Roni'nin anlatımı..
Bayram günü hepimiz amcalara gitmiştik.
Dilan'lardaydım, gelen misafirlere ikram ettiğim tepside ki ? Şekerler az kalınca mutfakta çay dolduran Dilan'a sordum.
"Yukarıda ki oda, da " değince ben gülümseyip yukarı çıktım.
Şekerleri tepsinin üzerini doldurdum.
Çıkacağım sırada kulağıma gelen İki yengemin sesi ile donup kaldım.
Baktım bizden bahsediyorlar oda bekledim.
" Sizinle gelmiş hanım efendi , işe yaramış gibi duruyor"
Zeliha yengem" evet sus, sus ne dersek ses etmeden tamam diyor Serhat olmasa gözünün yaşına bakmazdım ,bozalım diyorum, Serhat üzülüyor ona kıyamıyorum "
" Ne buldu bunda anlamadım güzelliğine güveniyor şıllık, Kurban olsun Serhat'a "
Zeliha yengem" vallahi bende çok severdim, gözümde kap kara olmuş, ağzı ile kuş tutsa boş artık benim için "
" Neyse ki bu muska ile eşşek olmuş "
Zeliha yengem al şu parayı bugün Mardin'e giderseniz kadına verin " Evet ,evet Allah günah yazmasın ben oğlum için yaptım düğün olana kadar ses etmesin bu şekilde olsa yeter "
" Bu Serhat'ın başını yer orospu " diğen bu iki yengelerim bizi çok severdi sözde .
Annem diyordu "benim dostum yok sevmiyorlar beni "diye ,ben annemin onları kıskandığını sanıyordum,
Annem kötü onları sevmiyor ,onlar bizi seviyor hemde kendi kızları gibi.
" Evin'i alalım şu küçüğüne de yaptıracağım Ciwan için alalım , istiyor onu kızda şeytan gibi nefret ediyorum tew ondan, amcası seviyor onu ,oğlumdan daha iyisini mi ?bulacak kahpe " diğen Zeliha yengemle elim ayağım titriyordu.
" Ere welle O tam bir şeytan, aynı anası "
" Yok Hatun Serhat'ı çok sever öyle deme, Roni hanım istediği kadar şeytan olsun Ciwan onu döve döve yola getirir , biliyorsun onu "
" Dilan' ıda yoldan çıkarak diye korkuyorum valla, kızım masum o da şeytan gibi ,aşağı inelim hadi " diğen Dilan'nın annesi olan yengem ile gözlerim dolmuştu.
Zeliha yengem " yok bak , şeytan ama Allah var akıllıdır,Evin'den daha iyi bu herşeyin farkına hemen varıyor Evin saf"
İkisi birbirini onaylarken ,Onlar inince bende indim .
Beni görmediler, şeker tepsinini elimde görünce ikisinin yüz ifadesi değişti.
Ben yeni çıkmış gibi yaptım,
İkisine baktığımda duydum mu ? Diye yüzüme bakıyorlardı.
Ben herkese tek tek şeker ikram ederken bilerek Ciwan'a vermedim.
" Roni' ke ben sana ne ettim şeker vermedin bana " dediğinde ona bakıp birde annesine baktım.
" Seni fark etmedim " annesi bize bakanken ben şeker tepsini Ciwan' nın kucağına koydum.
" Al hepsi senin olsun Ciwan Abi "
Ortam buz keserken ben de duyduklarım ile ne yapacağımı bilmiyordum.
Ben ilk defa benimle yaşta olan amca oğluma abi demiştim.
Ciwan' nın bile yüzü düşmüştü.
" Serhat abiden alışkanlık," dediğimde.
Annem bana ters ters bakıyordu.
Salak annem daha kızları bunlara vermeye çalışsın.
" Ben Serhat gibi değilim Roni ona göre"
" Biliyorum, kimse olamaz zaten annem onu o yüzden damat aldı ya iyi bir olduğu için ,"
" Roni' ne saçmalıyorsun sus " diğen annemle Ciwan önünden koca şeker tepsini aldım.
Külinçe getirdiklerinde ben ablamın yanına oturdum.
" Yeme" bana anlamaz bakışlarla bakınca " eve gidelim anlatıcam "
Başını sallayıp ses etmedi.
Çay bile içmesine izin vermedim.
Ben orda ablam birşey yiğip içmesin baya uyardım bende yemedim.
Yengem" Roni külinçe yesene çok seversin kızım" kızım mı ? Dilan'a kaç defa orospu demişti,kaç defa muska yapmışlardı,kaç defa kuban ol demişti Ciwan'a ben kızını yoldan çıkarmışım.
Her kes kendi doğurduğunun annesiydi demek ki !
" Çok şeker yedim yenge canım istemiyor "
Zeliha yengem bir bana birde gözünü benden ayırmadan Ciwan'a bakıyordu.
Ben ise annemin zoru ile geldiğim ablamın arkasına saklanmış gibiydim.
" Abla bu salak bakıyor iki saattir kafanı kıracağım ha "
Ablam dudaklarını birbirine bastırıp,
" senle Ciwan'nın kavga ettiğini düşünemiyorum "
" Kuş beyinli" değip küfür ediyordum ablam tek duyuyordu.
" Sus keçe seni duysa öldürür ha bu "
" Bok yer ancak, ağzına tükürürüm" Dilan yanıma geldiğinde o bile gözümde kararmış gibiydi.
" Roniş gelsene "
" Yok ben ablamın yanında oturuyorum "
Dilan'nın yüzü düşse de birşey dememişti.
Adar gelip" misafir gelmiş " dediğinde annem siz kalın desene biz önce kalkıp eve geldik .
" Neyin var ?Roni yüzün sap sarı olmuş"
Ben hala olayın şokundaydım.
" Sus abla sus başımıza geleni duyunca kendini öldüreceksin "
" Kere söyle wi ne oldu "
" Abla eve gidelim " tamam dediğinde artık herşeye tamam diğen ablamın neden böyle olduğunu anlamıştım.
Annemin dediğini o kadar yapıyordu ki söylesem inanmaz gibi duruyordu.
Anneme söylesem iyi yapmış derdi eminim.
Birde kimse bize inanmazdı.
Kanıt yok birşey yok, tew yanlış duydun derledi.
En azından şuan tek ablama söyleyeceğim,söylemesem de devam edecekti.
Sürekli hep hasta gibi yorgun ve bitkindi.
Ablam eskisi gibi değildi, anlamıştım ama ben Berat'ın evlilik haberinden sonra oyle öyle oldu sanmıştım.
Birde bana yapacaklar hemde o hayvan Ciwan için nefret ediyordum ondan .
Kas kafalı hayvan gibiydi sürekli birileri ile kavga halindeydi ,kendi kardeşlerine yaptığını bırakmıyordu .
Serhat olmasa onları her gün döverdi.
Serhat sanki bu aileden değildi Hepsi şeytan gibilerdi.
Hepsi gözümde kap kara oldular.
Biz Eve varınca kapıda duran 2 araba ile gelenlerin Mardin'den gelmişlerdi.
Melike halamlar gelmişti.
Ablam beni köşeye çekip "kız anlatsana" dediğinde onun kolundan tutup " gel arka odaya gidelim"
Dediğimden ablam benden önce yürüyordu.
Herşeyi tek tek ona anlattığımda gözlerinden yaşlar akıyordu.
"nasıl olur nasıl yaparlar annem duysa kıyamet kopacak" dediğimde
" İş Allah onun haberi yoktur " diğen ablama " deli misin ?abla sen annem hayatta böyle birşeye izin vermez."
Ablam başını iki yana sallayarak içeri geçince ardına baktım.
"İş Allah senin aklına girmemişlerdir Hatun hanım" kendi kendime söylerken annem olsa olsa ablam için mecbur tamam demiş olabilir ama Ciwan şerefsizi için tamam demez biliyordum.
Hiç aklımdan çıkmayan adam ,Kaç saat olmuş Ömer' den haberim yoktu.
"Ömer bey kim bilir nerelerde "kendi kendime söylenirken msj attım "nerdesiniz Ömer bey "
" Urfa'dayım, aşkım" diye gelen yanıtla şaşkınla msji bir daha okudum.
" Ne işin var , şaka mı ? Yapıyorsun"?
" Benim işim yok (Hema yara,mın Heye)ama yarim var ") demişti.
Sana yar olmak ne güzel şey bilmiyorsun?
Bilmiyorsun burnumun direği sızlıyor hasretten , bizde sevda aşk ayıptır.
Bizde haya demektir,
Aşka saygı duyulur içten içe ama ayıptır aşk , yasaktır, kaçaktır,aşklarımız.
Biz doğuda aşık olduk mu gizleriz , ayıptır aşk ,ama en güzel aşk da doğu ,da yaşanır, erkekler sever çok güzel sever ,tabi her erkek değil.
Ben Ömer'den başka birine bakıp görmediğim için herkes onun gibi sanıyorum.
Kalbim bir tek onun aşkı ile atarken.
Nasıl olurda hissetmiyor bu kadar özlediğimi? Hissetse vallahi ne olursa olsun gelirdi,şimdi olduğu gibi.
" Üzerine alınma elin kızı ben Turna gözlü sevgilim için geldim "
"Hoş geldin Ömer , Turna gözlü kız seni çok özlemiş emin,im"
"Dışarı çık sevgilim " ben dışarı çıkarken tam önümde duran araba ile utanıp başımı eğmiştim.
Kalbim (Roni kaldır başını günlerdir ,aylardır, görmek için dua ettiğin adam geldi)diyor.
İlk Ömer indi ,ben arabanın diğer tarafından Gözlerimin hasretten yandığı adamı gördüm.
Gülümseyip " hoş geldin " Ömer gülümlerken başını sallayıp uzaktan bana bakıyordu.
" Bayramın mübarek olsun"
Ben annesini ve Heja yengeyi karşılarken ona başımı sallayıp " seninde Bayram'ın mübarek olsun" dediğimde.
Heja yengem bana sıkıca sarıldı.
Annesi önden giderken Musa amca ve Mustafa amcada önden gittiler.
Ömer nasıl bakıyordu bana ben ise kalbim yerinden çıkacak gibi baktım.
Ama benim ki aşk değildi ki !aşk böyle birşey değildi.
Vallahi değildi,billahi değildi ,benim ki deli gibi sevmekti.
Bizimkiler hepsi dışarı çıkarken,
Görüş alımında olan sevdiğim adama göz ucu ile baktım.
Bana bakıp gülümsedi.
bu bile Yetti , bana gülümseyince bile kalbim uçuş gibi olup uçtu.
Bize uzaktan sevmeyi öğrettiler biz aşkı bazen bir bakışta bile ömür boyu yaşarız.
İşte Ömer bende öyle bir mevzuydu.
Gece ile gündüzün kavurması gibiydi bizim ki,tüm anlık aşk heveslerini kurban ettim Ömer'in bir gülüşüne.
Diyorum bende ki ,aşk değil ya bende ki delilikti.
Ben hala inanmazken Ömer sürpriz yapmıştı.
Bunları nasıl , getirdi ne dedi de ikna etti bilmiyorum ama ben Ömer'i tam da böyle biri olduğu için aşık olmuştum.
Aile büyüklerimiz herkes birbiri ile bayramlaşırken Ömer annemi es geçmiş gibiydi.
Onlardan sonra hiç dile getirmemişti ,ama annemi hiç sevmiyordu.
Sonra bana dönüp baktı.
Başını eğip annemin eline gitti.
Benim için yaptığını biliyordum bana verdiği değer içindi.
Annemde izin vermeyip onunla selamlaştı.
Bizde adet böyle aslında bizim ailede büyüklerin küçüklerine saygı duyması gibiydi.
Mesela ben hiç görmedim babam birine elini öptürmüş.
Ömer tam pencerenin karşına oturmuştu.
Msj atıp " aşkım çok güzel olmuşsun insaf kalbim mi ? Dursun kırmızı elbisen çok yakışmış,"
Gülerek cevapladım msja " kalbine Kurban olurum ," ben ilk defa Ömer'e böyle birşey söylüyordum daha doğrusu kendi kendime çok söylerdim.
" Çok özledim seni"
" Bende seni çok özledim ama nerden çıktın"
" Sus çaktırma Heja yengem ile planımız,Xezal Yade'yı ziyaret gidelim dedi yengem" dediğinde tam karşımda oturan Heja yenge bakıp gülümsedi.
Ben hemen telefonu ablama verip kalktım.
O da benimle kalktı .
" Roni' abdest Alıcam kızım ikindi için " başımı sallayıp " gel yenge " derken
Ömer'in annesi sanki bu dünyanın en kıymetli kadınıydı benim için .
Çünkü o benim Ömer'imi doğuran kadındı.
Oda kalkıp namaza durmuştu.
İçimden herkese bize dua edin demek geliyordu neden bilmiyorum , kalbim hep böyle hissediyor.
namazını kılan Heja yenge ile dışarı çıkarken, telefonla konuşuyordu,onu bekledim.
Oda ,dan Çıkmadan önce cebime attığım telefon ile " güzel gözlüm bir dönsene " ben çaktırmadan yan bir şekilde pencere tarafına döndüm.
Görmediğim Ömer beni görüyordu.
Ben kapıda beklerken Baktım erkeklerin kapısı açıldı.
İçeri doğru baktığımda Ömer, ayakkabısını giyiyordu.
Bahçeye çıkmadan kapıda eşiğinde durup sigarasını yaktı.
Ben ona ,o bana baktı ben her başımı kaldırdığımda Ömer gözünü hiç ayırmadan bakıyordu.
Onu her gördüğüm de yine içimden ettiğim duayı ettim( Allah'ım sen biliyorsun ne kadar seviyorum gör ,Yarabbi beni bu adamı çok seviyorum nasip et ömrüme) Ömer Bana bakarken ben bu dua ettim.
Heja yenge gelince ikimize bakıp gülümsedi.
" Bahçeniz ne güzel Turna gözlü kız "
Ömer gülümserken içimden " bu adam beni rezil etmiş herkese ) derken Heja yengeye gülümsedim.
İkimiz Ömer' e doğru gittik daha doğrusu içeri geçecektik.
Ömer kenara çekildi.
Ama hala kapı eşiğinde duruyordu.
Heja yenge önden girerken ben arkasındaydım,
Heja içeri girince ben de Ömer'in tam önünde durdum.
Bir kere yüzüne bakayım ne olacak ki ? diyen kalbim haklıydı.
gözlerinin içine baktım.
göz bebeklerinde kendi yansımamı gördüm.
Kalbimin hakkıydı dualarımın kabuluydu, benim için.
İkimiz hiç konuşmadık ben içeri geçtim o biraz durdu ve içeri geçti.
Akşam yemeğe kalacaklardı.
Babamlar izin vermedi gitmediler ,
Ömer " aşkım nerdesin çay getirsene güzelim ' ayıp ayıp misafire çay vermiyorsunuz" dediğinde demlediğim çayı içeri götürdüm.
Adar beni karşılayıp elimden aldı ,
Ben de bardakları götürdüm..
İçeri tıklım tıklımdı , benim için sanki kimse yok gibiydi, Ömer dışında başımı kalkıp bir kere bakamadım.
Ben çıkarken Adar " neden içeri giriyorsun " diye horozlanınca kafasına bir tane vurdum " sus be yürü içeri asabımı bozma"
" Pira Xezal'e"
" Şerefsiz, kucık" Adar içeri girince arkasından gülümsedim şuna bak ya amcalarımız yetmiyordu sıra bunda .
Hogir amcam , Allah'tan İstanbul'a gitmemişti.
Geleceğim demişti bayramdan ama gelmemişti.
Misafirler akşam yemeği yedikten sonra avluda oturmuş çay içiyorlardı.
" Aşkım gelesene iki dakika seni göreyim"
" Annem kızar Ömer "
" Tamam canım gelme o zaman " ben avluda oturan Ömer'e pencerenin önünde bakarken ablam bana bakıp gülüyordu.
Birden salonun ışıklarını açınca kimse gördü mü? bilmiyorum ama Ömer kesin gördü,
" Abla çocuk musun ?beni rezil ettin, diyecek meraklı gibi bana bakıyor"
Ablam gülerek" değil,misin? "
Bende gülerken hala Ömer'e yakalanmanın verdiği utangaçlıkla rezil olmuştum,
" Abla ya rezil oldum ya " ikimiz gülerken Ömer bir sürü gülücük atmıştı.
" Beni çok sevdiğini biliyorum Yare Ben de seni çok özledim,"
" Şımartma yok öyle birşey " derken kalbim aksini söylüyordu.
Heja yengeler de dışarda oturduğu için ablam' la kahve yapıp götürdük.
Adar canım kardeşim hemen önümüze gelip benden, aldı.
Ablam elinde ki diğer tepsiyi kadınlara dağıtırken Adar da erkeklere dağıttı.
Heja yenge " kızım sizde bizimle oturun ma yabancı kimse yok " dediğinde annem " kızım gelin birşey olmaz amcanlardır " dediğinde ikimiz oturduk,
Heja yenge ile annemin arkasın da oturduk,
Ömer ' in bana bakması için önce Heja bin başını eğmesi lazımdı.
" Yare hain yare biraz geri git" ablamda olan telefonu msji okuyup kulağıma söylerken ben yerimden kalkıp su getirir gibi yapıp biraz geri çektiğim Sandelyede oturdum.
Herkes koyu bir sohbet ederken biz Ömer'le birbirimize bakıyorduk.
Ömer çok bakamıyor tabi ,ama ben arkada olduğum için, sevdiğime baktım.
Ablam bacağıma çimdik vurup " birde utanana bak ,yedin oğlanı bakışın ile "
Ablama bakıp " ya olmuş azıcık baktım."
Ablam Heja yengem ile sohbet ederken,
Gelen amcamlarla Ömer bana baktı,
Ciwan'ı görünce yüzü düşmüştü.
Ben kalkıp içeri geçtim ablam onlarla oturmaya devam etti.
"Afferim aşkım kimsenin yanında oturma,Yare şekerlerin yastığın arkasında"
Kıskanç ya benim bununla işim çok vardı.
Ben misafirlerin odasına giderken Ömer'in oturduğu yastığı çektim.
İnanmazsınız ama ona aldığım parfümün kokusu sinmişti yastığa aynısını kendime de almıştım.
Erkek parfümüydü ama Ömer gibi kokmak çok güzel şeydi.
Bir avuç şeker ,bir gül birde küçük bir hediye kutusu, vardı.
Gözlerim dolmuştu ilk Ömer'in getirdiği şekerleri aldım elime ve ben o şekerleri hiç yemedim,
Küçük kırmızı güle sarılmış şu not vardı.
Arkadaşlar bu notlar Ömer'in Roni'ye yazdığı notlar.
(Senin kadar güzel bir gül getirmek istedim, bulamadım affet Dünyada ki hiç bir gül senin kadar güzel korkmuyordu çünkü )
Kalbim yerinden çıkacak gibi olmuştu,
Mutlulukla notu okurken kutuyu elime aldım onun içinde de küçük bir not şöyle yazıyordu.
" Seni seviyorum bunu hiç çıkarma, beni sana hatırlatan bir şey olsun istedim "
Bilmiyorsun tabi ,benim her kalp atışım seni bana hatırlatıyor.
Küçük Melek kanatları olan çok zarif bir kolye vardı.
Boynuma takarken giydiğim kırmızı elbise altına koydum annem görse kesin sorardı" nerden getirdin "diye
" Ömer seni çok seviyorum çok teşekkür ederim "
" Birşey değil Yare "
Ben tabi bir daha gidemedim , Dışarısı ana baba günü gibi olmuştu.
Gitsem ,Ömer kesin kızardı, ne işin var bu kadar kişinin içinde diye .
Belimi geçen Saçlarımı toplayıp mutfakta ki bulaşıkları toplayıp yıkadım.
Getirdikleri tatlıyı tabaklara koydum Adar ve Ciwan alırken ben mutfaktan çıkmıştım.
" Roni' çatallar nerde " diyen Ciwan'a
Hazır kimse yokken laf sokayım " tepsinini üzerinde Ciwan abi körmüsün " dediğimde yüzü allak bullak oldu Ses etmedi.
Annem duysa beni keserdi vallahi, ben içerden pencerenin önüne durduğumda Ömer'e bıkmadan usanmadan bakıyordum,Rukiye içeri geldiği için geri çekildim.
Biraz bana yardım etmişti.
Sonra " ay Roni' bu Ömer ne kadar yakışıklı ya " dediğinde
" Onun sevgilisi var Rukiye ayıptır bakma biri görecek " dediğimde
Rukiye Ömer'e bakıyordu.
" Hele gel sen bu tepkiyi al " dediğimde mutfağa gönderdim.
Halla halla bir Rukiye'miz eksikti.
Hala bahsediyordu elimde haberi yoktu," Roni' dur ,dur" tezgahın üzerinde ki suyu alıp dışarı gitti.
Bir bu eksikti Rukiye Ömer'e bakarken benim Ömer'im başını eğdi. Hiç kaldırmadı telefondan bana msj yazıyordu.
Rukiye gidinceye bir kere bakarsa onu mahf ederdim.
" Ömer başını kaldırıp ona bakarken Seni mahf ederim" attığım msja
" Saçmalama kızım, ben buraya kadar seni görmeye geldim ne yapım onu "
Dediğinde" afferim akıllı aşkım " Ömer başı önünde telefona bakıyordu.
" Seni çok seviyorum" attığı onlarca seni seviyorum msjını tek tek okuyordum.
Rukiye içeri gelince ben gülerken ona bakıyordum " baktı mı sana" sorarken Alay etmiştim.
"yok ya başını eğip bir kere bakmadı Göz ucuyla baktığım birine bir sürü kalp atıyordu"
" Sana dedim sevgilisi var , bu bize bakmaz" dediğimde Rukiye
" Kim bilir kim bu Ömer başını kaldırıp kimseye bakmıyor" sonra derin bir iç çekti bende ona bakıyordum sevgilim beğendiğini söylemişti ben bunu yolmak istiyordum .
" Baksana giyimine kuşamına boyu da uzun ya ne giyse yakışıyor, "
" aman bizene gel sen " dediğimde içimden (canım aşkım) diyordum içimden.
Ömer'ler kalkınca arkasına bakıp arabaya bindi" gitmek çok zormuş Yare"
" Allah'a emanet ol, " Ömer gelmişti ama bugün gece benim msjlaşmıştı fırsatını bulunca .
Rukiye ile içeriyi topladık,
Eğildiğimdiğim kolye dışarı çıkmış olmalı " hiiii bakıyım." Diğen Rukiye ile kolyeyi gördüğünü anladım.
" Altın mı ?bu çok güzel ay bayıldım"
" Yok ya sahte ,ablam ile bayram alışverişine çıktığımızda aldım"
" Bugün boynunda değildi "
Buda beni sorguya çekiyordu,
" Yok boynumdaydı sen fark etmedin her halde " işler bitince Muskacı anasının yanına gitti,bende içerde kaldım.
Dilan içeri geldiğinde," alınmış bir şekilde Rukiye ile içerde ne yaptınız"
" Çok merak ediyorsan gelseydin " dediğimde Dilanı çok kırmıştım.
Anında yüzü düştü.
" Roni' ben bilmeden birşey mi? yaptım "
" Yok Dilan ne olsun sen alıngan olmuşsun iyice " Dilan ses etmeden çıkarken çocukluk arkadaşım olan Dilanı annesi yüzünden kırdığım için çok üzülmüştüm.
Ama annesinin bizim hakkımızda söyledikleri, çok zoruma gidiyordu.
Biz sabaha kadar Ömer'le msjlaşmıştık
Çünkü ben Yade' 'nin yanında yatıyordum.
Ertesi günü Serhat abi annesinin zoru ile geldiği çok belli olduğu halde ablamı
Alıp kahvaltıya gittiler, Serhat' Abi sesiz ve suskundu.
Biliyordu ablam istemiyor ama herşeye tamam demesine de ablam veremiyor gibiydi.
Biz yarın Beyaz suya gidecektik.
Ablamla Serhat abi kaç saat gelmediler ablamla birlikte geldiklerinde onu bırakıp gitmişti.
Abla" ne oldu anlatsana" dediğimde.
" Serhat onu sevmediğimi biliyor,ben istemedim , bizimkiler zorladı yoksa seni mecbur bırakmazdım"Dediğinde ikisine de üzüldüm" abla bak zor biliyorum ama Serhat abi çok iyi Seni çok seviyor kimse için değil kendin için bir şans ver ikinize "
Ablam " tamam " dediğinde istemsizce tamam dediğini biliyordum , sinirlerim o kadar bozulduğu ki gülmeye başladım.
" İş Allah sen Serhat abiye de herşeye Tamam demedin "
Dediğinde" niye ki "?
Derken saf saf yüzüme bakıyordu,daha çok güldüm" doğru söyle öpüştünüz mü ?"
" Saçmalamak Roni "
" Doğru söyle, yemin et "
" Tamam sadece ben onun yanağından öptüm " gözlerim kocaman olurken bu kadarını ben bile beklemiyordum.
" Sen her gün başımın etini yiyip bir şans ver Serhat abime " diye
" Ohaaaa abla ohaaa " ablam omzuna vurup" sus salak ayıptır"
" Yok , yok sen onu öp ayıp değil size "
Ablam bana bakıp somurturken ben ikisi için sevinmiştim.
" Abla büyü işe yaramış kuran,"
" Sus salak"
" Bak bir şey yapıcaz seninle şimdi anneme de ben korkuyorum geceleri yatamıyorum Şehmus kocaya gidelim , bana korku için muska yapsın de "
Ablam tabi ki de " tamam demişti," bu hali hoşuma gitsede bir süre sonra ablam pişman olacağı bir durumda olmasını istemiyordum.
Ablam anneme söylediğinde benle ablam Şehmus hocanın evine geldik.
Eşi bizi içeri davet ederken biz oturduk eşine söyledik, kadın Şoka girdi tabi
Şehmus hoca da oda' ya gelince tek tek anlattım.
" Kızım ben birşey yapamam ki nerde yapıldıysa orda bozulur,çok günah nasıl yaparlar bunu "
"Hocam size geldik kimse bilmiyor buraya geldiğimizi ve bildiğimizi " bana bakıp başını salladı.
Ablam dua okurken" bir su verdi bunu iç Kızım " ablam içerken midesi bulandı.
Ben korkunca karısı beni durdurdu.
" Midesindeki pis şeyleri atıyor"
Ablam elini ağzının üzeri koyup dışarı koştu.
" Mutluluk için bile yapılsa bu Allah'a şirk koşmaktır.
Şehmus hoca istihare ye de yatacağını söyledi.
Bir kağıt verdi ablama bunu çıkarma her türlü dua var ,bir süre sonra bu tür şeyler geçer kızım ama ahiret ebedidir.
İkimiz onu dinlerken " Serhat'la konuşmamı istermisiniz , "
"hayır, hayır hocam Allah için kıyamet kopar "
Başını sallayıp Evin kızım" Serhat sana dedi mi ? Bilmem ben onunla konuştum, ama yanlış anlama bir kızım olsa Serhat gibi damadım olsun isterdim"
Ben onu başımla onaylarken ablam Sessizdi.
" Sende benim kızım sayılırsın demem o ki sen de biraz hatrim varsa önüne bak kızım arkaba bakarsan mutlu olamazsın, "
" Ben de söylüyorum valla Şehmus amca "
Ablam koluma vururken" ne var be yalan mı "?
Şehmus hoca ve karısı gülerken.
" Sen bilir misin Evin' bakara suresi de şöyle der "hoşlanmadığınız bir şey, belki de sizin için hayırlıdır; sevdiğiniz ve arzuladığınız bir şey de, olur ki sizin için şerli ve zararlıdır. (Her şeyin doğrusunu ve hayırlısını) Allah bilir, siz bilmezsiniz."
İkimiz bu ayetin etkisinden eve kadar ses etmedik ,
Ablamın gözleri dolup taştı.
" Niye hayırlı değildi ki ? "İkimiz terasta oturmuş konuşurken ablam ağlaya ağlaya bunu söyledi.
Bende onunla ağladım.
İkimiz sabaha kadar uyumadık.
Ömer'e ablam oturacağız dediğimde mız sevgilim istemesede tamam demişti.
Biraz konuştuktan sorna kapatmıştık.
Sabah erkenden kalkıp Beyaz su için hazırlandık
9 gibi Serhat abi geldi ama gelişi hayra alamet değil gibiydi.
" Evin' bir gelsene" Ablam hemen giderken Serhat abi burnundan soluyordu.