliyordum. " Tamam kahvaltıya gidelim o zaman" Bana deseler ki Şu dünyada bir insan için en kıymetli şey ne sevdiği tarafından sevilmek derim. Oturup bir şeyler yiyip çay içmiştik bir kaç saat geçmişti bile çeşitli yerlerden bir şeyler alıp yemiştik Evin' kavurmaya '" annem'in yaptığı daha güzel" dediğinde güldüm. Bizde burda çay kafede demlikte gelir çoğu yerde. Demlikte ki çay önümüzü gelirken, İkimiz çay içtik Sesizce geçip akan suyu izliyorduk bana sorsanız huzur buydu derim . İnsan sevdiği ile susmayı da bilmeli. Evin' bana alışıyor gibiydi bunu hissediyordum. Bir yandan seviniyordum bir yandan ara ara gözü dalıp giderken benim içim gidiyordu. Acaba aklına o adam mı ?geldi diye. İçimi huzursuz düşünceler kaplıyordu. beline kadar uzanan açık kahve saçları rüzgarda savrulurken aynı renkte olan gözlerine baktım. İnsan aşık olunca karşında ki dünyanın en güzel insanı gibi hissediyordu. Ama Evin gerçekten de güzeldi. Herkesin isteyeceği kadar temiz yüzlü ve güzeldi. " gidelim mi"? Dediğinde onun yüzüne daldığım farkında bile değildim " Olur , gidelim " ikimiz kalkarken arabaya binip bizimkilerin yanına geldik. Hastanin bahçesinde küçük bir ordu gibiydik. Yade' Yoğun bakım da olduğu için kimseyi yanına almıyorlardı. Gelen misafirlerle birlikte gelen giden bize bakıyordu. Hogir amca bu sefer Roni'ye takmıştı, şükür benle Evin'e karışmıyordu. Roni ona söylenirken o da amcası olduğunu hatırlattı. " Yade'ye söylerim " dediğinde amcam kahkaha attı. " Çakal seni bir daha döverim" değip onu tutup burnunu sıkarken yanaklarına vuruyordu. Roni " Yemin ederim çin işkencesi gibi bu adam " dediğinde amcamın omzunu ısırdı. Amcam gülerken " para vereyim " dediğinde Roni " az olursa istemem " amcamın çok hoşuna gitmişti. " Bak ya çakal bu yemin ederim " dediğinde Roni Ondan aldığı parayı cebine koydu. Hatun yengem kızsa da Roni "madem amcamdır, bana para da versin anne akşama kadar amcanım değip kafama vuruyor" Akşam üzeri hepimiz eve gelirken Roni ve Mehmet amcam kalmıştı. Hogir amcam gelmek istemesede Mehmet amcam" burada yapılacak bir şey yok" değip, hepimizi göndermişti. Dila yenge evde rahatsızlanmış eve geldiğimizde onu hastaneye götürmüşlerdi bile. Hepimiz hastaneye gittik onlar Ameliyathanedeyken Ahmet amcam bir ileri bir geriye gidip geliyordu. "Amca sakin ol İnşallah Allah'ın izniyle İkisi de çıkacak sağ Salim" "Ya bir şey olursa ikisinden birisinine içindeki korku sesine yansımıştı. Biraz sonra ameliyathaneden çıkan doktor Durumun iyi olduğunu erken doğduğu için bebeğe küveze alacaklarını söylemişti. bebeği prematüre doğdu. Hepimiz amcama sarılırken "prematüre ne demektir " dedi endişeyle. "Yani vaktinden önce doğan bebekler" "E niye vaktinden önce doğmuş ki zamanını bekleseydik keşke" "E ancak keşke oğluna zamanında gel diye tembihleseydin" "Lan keşke kız olsaydı Serhat Ben kızlara çok seviyorum "dediğinde haklıydı. Ben de kız çocuklarını Ahmet amcam gibi çok severdim. Hepimiz yoğun bakım ünitesinin olduğu camdan bebeğe bakarken el kadar bir şey di. Ciwan' "el kadardır ama hepimizi başına topladı baksana , ne kadar küçük Bu nasıl büyüyecek" Hepimizin gülümserken amcam oğlu ile tanışıyordu. Hatun yengem" Serhat Sen beni eve götür oğlum bebek ve Dila için bir şeyler getirelim" Onlar ameliyathaneye alındıklarından ben ve Evin' ,Dila yenge ve bebek için bir şeyler almaya gitmiştik. Tabii biz kız beklediğimiz için Evin' her şeyi pembe almıştı. Bebeğe bakarken erkek olup da pembe giynen tek bizimkiydi. Hogir amcam " çok şanslısın şerefsiz Ahmet abim gibi bir baban var" Ahmet amcam gülerken amcama sarıldı. Ciwan "senin gibi bir amcası olduğu için de şanslı" Amcam onun ne dediğini anladığı için omzuna sıkıp "hayırdır aslanım amcalığımdan şikayetçi misin"? " Yok amca Haşa olur mu? öyle şey şanslı dedim ya"! Biz hep birlikte eve gelirken Hatun yengem onun yanında kaldı. **** Roni'nin anlatımı.. Hogir amcam geldiğinden beri beni tehdit edip duruyordu. Amcam olmasa çoktan evire çevire döverdim ama maalesef ki ! babamın kardeşiydi. " Gözüm üzerinde ayağını denk al" "Sen niye geldin ya kim sana dedi gel" "Sus lan Ben senin amcanım istediğimi söylerim" Neyse ki bana dondurma almış onunla barışmıştım. "Beni yemeğe de götüreceksin anca öyle barışırım seninle" "Sen beni yemeğe götür" dedi . "Amca olan sensin Sen beni yemeğe götüreceksin oradan da gezmeye " " Babanın özel uşağı miyim ben"dediğinde babam ona bakmıştı. " Tamam cimri istemiyorum seninle hiçbir yere de gelmiyorum" "Tamam gideriz eve gelin" değip "paran var mı ?"diye sorduğunda Ben de olmasına rağmen" bende var ama istersen ver" Bana para verdiğinde Annem koluma çimdik vurup" kız sende utanma da yok "demişti. Annem onu pek sevmiyordu. Amcam da onu hiç sevmedi Zaten. Kaç gündür buradaydık gelen giden hiç eksik olmadı. Berat' annesi babası daha gelmişdi. Berat sanki eski Berat değilmiş gibi hani derler ya 10 yıl yaşlanmış. O da öyleydi belki de durumunu anlatan en iyi cümle buydu. Benimle göz göze geldiğinde başını eğmişti. Ben oda'ya çıktığımda Berat da geldi. " Roni konuşmamız lazım"? "Tamam konuşalım," dediğimde acıyla bakan gözlerine şahit oldum. "Evin'i" diyor "çok seviyorum " Durdum bir an kendimi onun yerine koydum. " Ama ikiniz için de zor artık Berat yapacak bir şey de yok keşke olsa keşke ablam seninle mutlu olsaydı." "Ben kararımı verdim ,Suzan'la konuşup nişanı bozup Evin' le birlikte buralardan gitmek istiyorum" Ben ona anlamaz bir şekilde bakarken "gitmek istiyorum ,nasıl yani gitmek" " İkimiz gideriz buralardan" "Berat sen de bir yola girdin ,Ablam da bir yola girmiş. Üstelik ablam amcamın oğlu ile nişanlı benim sana neler olacağını söylememe gerek yok" "Biliyorum her şeyi biliyorum aylardır düşünüyorum ama işin içinden de çıkamıyorum bir türlü" "Berat sen bir de Serhat abiyi de aramışsın, Ablam ne kadar zor bir duruma girdi haberin var mı ?senin sen tutmuş kaçmaktan bahsediyorsun" "Roni Bak yemin ederim benim orada bir suçum yoktu. Sadece çok içmiştim aklım yerinde değildi ne yaptığımı bilmiyordum" "Aşk insanın sevdiğinin iyiliği için bazen vazgeçmektir Berat aşkta her şey kavuşmak da değildir Bu senin için de ,benim için de geçerli" "Bilmiyorsun Ne kadar zor bir şey olduğunu" O an içimde yer alan dağ gibi ,korku beni daha da sardı. "Ben neden korkuyorum ki "? Bunu kendi kendime defalarca dile getiriyordum. Aşk hislerden doğar ya tam da öyle bir yerdeyim , Ömer ile ilgili en ufak şeyde kalbim ne hissetse oluyor. Ona bir şey olunca kalbim hissediyordu ,iyi olmadığını yemin edecek kadar emin oluyordum. Tıpkı Ali'nin onu bıçakladığı gece gibi. O gün Sanki o bıçak benim kalbime saplanmıştı kim ne derse desin kalbim iyi değildi diyordu. Başımı kaldırıp hayattan bezmiş olan adama bakıp" ,Serhat abi ablama söyledi, istersen bozalım dedi ama ablam istemedi çünkü sen sözlenmiştin" " Ben bilmiyordum ,bilseydim " " Kendini suçlaman için söylemedim ama , ablam yeni yeni alışıyor ona yazık Berat ikinize yazık olacak," " Ben Evin' le konuşmak istiyorum başımıza kopan bu kıyameti ikimiz karar vereceğiz" " Bizimkiler nişanlın bozulmasına izin vermez, nişan bozulsa bile biliyorsun Biz de öyle şeyler yok kıyamet kopar ! "Ve o kıyamet en çok ablamın başına kopar bizimkiler bu saatten sonra her iki nişan bozulsa bozulduğu için bile sana vermezler" Sesi çıkmazken O da biliyordu doğru söylediğimi Ben istemez miyim ablamın mutluluğunu. Ben de isterim ablam ile oynaya evlensin mutlu olsun, ama bizim kaderimiz coğrafya değil ailemizdi.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD