Yazar'ın anlatımı..
Roni annesin yediği dayakla burnundan akan kanı silerken, lavabonun önüne çöküp ağladı.Sırtını duvara vermiş başını dizine dayamış.
Oturdu yerden kalktı, yanına gelen Evin' ablasını görmezden gelip ev,in bir odasına girdi.
Kapının ardına dayadı sırtını,isyan ediyordu, kendi ayakları üzerinde durabilseydi , istediği avukatlık bölümünü okuyabilseydi, çok güçlü bir kadın olurdu,ama orta okulunu bitirdikten sonra,
Xezal yadesi "kız kısmı okul mu ? Okurmuş hiç" değip okumasına izin vermemişti .
Roni günlerce babası ile konuşmamaştı.Ama elinden birşey gelmiyordu.
Bizde okuyan kızların kaderi farklı olur Roni kaderi farklı olsun istiyordu.
Ama Xezal yadesi müsade etmemişti.
Bizde güçsüz kadınlar ezilir ya eşi ,ya ailesi ya çevresi tarafından,o yüzden okuması lazım her kızsın ,
Okuyup sağlam bir şekilde kimseye minnet etmeden Kendi ayakları üzerinde durmalıydı.
Tüm hayalleri bir sabahın seherinde dağılan sis gibi yok olmuştu.
Ama şimdi Ömer vardı,Tutunduğu Ömer'in aşkı vardı.
Cebinde sesizde olan telefon defalarca çalmıştı.
Çünkü Ömer'i onu özlemiş sesini duymak istemişti.
Tuhaf ama Ömer onun sesini duymak için belki de ilk defa bu kadar ısrarla çaldırmıştı.
Neden bilmiyordu ama canı sıkkındı Ömer'in ,sanki Roni 'nin sesini duysa geçecek gibiydi.
Roni elinde çalan telefonu görünce daha çok ağladı.
Elini ağzının üzerine koyup daha çok ağladı.
Ömer'in attığı msjda şöyle yazıyordu.
" Turna gözlü Yar'e sesini duymam lazım ,çok özledim diye , canım çok sıkkın "
Roni msjını okurken" Ömer' iyiyim merak etme konuşamıyorum şuan misafir var "
" Tamam güzelim "
" Ömer seni çok seviyorum " değip telefonu cebine koydu,kaç saat orda kaldı.
Annesi ve ablası zorla kapıyı açtılar .
Hatun hanım pişman olmuş bir şekilde ona bakınca Roni yüzüne bile bakmadı.
" Gel sevdiğin yemeği yaptım" dediğinde Roni alt dudağını ısırıp ağlamaya başladı.
" Sen neden böyle yapıyorsun ya " ?
Hatun Hanım'ın gözleri dolmuştu.
" Ben bilmiyorum benim bildiğim bu bende bunların yanına geldiğimde 13 yaşındaydım yemediğim dayak eziyet kalmadı,"
Roni oturduğu yerde başını dizine koyup ses etmedi.
Yaralı kadının, yaralı kızları ama kadın yara almıştı diye kızlarına da aynısını da yapma hakkı yoktu.
Biri çocuklarına birşey derse Hatun hanım dünyayı onun başına yıkardı.
Ama kendisi en büyük zararı veriyordu farkında olmadan,sizin iyiliğiniz için diyordu.
Bazen sevdiklerimizi korumak için, onlara çok büyük zarar verebiliyoruz bizim doğrumuz onların hayatının yanlışı oluyor bazen.
Annesi" Bak sen,de diyorsun babama söyleyeceğim, biz kötü bir şey yaptık yemin ederim"
Hatun Hanım'a ve Zeliha hanıma dediler bu kişi Allah'ın ehlidir ,
Sihir değildir, Hatun hanım " madem Allah'ın ehlidir neden para ile yapıyor , dediğinde komşuları "yapan kişi ,fakirdir o yüzden kendi torununa bakması için mecburen biraz para alıyor "değince Zeliha hanım da evlatlarımızın iyiliği için dua okunacak biz kötü birşey yapmıyoruz demişlerdi.
Hatun Hanım' Tek ,tek Roni'ye anlatınca Roni ' zoruna giden annesinin Zeliha yengesinin dolduruşuna gelip onu dövmesiydi.
Zeliha hanım Eve gittiğinde sessizce avlu,da oturmuş yanındaki küllüğe sigarasını söndüren Serhat'ı görünce yanına gitti.
"Oğlum neyin var? ısrarla sorsa da Serhat hiçbir şey söylememişti .
sadece hasta olduğunu başının ağrıdığını söylemişti.
Serhat Berat'ın onu aramasını kaldıramıyordu bunun ağırlığı altında ezilip gidiyordu.
bir yandan,da Evin' bir yandan Serhat' iyi değildi,ikisi de bu durumu kabullenmekte ve kaldırmaktan çok zorlanıyorlardı .
Berat ise ablası ile konuşmuş ablasının Evin' nin"artık ne kadar mutlu olduğunu anlatmıştı sırf Berat kendi hayatına baksın nişanlısıyla ilgilensin diye .
çünkü Berat nişanlandığı andan beri pişmandı.
ama Evin'e kıyacak kadar da gözü dönmemişti, elbet.
arkadaşlarıyla gece içip sabaha karşı aklı başında değilken önceden bulduğu ama hiç atamadığı,Serhat'ın numarasını aramış Evin' onun sevgilisi olduğunu söylediğinde ise Serhat ona etmediği küfür kalmayıp sinirden deliye dönmüştü.
Dila defalarca Ahmet'i arasa da Ahmet Bu son yapılan için karısının affetme niyeti hiç yoktu.
Mehmet Ağa ve Hatun hanım Ahmet'e kızarak "sen karını keyfi boşayamazsın ki biz de boşanmak yok ?zaten biliyorsun "dediğinde.
Mehmet Ağa Ahmet'e attığı tokatlarla Ahmet başını bile kaldırmamıştı abisine
Hatun hanım ve Mehmet Ağa akşam gidip Dila'yı Almaya karar verdiklerinde Ahmet kesinlikle izin vermemişti .
çünkü oraya giderse konunun açılmasından korkuyordu.
Serhat'la da konuşup kesinlikle bu konunun açılmayacağını söylemişti. açılırsa daha çok dedikodu dönüp daha çok işler karışacaktı.
Dila pişman bir şekilde Ahmet'i aradığında ağlaya ağlaya "ben Berat tamamen, Evin'den vazgeçsin kendi yoluna baksın diye Evin'mutlu Serhat'ı seviyor, dediğimde herhalde zoruna gitmiş gitmiş içmiş öyle Serhat'ı aramış"
Ahmet inanmayıp telefonu yüzüne kapatmıştı.
*****
Filiz gece yarısı terasa çıktıp damdaki tahtlarda oturuyordu..
Köşede oturmuş ağlarken yüzünü Mardin ışıklarına dönmüş, ağlaya ağlaya izliyordu.
Filiz'in dam,da olduğunu gören Cemal ışığı açmadan, karanlıkta oturup ağlayan kadına baktı.
Tıpkı Filiz' in onu yıllarca karanlık izlediği gibi izlemişti.
Neden zoruna gidiyordu Filiz'in evlenmesi o da bilmiyordu ama içinde bir şeylerde onun evlenmesini isteyen bir ses vardı.
Belki Filiz bu kadar inat ,bu kadar asi,ona karşı bu kadar nefret dolu olmasaydı Cemal'e onu sevdiğini söylerdi.
Ama Cemal'e göre Filiz ondan nefret ediyordu.
O yüzden Cemal'de ona çok sinir oluyordu.
İnat çok inat ,çok dik kafalı diyordu.
Ama aylardır kalbi farklı konuşuyordu.
Murat'ın düğünde Cemal ilk defa Filiz'i bu kadar güzel görmüştü.
eskiden onun gözünde Filiz sadece amcasının kızıydı.
Ama gel gör ki ! Filiz onu sevmiyor hatta nefret ediyordu.
"Evlensin Kurtulayım"demişti Ömer'e "baş belası "diyordu Cemal .
Filiz onun başının belasıydı.
Cemal umurunda değilmiş gibi duymamazlıktan gelmişti ama kalbi (olmaz) diyordu.
Olmaz, izin vermek istemiyordu ,ama onu sevmeyen bir kadını da kendine de eş alacak değildi.
Filiz sessiz sedasız ağlarken Cemal daha fazla dayanamayıp elini evlerinin arasında ki duvara koyup onların tarafına atladı..
Gelen sese korku ile dönen Filiz Cemal'i görmeyi beklemiyordu,
Cemal hiç bir şey demeden ona doğru giderken ,Filiz yüzünü dönüp hızla gözyaşlarını sildi.
"Hayırlı olsun" diğen Cemal'e bakmadan " sağol darısı başına "
Cemal " sağol " derken yüzüne baktı.
" Neden ağlıyorsun "?
" Yok ben ağlamıyorum, öylesine canım sıkkın biraz oturdum burda"
" Damadı beğenmedim mi? yoksa "?
Sesi iğneleyiciydi.
" Yok çok beğendim, babamlar haber salacak,benim ki tamamdır ."
Cemal başını aşağı yukarı sallayarak" iyi"dediğinde aralarında ki bir kaç adım bir uçurum gibiydi sanki.
" Neden ağladığını söylemeyecek misin"?
" Yok seni alâkadar etmez işine bak sen"
Cemal içinden(İşte bu kız hep böyle inat ,ve cadı )
" Bana bak kızım birşey mi ? Dedik )
İkisi birinine öfkeli ve sinirliydi.
Birbirini nefret ettiklerini sandıkların da bile kalpleri birbirlerine atıyordu.
" bana bak Cemal efendi ,benimle düzgün konuş "
" Konuşmasam ne yaparsın "
Filiz ona Sinirle bakıp " seni doğuran ebenin AMK beyin hücrelerini öldürmüş taş kafanı tuta tuta."
" Lan küfür etme ebe,me, seni burdan aşağı atarım"
" At bakalim gücün yetiyorsa at "
Cemal onu bir kaşık suda boğacaktı.
" Taş kafalı geri zekalı,"
" Filiz sus bak elimde kalacaksın Allah'ıma "
Filiz ona bir iki adım yaklaşıp işaret parmağını onun kalbinin üzerine vurup
Tüm sinirini ondan çıkarırcasına " sen kendini ne sanıyorsu?, de bakalım kimsin? sen,kimsin?"
Cemal sinirle Filiz'in bileğini tutup
Gözlerinin içine baktı.
Filiz anında susarken Cemal'de susmustu..
" İnsanlık yapalım dedik ,Ne halin varsa gör, git ne bok yersen ye " diye hem kızmış hem de öfkesini çıkarmak istiyordu Filiz'den.
" Asıl senin ne halin varsa sen gör asıl sen bok ye insanlığını da kendine yap,hayvan".
" Git lan gözümün önünden"
Gözleri dolu dolu" sen neden böyle bir adamsın ya neden ya ? Nefret ediyorum ,senden nefret "
Cemal sinirle ve öfke ile Filiz'in ondan nefret ederken" asıl sen neden böyle bir kızsın lan neden böyle birisin "
Dediğinde Filiz ağlayarak onu itti .
"Sana değmez evleneceğim ,hayvan herif Allah'ın belası,"
Cemal onu tutup öptü, Filiz'in göz yaşları ikisinin dudakları arasında akmıştı.
Filiz geri çekilmek istesede Cemal yüzünü tutup onu daha çok öpmeye başladı.
Filiz'de ona karşılık verince ikisi nefessiz kalana kadar öpüştüler.
Nefes nefese birbirine bakarken.
" Evlenme " dedi.
Filiz onu inip içeri koşarak girdi.
Cemal arkasından gülerken, Filiz demin yaşadığı şeyi hala idrak edemiyordu.
Cemal onu öpmüştü, hani bu adam ondan nefret ediyordu, ne diye öptü ki ? Hemde onu nefessiz bırakana kadar öpmüştü.
Filiz elini dudaklarının üzerine koyup gülerken, Bawer onu gördü.
" Filiz ne yapıyorsun ?kapının arkasında"
" Abi ben birşey yapmadım vala"
Bawer şaşkınca ona bakarken hiç birşey anlamamıştı.
" Kendi kendine ne gülüyorsun ayrıca neden ağladın "
" Yok abi , ağlamadım"
Bawer ona yaklaşıp" bak bacım istemiyorsan söyle daha bir cevap vermedik , sonra dersen istemiyorum falan, olmaz bak "
Filiz sessiz kalırken ne diyeceğini bilemedi.
"Babama bir iki gün düşenelim daha fazla soralım aile,yı dedim, sende düşün iyice"
Filiz Bawer abine sarıldı.
Bawer Filiz'i kimseye boyun eğmesi gerektiğini söyleyerek büyütmüşlerdi
Bawer olmasa Filiz bu kadar dik başlı bu kadar asi olmazdı.
ama hiç kimse Filiz'e istemediği bir şey yaptıramazdı.
" edla" Filiz'in lakabını dediğin de Filiz merdiyenlerden aşağı inen Bawer abisinin sırtına atlayıp " edla ha edla o şirret fesat kadının teki " dediğinde Bawer sırtına atlayan Filiz'le mutfağa gitti.
Heja hanım Filiz'in eline vurup " in kız oğlumun sırtından beli ağrıtacak"
" Valla inmem bana edla dedi "
Bawer gülerek Heja hanıma bakarken" yapışkan gibi yapıştı bana "dedi.
Filiz hala abisinin sırtındaydı Bawer kuş kadar Filiz'e bakıp " ana arayın biz kızı vermiyoruz değin "
Heja hanım zar zor ikna ettiği Bawer'e bakıp " oğlum kardeşin de istiyor bırak gitsin kısmetine "
Filiz sessiz kalırken Bawer'de Filiz istiyor diye birşey dememişti.
Gece yarısı çoktan geçiyordu.
Herkes yatağına girmiş uyurken ne Cemal ne de Filiz'i uyku tutmamıştı.
Cemal kendine çok kızmıştı amcasının kızını nasıl bu şekilde öpmüştü,
hemde rızasını almadan ama kalbi rızası olmasa karşılık vermezdi derken Cemal düşüne,düşüne ne yapacağını bilmiyordu.
Filiz yastığı yüzüne bastırıp aklına Cemal'e öpüştüğü an gelince.
" wi Rezillik bende onu öptüm " kendi kendine söyleniyordu.
Eli dudularının üzerine gitti.Hala düşününce aklı almıyordu..
Yıllardır Ondan nefret eden Cemal neden öpmüştü ki ?
Cemal ' de aynı şekilde bu kız benden yıllardır nefret ederken nasıl öptüm onu ,hemde o da bana karşılık verdi.
Şimdi ne olacaktı ikiside bilmiyordu yada birbirlerine ne diyeceklerdi.
Cemal' telefona bakarken Filiz'in onda numarası bile yoktu.
Kalkıp Ömer'in yanına gitti.
Ömer hala yatmamıştı.
" telefonunu versene lazım"
Ömer şaşkınlıkla ona bakarken Roni ile çekildikleri resimlere bakarken ,resimleri kapattıp uzattı.
Cemal hemen numarayı kendisine atıp msjı Sildi" ne gönderdi kendine"dediğinde Cemal " birşey yok birinin numarası lazımdı" değip oda,dan çıkarken Ömer onu ariyacağım Değip aramayan Roni' yi bekliyordu.
" Sevgilim nerde beni aramayı unutmuş, ben onu çok özledim sesini duymadan uyuyamıyorum"
Roni aldığı msjla kendini toplayıp Ömer'i aradı..
Ömer anında açarken" Ömer " dediği gibi ağlamaya başladı.
Oysa iki saattir (kendine sakin ağlama )demişti.
" Roni ne oldu"
" Yok birşey yok ,seni çok seviyorum"
" Roni beni telaşlandırma daha fazla "
" Yok valla birşey yok annemle biraz tartıştık sesini duyunca ağlamak geldi içimden"
" Ne dedi sana neden kızdı".Ömer'in ardı ardına sorduğu sorularla Roni onu zar zor ikna etmişti.
" Ağlama o zaman yâre"
" Yok ağlamam valla "
Ömer' " oğlum bak sen çok sulu gözlüsün biz evlendikten sonra ağlarsan Seni döverim bak "
" Beni mi ? Döveceksin , ben beni dövdüğün için değil hayal kırıklığına uğrattığın ölürüm"
" Yok lan öyle değince çok utandım !nasıl döveyim ben şakasına öyle dedim kalbim ağrıdı sen öyle değince."
" Ama ben seni döverim haberin olsun "
Dediğinde Ömer de o da gülmüştü.
" Ama yok ben kıyamam ki ? Sana kızamıyorum,da ne olacak böyle bilmiyorum "
" Tamam evlenme teklifi mi? Kabul ettim bak geri dönüşü yok "
" Tamam Ömer ,kendini zorla boynuma koydun"
"Alıcam kızım seni hemde seni aldığım gün seninle Mardin sokaklarını el ele dolacağız "
" Mardin sokakları biz yan yana yürüye bilelim dar yapılmış " dediğinde.
İkisi konuşurken Ömer Roni' nin tüm acılarını unutturuyordu.
Serhat'ın anlatımı ****
Duyduklarımın ağırlığı ,ona olan aşkımı bastırıyor, gururum sakin kalıp unutmama izin vermiyor,
O şerefsizin babasına keşke söz vermeseydim ,ama adam o kadar çok yalvarmıştı ki? Utanmıştım.
Ahmet amcam sabah beni yanına çağırdı.
" Serhat bana bak yeter lan ne bu halin "
Amcam bilmiyor tabi ben bu kızı yıllarca sevip beklediğimi.
"Amca sen nasıl böyle bir şeyi kabul edip görmezden gelmemi bekliyorsun ?asıl ben onu anlamıyorum"!
"Bak Serhat Siz bir yola girdiniz Evet Evin onunla konuşmuş olabilir. Ama ikimiz de Evin' i biliyoruz emin ol yanlış hiçbir şey yapmamıştır,"
"Amca ben yanlış bir şey mi ? yaptı diyorum sadece kaldıramıyorum diyorum hazmedemiyorum"!
Amcamla Bir saatten fazla konuştuğumuzda
Ben de ona nasıl karısını alıp eve gitermeyi içine sindiremiyorsa ,Ben de Evin'i affetmeyi içime sindiremiyordum bunu söylediğimde amcam "o farklı bir şey demişti "
Telefonum çaldığında arayanın Evin olduğunu gördüğümde içimden (keşke normal zamanlarda da arasan) diye geçirdim sessize aldığım telefon 2-3 defa sonuna kadar çaldı ondan sonra (ben seninle konuşmak istiyorum Serhat müsait olunca beni ararsın hem ona o kadar çok kızdığım için üzülüyordum hem de çok öfkeliydim. içinde bulunduğumuz durum nereden bakarsam elimde kalıyordu .
duş alıp evden çıktığımda amcamlara kapısını açarken Hatun yengem bahçede içli köfte açıyordu.
"Gel oğlum seninle Roni'nin en sevdiği yemeği yapıyorum ,akşama Sen de gel olur mu ?"dediğinde "Yok benim işim var yenge ".
Kızar gibi kaşlarını çatıp "Sen bu ev,in oğlusun artık yedi kat yabancı gibi yapma kendini ,geçen gün de akşam kalmadın zaten gönlüm daha senden kalmış" ısrar edince hiçbir şey diyemedim .
ne Roni ne de Evin' ortalıkta yoktu Hatun yengem seslenip Evin' Serhat gelmiş, dediğinde bir iki dakika sonra üzerine kiremitrenginde bir elbise ile geldiğinde güzelliğine baktım Evin gerçekten de çok güzel bir kızdı.
Yuvarlak yüz hatları açık kahve gözleri,beyaz teni ile küçücük bir burnu vardı,güzel olduğu kadar safta saflığı salaklık değil ,tabii masum bir çocuğun masumiyeti gibi konuşarak ikna edebileceğin bir çocuk gibi ,
"Yenge müsaden olursa , Evin'i alıp biraz çıkmak istiyorum," yengem başını sallayıp "çıkın oğlum geç kalmayın yeter"
Evin' hiçbir şey demeden benimle birlikte çıktığında kapıda duran arabaya binip bu sefer sessiz sakin bir kafeye gittik önümüze gelen çaylar soğumaya başlamıştı.
ikimiz de konuşmuyorduk onun konuşmayacağını anladığım için "eee"dedim
Bakışını buz gibi çayından alıp yüzüme baktı.
Sanki diyeceği hiçbir şey yokmuş gibiydi ,oysa benimle konuşmak isteyen oydu.
Bu sefer susacaktım onu konuşturmayacaktım ,kendisi konuşmak istiyorsa konuşacaktı yoksa keyfi bilirdi.
Soğumuş çayında bu kadar bir yudum alıp titreyen eliyle bardağı masaya geri bıraktı.
"Ben sana onu bunu yaşadım böyle oldu demeyeceğim, artık Sen az çok biliyorsun !her şeyi Ben severek gülerek seninle nişanlanmadım"
" Evet bana ne istersen yapabileceğimi de söyledim! ama sen de biliyorsun ki ?nişan bozulursa bizimkiler ömür boyu birbirlerinin yüzüne bakmazlar !"o an tüm kırgınımla yüzüne baktım" yani sırf aileler birbirlerine küsmesin diye mi ?bozmak istemiyorsun?" dediğimde "hayır öyle değil yanlış anladın demek istediğim bu değil de aslında ,
Ben sana çok saygı duyuyorum Serhat emin ol saygı aşktan çok önemli Ben Berat'a aşığım seviyorum onunla evlenmek istiyorum diye bir şey yok ben onunla konuştum bu son yaptığıyla ben de anlamıyorum neden öyle bir şey yaptığını keşke seni arayıp söylemeseydi "
"Ben sana sordum Evin sevdiğin konuştuğun var mı? dedim "
"Haklısın ama ben de sana söyleyemedim işte utandım "dediğinde bakışlarına yere indirdi
"Ben seninle zorla evlenecek değilim !Emin ol bu dakikadan sonra evlilik meraklısı da değilim !O yüzden sen ne istiyorsan ben uyarım ha bu dakikadan sonra dersen ki! eski değerim kıymetim kalır mı ?benim gözümde senin eski değerin de kıymetin de !yok Bunu da bil sana yalan söyleyecek de değilim ?"
"⁰ ben Bunu hazmedemiyorum senden duymam gerekeni ben o şerefsiz heriften sabaha karşı çalan telefonla öğreniyorum "
"Serhat benim sana verilmiş bir sözüm yoktu !tıpkı senin bana verilmiş bir sözün olmadığı gibi, bana sadık olduğunu söylüyorsun bunu istediğin için yaptın istemesen yapmazdın kendi hür iradenle yaptın," dediğinden başımın sallayıp" Evet öyle istediğim için kimseyi hayatıma almadım ama sen" deyip sustum.
" Bunun beni suçlaman iyi değil "
Sen Berat'ın bana söylediklerini biliyor musun? Evin' adam bana yaşadığınız Aşkı anlattı "dediğimde alt dudağını kemiren Evin' bu sefer dişleriyle ısırdı açık kahve olan gözleri hemen doldu
Ben karşında ona bakarken
"Ben iyi değilim Serhat iyi olmamıyorum,seninle Berat'la bir alakası yok şımarıklıkda değil ama yaşadığım ağır şeyleri artık kaldıramıyorum"
Ben onu dinlerken konuşmaktan çok bana dert yanıyor gibiydi.
" Ne yapıyım Evin' ne söyle" sesim az evvele göre yüksek çıkmıştı.
Evin' anında korkarken ben sustum.
" Ben gelecekten korkuyorum,olursa yada olmazsa diye olacak olan gelecek ben yaralıyım Serhat çok yaralıyım "
" Ben çok iyiyim Evin' çok mutluyum bak nişanlımın eski sevgilisi beni arıyor ve onu ne kadar sevdiğini söylüyor "
Evin" istemiyorsan boz nişanı Serhat ban sana bırakıyorum,nasıl istersen öyle yap , Yada benim suçuma da koyabilirsin ? Ben alışığım "
" Bozuldu farz et ne yapacaksın ona mı? Gideceksin"
Bu sefer kırgın bakan Evin'di " hayır elbette ,Sen de daha fazla günahını boynuma koyup bana vicdan azabı yaşattırma ne istiyorsan yap ister boz ister bozma , artık karar senin" değip masadan kalktı geçip arabaya oturdu.
Bende hesabı ödeyip çıktım.
Evin' beni görünce yüzünü çevirdi çünkü içeride zorla tuttu gözyaşları akmıştı.
Arabaya bindiğinde İkimiz de ne yapacağımızı bilmeyecek bir şekilde eve geldik.
" Bana kızma darılma "
" Başımı iki yana sallayarak" yok haşa Evin' hanım ben kim sana darılmak kim"?
" Serhat " dedi kızmış bir şekilde bakarken, ben inmesini bekliyordum.
Evin' inip eve girerken ben nereye gideceğimi ne yapacağımı bilmiyordum..
Şehmus hoca,nın kapının önünde kendimi buldum.
Belki O söyler Beni ne yapmam gerektiğini .
Kapının zilini çalıp beklemeye başladım Şehmus hocam kapıyı açıp" gel buyur "dediğinde başımın yanına sallayarak "yok Siz dışarı gelseniz daha iyi hocam "
dediğimde başını sallayıp" iyi o vakit bekle" deyip içeri girdi hemen içeriden çıkarken beraber arabaya binip bizim tarlanın başına gittik
"Eee Serhat anlat bakalım "olan bitene tüp kapalı bir şekilde anlattım.
Şehmus hoca bana bakarken hem benim için hem de Evin' için üzüldüğünü açıkça görebiliyordum.
"Sen ne yapmak istiyorsun Serhat "
"Ben bilmiyorum Ne yapacağımı da Ne diyeceğimi de bilmiyorum tek bildiğim bu durumu kabullenemiyorum "
"Evin' İyi kızdır Serhat Sen de iyisin Allah iyiliğe iyilerle karşılaştırsın , Evin sana bir sözverdi mi ? kimseyle konuşmayacağına dair "başımı okuyana sallayarak" hayır hocam "dedim" peki sen iradeni koruyup kimseyi hayatına almamışsın sen ona bir söz verdin mi ?"
"hayır hocam "
"peki Serhat insan gönlüne söz geçirebilir mi "?dediğinde Evin'i yıllarca elini sevdiğim aklıma geldi
"Bazen duygular insanın elinde değildir aşk,da bunlardan biridir senin vicdanın rahat mı? çı vicdanın hatırı rahat edecekse öyle yap
Bir süre Şeymus hoca ile konuştuktan sonra öfkem de sinirim de biraz geçmiş gibiydi, akşamın üzeri ikimiz eve dönerken bizi gören Mehmet amcam illa da Şehmus hocayı anneye çağırdı, ikimiz avludan gel erkeklerin odasına geçip oturduk,
Roni yine ortalıkta yoktu acaba bir şey mi oldu? diye merak ettim çünkü Roni belki de benimle
mi oldu? diye merak ettim çünkü Roni belki de benimle mutlu olmanı isteyen tek tük insanlardan biriydi .
sadece bunun içinde değil ben onu severdim
Mehmet amcam Ahmet amcamda zorla çağırmıştı. Hatun yengem Bir sürü yemek yapmıştı.
Yemekten sonra Mehmet amcam Şehmus hoca da "müsait olursan gidip Ahmet amcamın eşini eve getirmek istediğini söylediğinde Ahmet amcam Şeyhmus hoca orada diye pek bir şey söylemedi "Abi ben o konuyu sizinle konuştum "dediğinde Mehmet amca işaret parmağını ona sallayarak" beni delirtme, Ahmet senin gözünü çıkarırım"dediğinde Ahmet amcamın ses etmedi "gidip karını getireceğiz ve sen adam gibi ev,inde oturup karını çoluk çocuğuna sahip çıkacaksın "
Babamı annemi de alıp Hatun yenge ile birlikte çıkıp gittiler ben ve Ahmet amcam hala oturuyorduk Ahmet amcam" Adar Evin'i çağır gelsin sen de Botan amcalara git "
Adar sorsana Ahmet amcam hiçbir şey söylememişti,biraz sonra oyun odaya geldiğinde küçük bir köşede oturdu "ikiniz de Bana bakın beni daha fazla sinir etmeyin Evin bak Dila eve gelirse ve sen onunla tek bir kelime konuşursam Bu sefer senin kafanı Ben kıracağım, Serhat Sen de aklını başına al yeter artık "dediğini de ikimiz de sessizce onu dinledik