Roni ,nın anlatımı ile....
Muazzam bir ihtimalsin
Gökyüzüne dokunmak gibi
Tüm mavilerin sahibi olmak gibi
Hani nasıl desem "mutlu olmak gibi"
Cahit Zarifoğlu..
Roni den..
"Ömer'ler gidince bizde eve gidecektik diye üzülüyordum.
Nasıl olur ya ilk kez gördüğüm bu adamın bu kadar kalbime işlemesi saçma geliyor .
ben biraz Kendi kendimle koşurum o yüzden sanki biri varmış karşımda gibi kalbimle kavga ediyordum resmen
"Kusura bakma kalbim böyle bir adamı
Sevemem hak etmiyor benim sevgimi unutucam kalbime değil aklıma bile gelmeyeceksin Ömer bey " dedim ..
"bu adam beni üzer yarı yolda bırakır sevgimi ziyan eder ! yapamam aşkıma yazık olur o beni unutur ama ben kaldıramam kendimi biliyorum! daha iki gün gördüğüm adam bu kadar kalbime, aklıma, ruhuma, işlediyse kendimi bıraksam kim bilir nasıl olur..
Olmaz !
Ömer olmaz sevemem!
ne demişler güvenin olmadığı yerde hiç şey olmaz aşk,sevgi durmaz önce güven gelir
Benim için önce kalbimi değil ruhumu teslim edeceğim kadar güvenmem lazım " kendi kendimi ikna etme çabalarım boşaydı
kalbim beni duymuyordu bile ..
ben korkuyorum sevdama yazık olur diye .
beni bırakırsa ne yaparım bu sevda yüreğime ağır geliyor Korkuyorum sevgimin büyüklüğünden kalbim korkuyor ben seni bir ömürlük sevmek isterim ben senin ellerini tutup bir ömür gözlerine bakmak isterim kalbim bir ömür acıyla değil mutlulukla dolsun isterim doğru aşk yanlış kişi.
Ömer'e terasta sarıldım kalbim durdu sandım duygularımdan
korkuyorum ben sevmeyi bilmiyorum biri nasıl sevilir bilmiyorum ? ben kimseye dönüp bakmadım ki ? kalbim ben sana sen bana yazık ettik.
bu adam benimle oynuyor akşam konağa gelmesi de düğün salonunda yaşadıklarımızdan, acımıştı üzülmüştü gelmesine gerek yoktu
zaten orda hayatımı kurtarmıştı beni gördüklerinle ve duyduklarınla yargılama ben herkese aynı değilim turna demişti.
Filiz,e" Dilanı seviyorum" demesi kafayı yiyecek gibi oluyordum
düşüncelerimden beni çıkaran annemin kızım nerdesin gel demesiydi.
yoksa düşüne düşüne kafayı yiyecektim düşündüklerimin ağırlığı vardı üzerimde kalbim yoruluyor gibiydi .
"efendim dayemi "
"kızım gelesin hele bugün herkes beyaz suya gidecekmiş yaden ümreye gitmeden bizde gidelim demiştik ya hazır buradayız
gidelim
Hazırlık yapalım ablanla mutfağa geçin "
" tamam dayemi " deyip mutfağa geçtim Kendi kendime "bu nerden çıktı şimdi kesin o gıcık
Ömer de gelir " dedim
hem bana öyle derin bakıyor ki kafam kalbim karışıyor Dilani sevdiğini söylemese bana ilgisi olduğu düşünücem.
Allah'tan filiz söyledi yoksa bu pislik herif benim duygularımla oynardı düşününce üstüne atlayıp eşek sudan gelinceye kadar dövmek istiyorum .!
neyse Gelse bile banane o sırada Evin ablamın telefonu çaldı arayan Dilan'dı
" efendim Dilan ".
"kızım hep beraber beyaz suya mı gidiyoruz? inanmıyorum, çok güzel olacak.."
"Evet Dilan inşAllah güzel geçer aşiret paket olarak gidecez hizmet etmekten vakit olursa tabi güzel geçer canım."
"yokya orda da mı iş yapıcaz ."
"(Keçça kürdanın) (kürt kızlarının ) kaderi her yerde iş yapmak "
"valla ben bulaşıkları beyaz suyun sularına bırakrım yine de yıkamam "
" he Dilan he bizde yeşil vadiye gidelim alalım "
" ay ne güzel yaptı Şaban sofrayı birden topladı"
annem " hadi kızım çıkalım geç kaldık"
arabalar peş peşe sanki düğüne gidiyorduk.
sevmediğimiz akrabalarımızı bile çağırıyorduk biz yalnız gidince sonra küsüyorlardı.
Oraya kadar bizim araba sessizdi
Xebat ,Bawer , Filiz , Rında bide Rındanın annesi
ömerin arabasındaydı camları açmış sonuna kadar yüksek sesle müzik açmıştı bende camı açmıştım hemen önümüzdelerdi yüzümü rüzgara çevirip gözlerimi kapatmıştım saçlarım rüzgarda savruluyordu rüzgar saçlarımı savurdukça sanki özgürleşiyordum.
şarkı bitene kadar gözlerimi açmadım şarkıda xece herdem cavkene çalıyordu.bilmesem bu adam ne kadar ince ruhlu biri diyeceğim gerçi neyini bilicem duyduklarım bana yetiyordu
Nusaybin beyaz suya yetiştik çok kalabalık olduğumuz için kadınlar ayrı erkekler ayrı oturduk
ben hayranlıkla etrafı izlerken yan taraf baktığımda Ömer de beni izliyordu kadın erkek ayrı oturuyorduk o yüzden biraz uzaktık
ben gözlerimi hemen çektim.
bana yakışmazdı bakmıcaktım.
biz kızlar kahvaltılık türü atıştırmalıklar indirdik
herkes birbirini bulmuş sohbet ediyorlardı sanki biz buraya konuşmaya gelmişiz tahtalar yan yanaydı eskilerden konuştular yadem eskileri anlatıyordu
" birden bu kurre kere
Ömer benim torunum kafasını kırmıştı"
Ömer'in annesi güldü "konağı basmıştın yade ."
"tabi basarım bu kurre kere benim torunum kafasını kırmıştı "
o an herkes bana baktı başımı eğdim Dilan'a cimdik attım" yadem dalmış içine Dilan rezil etti beni "
Dilan da bana güldü .
Bawer abi anlattı bu sefer
biz avzem yedemle ziyerete gelmiştik
yadem beni ve Ömer'i de getirmişti ben
Hogirle oynarken Roni Ömer'e kızdı
"bahçemizden git diye sonra da Taş attı .
Ömer de korkup gitsin diye tas atmıştı.
ama Roni'n kaşına denk gelmişti Ömer Roni'nin kafasını kırmıştı .
Roni bir yaygara kopardı
Hogir kafasına bir tane vurup " sus senin suçun " dedi.
bende Ömer'e kızdım " ne kırıyorsun kızın kafasını" diye e tabi beraber oynasakda biz onların amcasıydık buda bizi onların üzerinde hak sahibi yapardı.
o zaman çok kanamamıştı roni,saatlerce ağlamıştı yade de dursun diye konaklarını basalım deyince Roni susmuştu.
Herkes kahkahalar attı.
benle Ömer dışında o sadece bana bakıp tebessüm etti.
bizim aramızda çocukluktan gelen bir bağ vardı.
bende " Dilan çabuk beni suya at çabuk rezil oldum "
Ömer'in annesi " Roni'ye ne yaparsak başının ağrısı geçer "
diye sorduk o da "şeker yersem geçer " deyince Ömer'le hiwdam evdeki bütün şekerleri
çikolataları getirmişti " deyince
Evin "ablam puu sana rezil" dedi Sesizce tabi nasıl alay ediyorlar benimle Filiz" Roni ev basıp şeker istemek nedir ya " deyip gülmekten alt dudağını ısırıyordu
konu kapanmadı herkes benimle iyice dalga geçti.
" ne var sanki çocuktum" dediğimde Dilan daha fazla güldü.
"sus valla yapıştırıcam şimdi haa "dedim
nihayet başka konu açtılar ama bir şey olsa herkes gülecek gibi duruyordu
çok kalabalık olduğumuz için mangal bizi paklamazdı burdaki bir restoranla anlaşıp bir koyunun etini verdiler( hammis )(kavurma yapmaları için) çay kahve derken (ribab) (mardine özgü omuz halayı çekilirken çalınır )
ribab yani kemençe müzik aletletine ribab denir Kürtçe de hepimiz halaya kalktıp bir güzel oynadık
Ömer onlar gittikler suya giricez ilerde diye bizde kızlarla yürüyüş yapalım dedik
böyle bir yerde suya giremezdik kimin nerden çıkacağı belli olmazdı.
bize doğru gelenleri fark ettim başımı başka yere çevirdim.
Filiz "abi su güzelmiydi "demesi ile bakışlar ona döndü
Xebat ".evet güzeldi siz girmediniz değil mi "
Filiz"yok girdik mayolarımızı aldık gittik "
Xebat ( ser beroşe )tencere kafalı ) seni bu suda boğarım kızım burası suya girilecek yermi it kopuk var ne mayosu lan ?"
Filiz"Pozkartol saçmalama girmedik tabi "
Xebat"ha tamam bacım öyle şeyler deme kafam gidiyor aklım çıkıyor. "
*Ömer bana bakıyordu bende yönümü başka yere çevirdim Yan taraftan bir çocuk geldi "abi bu kız sana bunu vermemi istedi" deyince
Ömer hızla bana döndü bir kız numarasını göndermişti ..
xebat gözlerini açtı kapattı tekrar açtı"huriler beyaz suya inmiş Ömer"dedi.
o an ne yapacağımı bilemedim Ömer'i tutup suya atmak istedim sadece ! sonrada o kızı bir güzel yolmak istiyordum ..
kalbim acıdı resmen gözlerim dolmasın diye hemen yukarı baktım
hem ben onun nesiyim ki banane desem de kalbim acıyordu resmen
Ömer kağıdı aldı kızlara doğru gidip kıza geri verdi
" benim sevdiğim var bacım " dedi.
kızın yüzü kıpkırmızı oldu."bilmiyordum kusura bakmayın"
Bawer " Ömer soğuk su kafa yaptı galiba deyip güldü"
Dilan bana yaklaşıp güldü
"bak kuzen Ömer'i gördün mü galiba benden çok etkilenmiş"
sadece sustum bu durumun için de olmak çok kötüydü
Dilan "Roni biliyormusun ? Ömer Filize benim le konuşmak istediğini söylemiş"
"sen benimle kalırsın değil mi siz gidin biz lavaboya gidip gelicez " dedi diğerlerine
daha cevabımı beklemeden elimden tutup çekiştirdi
benle Dilan tek kaldık orada
"Dilan sen git ayıptır"desem de beni dinlemedi
Dilan onu ilerde bekleyen Ömer'in yanına gitti.
of lanet olsun ya bu nasıl bir durum kafayı yiyeceğim elimi kalbimin üzerine götürüp
"sus ,Susmak için duruyorsan dur ama sus"
gözlerim dolmak üzereydi elim ayağım titriyordu
İlerde Ömer'le Dilan yan yana gelince onlara baktım baktım ki bir daha unutmayayım arsız kalbimde unutmasın artık utanmasıda kalmamıştı kalbimin
"ax "dedim" ax off"
elim kalbimin üzerine gitti daha fazla dayanamadım elimi suya daldırdım akan gözyaşlarım Beyaz suyun sularına damlıyordu
elimi yüzümü yıkadım kimse görmesin diye arkamda biri vardı tam dibimde duruyordu biliyordum kim olduğunu
kalbim hissetti
dönmedim arkamı sinirle" git burdan ya Seni ya kendimi bu suda boğarım" Dedim
"baksana bı Roni yüzüme bak "
"İki yüzlüğüne mi bakayım kaç yüzün var Ömer "
"Turna seni görmek için bunları buraya topladım ama sen dönüp bakmıyorsun haksızlık değil mi?"
"Ne! kim kime haksızlık yapıyor ? uzak dur benden bak son kez söylüyorum rezillik çıkmasın git burdan gözüm görmesin "
"Ya uzak duramıyorsam.."?
"Bu ne pisliklik sen nasıl bir şerefsizsin demin kuzenimle konuşuyordun Dilan nerde ne yaptın ona utanmıyorsun değil mi ? tabi arsızlık sende huy olmuş"
"Hop hop Turna gözlü bı dur kızım pişman olacagın şeyler söyleme ben onun Dilan olduğunu bilmiyordum sen sandım "
Elimi tutup kendine çevirdi bileğimi tutuyordu ne ben çekebildim elimi nede Ömer elimi bırakıyordu.
"Ömer bırak uğraşma biri görür duyar kıyamet kopar yalanlarına inanmıyorum "
"Asıl uzak durursam kıyamet kopacak gibi hissediyorum ama bizim üzerimize kopar bak kızım bana bi bak lan anlatıcam benim Dilanla aramda birşey yok Roni sensin diye baktım
sana demiştim ben duyduklarınla gördüklerinden ibaret değilim gerçeği merak edersen gözlerime bak onlar sana yalan söyleyemez"
"O zaman neden hem Dilanla hem benimle konuşuyorsun.
" Dilani sen sandım sonra anladım ki sen o değilmişsin "
"başka yalan bulamadın mi Ömer Şimdi git burdan seni bu suda boğarım baktım seni boğamıyorum kendimi boğarım bu sinirle
Yalancı pislik herif senin o Ali pisliginden hiç bir farkın yok "
Dişlerini sıktı elini yumruk yapıp sıktı bak Roni ileri gidiyorsun kızım söylediklerini kulakların duysun lan "gözlerinden ateş çıktı sanki
" git burdan inanmıyorum yalancı "
"Roniiii senin gözünde o it le aynı yerdeysem kalbim sana sökülse bile giderim arkama bakmam "
"Evet aynısınız "
dedim Ömer koca bir hayal kırıklığı ile baktı bana
" bu sondu " deyip arkasına bile bakmadan gitti.
yanıma Dilan geldi .
" ben lavaboya gittim Ömerle ne konuştunuz "
" hiç hiç gitti o Dilan gitti " dedim içim yanıyordu
boğazım düğüm düğüm oldu oturup bir çocuk gibi saatlerce ağlamak istedim ..
biz nasıl Eve geldik nasıl akşam olmuştu bilmiyorum ben duşa girip saatlerce ağladım
Bornozumu giydim kendimi yatağa atıp günün ve ağlamanın verdiği yorgunlukla yataga girip uyudum uyandıgım da akşam 11 di mutfaktan su içtim
Evin" roni iyi misin neyin var" dedi
"iyi değilim abla çok kötüyüm "
"gel terasa çıkalım"
biz terasa çıktık olanları tek tek anlatım ablam duyduklarında hafif tebessüm etti
" Roniyami küçük güzel kardeşim sen Ömer'e aşık olmuşsun."
" sağol abla ben ne diyorum sen ne diyorsun "
"Tamam kardeşim deyip sarıldı ."
Evin ablam da herşeyi baştan sona anlattı dedim ki yerin dibine gireyim ben ne yapmıştım
Ömer beni af etmezdi asla
Evin ablam uykum geliyor diye uyumaya gitti.
Terasta oturmuştum olan biten şeyler bana çok ağır geliyordu.
o pislik adamın vücuduma değen pis elleri ile kendimden iğrendim akşam ne kadar yıkadıysam da sanki pis ellerinin izi vücudumdaydı..
ablamla konuştuktan sonra o gitti yattı.
bende gecenin karanlığı ile baş başa kaldım
kalbim sanki Ömer burda dedi.
onu hissettim ve emindim
biraz sonra
Ömer'i terasta gördüm ve ondan sonra olanlar
çok utanıyordum bakınca kalbim duracak gibi oluyordu ama utanıyordum da
hem ona söylediklerim hemde yaptıklarım için ve hala olan onca şeye rağmen gelmişti
Yüzümü Ömer'e çevirdim
"Ömer ben" dedim utançtan zar zor çıkan sesimle
" Ne oldu neyin var ablanla konustum senin çok kötü olduğunu söyledi kalbinde rahatsızlık varmış sanırım iyi misin? " diye üst üste soru sordu.
" iyiyim merak etme " ben onu görünce iyiydim aslında
Onun beni merak edip bunca şeye rağmen geldiğini görünce içimden kendime güzel güzel iltifatlar ettim.
utançtan alt dudağımı ısırıp (ne vardı yani bu kadar ağır konuştun rezil oldun adamın karşında puuu sana " diyen iç sesime fazlası hak verdim.
Ömere bakıp beni merek ettiğin için mi geldin yani ?
" evet ya ne olacaktı tabi ablan iyi olmadığı söyleyince duramadım "
o an derin dibine girdim Utandım başımı eğdim ağlamaktan şişmiş gözlerim doldu yine
ağlamaktan çatallaşan sesimle " Ömer ben özür dilerim bilmiyordum! ben sana Kızgındım benimle oynadın sandım öfkeyle sana söylediklerim için özür dilerim"
Ömer sadece yüzüme bakıyordu
" dinlemedin ki cadı gibi saldırıp duruyorsun bana "
bende de utancımdan daha fazla dayanamayıp hıçkıra hıçkıra ağladım kendimi daha fazla tutmadım içim dolup taşıyordu sanki
Ömer bir kaç adım da bana yaklaştı “şşşşşşştttt turna gözlerine yakışmıyor ağlamak "deyip sarıldı bende çoktan yapmam gerekeni yapıp kalbimin sesini dinleyip Ömer'e sıkı sıkıya sarıldım.
ikimizde birşey demeden öylece bir süre durduk oysa ben Ömer'e neler demiştim o bugünle ilgili tek kelime etmiyordu.
kızmasını geçtim sitem de etmiyordu !
" bugün söylediklerim için özür dilerim Ömer "
" çok ağır konuştun kızım çok vallahi başkası olsa ölsem yüzüne bakmazdım " deyip bana sarılmayı da bırakmıyordu..
" biliyorum çok yanlış yaptım "
" tamam kapat konuyu yoksa dayanamayıp seninle bu sefer ben kavga edicem hala sinirim tepemde ve hala çok sinirliyim sana "
" haklısın o pislik herifle seni bir tutmamam gerekiyordu ama bende afalladım neye uğradığımı şaşırdım " deyip başımı kaldırıp
ona baktım ellerimi ondan bırakınca o da beni bıraktı ben bir adım geri attım.
çünkü o kadar yakınlık hem aklıma hem kalbime zarardı
“Ağlama artık bak burdayım benim için mi ağladın “deyip hafıf güldü
“Yo başım ağrıyor kendime Burda oturdum “
“Hmm başın ağrıyor diye bana sarıldın o zaman “
“hmm Evet öyle “dedim utançtan
" geçtimi barı" deyince
" ney geçti mi ? "
" başın ağrıyordu ya hani da sarılmak iyileştirir ondan sordum "
içimden " ah salak Roni madem yalan attın unutma bari ay vallahi rezil oldum "
Ömer aklına birşey gelmiş gibi gülerek " demek kafasını kırdığım güzel gözlü kız sendin ha?
ben bir daha görmedim o kızı gözlerini bir süre unutmadım o zaman ?" deyip gülerek anlatıyordu
" sus be yalancı birde unutmadım diyor "
Ömer " Bak bende kafanı kırmışım sen de dün kafamı kırdın ödeştik işte "
Ömer "kan davası çıkmaması için evlenmek zorundayız “deyip gülünce utançtan yanakların yandı sanki
“sen sanki her fırsatta benimle evlenmek için bahane buluyorsun”
“ yok kızım ne alaka kan davası çıksın istemiyorum tek amacım o “
kaşlarımı kaldırıp" amacın çok masumca belli kan davası çıkmasın başını kırdım diye hee "
" heee Roni hanım heee onun için yoksa sen benim tipim değilsin " deyip göz kıpırtı.
" sen hiç benim tipim değilsin hele benim hiç, hiç işim olmaz "
Ömer'in bana bir adım yaklaştıgında ne yapağımı bilemedim elini kaldırıp kaşımın bitiminde ki kırdığı yara izine dokundu “canın çok yandı mı “dedi
“Evet canım çok yandı çok ağladım “
Ömer bugünü sormuştu
bende bu günden bahsetmiştim ama eli hâlâ yara izimin üzerindeydi
üç gündür yaşadıklarımı kastettim Ömer anlamış gibi sanki gözlerimin içine baktı.
“Özür dilerim turna gözlüm ”
dedim kalbim durdu ,duracak turna gözlü degil ?
Turna gözlüm demişti.!
derin bir nefes verdim.
Ömer diğer elini de kaldırıp yüzüme getirecekken gördüğümle elini tuttum.
" eline ne oldu "
" yok birşey iş kazası "
" Ömer eline ne oldu" dedim öğrenmeye kararlı çıkan sesimle
" iş kazası dedim ya "
söylemeyeceğini anladım ve bir adım geri gittim.
eli yüzümden boşluğa düşer gibi aşağı düştü
gözlerinin içine bakarak “bugün bana gözlerim sana yalan söylemez demiştin gözlerin yalan söylediğini söylüyor Ömer bey "
"ne Ömer bey mi “deyip güldü o gülünce çukurlaşan gamzesine baktım.
elim Ömer 'in yanagındaki gamzeye gitti gamzesine dokundum .
Ömer'in gülüşü durdu yanağını avuçlarına yasladı gözlerini kapattı.
biranda gelen utanma perilerim ile ne yapacağımı bilmiyordum
“elin kanamış sargıyı değiştirmek lazım sen dur burda ben gidip birşeyler getireyim “deyip
hızla yanından ayrıldım arkamdan
“Dur be Turna dur azıcık seveyim dur o kadar çektirdin bana “
hızlı hızla yürüyüp elim kalbimin üzerinde gitti derin bir nefes verdim kalbim resmen küt küt atıyordu
"Roniyami çay varmı çay "diyip güldü .
“Evet var getireyim mi “
“He getir “
hızlıca merdiyenlerden aşağı indim mutfağa gidip ocağın altını yaktım
ilaç dolabından sessizce mazemeleri aldın hızlı ve sessiz bir şekilde kimseye yakalanmadan mutfaga geri geldim..
bir kaç dilim börek çayın yanında koydum
" kesin bu birşey yememiştir " deyip tabağı doldurdum
hızlı bir şekilde merdivenlerden çıktım biri beni görse verecek cevabım yoktu .
Elimde tepsiyle çaydanlık iki bardak pansuman malzemeleri ile terasa zor attım kendimi
Ömer sedirde uzanmış gözleri kapalıydı.
" ee bu uyumuş galiba" değ6ip yaklaştım " Ömerr uyudun mu " ? dedim sessizce
terasta kurulan sedirin üzerine ayak ayak üstüne atmış resmen yatıyordu.
içimden (kim bilir ne yaptın da elin bu hale geldi hep benim yüzümden ah Roni Allah senin cezasını vermesin ) valla iç sesim haklıydı
Ömer'e neler demiştim öyle utanmada kalmamıştı bende düşündükce kendim karşımda olsaydım hırpalardım
sesizce yavaşca yanına oturdum bir süre yüzümü izledim.
kara kaşı kara gözleri siyah saçları açık esmer biriydi içimden ( bu güzel yüzle ne kızlar kandırdın şerefsiz) dedim
kendi dediğime sessizce güldüm benim bununla çok işim vardı.
valla bu birine baksa yada biri ona baksa suçlu suçsuz demeden iki tarafı da yolardım.
ben buna ne yapacaktım yorgunluktan uyuya kalmıştı .
hazır uyuyuyorken biraz bakıyım yüzüne başka türlü " şeytan gibi benle alay eder ağzının suyu atkı der her şeyi alaya vuruyordu.
Ömer,in yüz hatları keskin bir çene yapısı vardı gülünce kısılan gözleri ve çukur gibi gamzeleri vardı gamzeleri gülmeden de gözüküyordu ama gülünce çukurlaşıyordu ...
içimden" puu şerefsiz masallah şu yakışıklıga bak özene bezene yaratmış "dedimğim şeyi
kulağım duyunca sesli söylediğimi anladım
" Allah'ın cezası Roni adam duysa rezil olurdun " deyip alt dudağımı ısırdım.
“Allahtan yatıyor yoksa rezil olacaktım “ dedim Kendi kendime
Gülme sesi geldi" incelemen bittiyse gözlerimi açıyım mı” dedi Ömer
utanctan omzuna bir tane vurdum
"ne incelemesi hiç de bile sanki böcek vardı üstünde ona bakıyordum "
yüzüm anında yandı kıpkırmızı olmuştu kesin ..
Ömer "kızım üç gündür senden dayak yediğim kadar anamdan dayak yemedim “deyip güldü utandığımı fark etmiş olacak ki
"tamam uyuyordum yeni uyandım"dedi
valla bunun yüz ifadesinde hiç yatıyor gibi durmuyordu üstelik kendi kendine Sırıtıyordu
Ömer tepsidekileri görünce gülmesi derinleşti
"valla yeni fark ettim ben iki gündür birşey yememişim “deyince
hem Utandım hem üzüldüm buna ben sebep olmuştum
“hadi önce elini uzat sargıyı değiştiricem”
“al elim senin olsun “
“sadece pansuman için ver "
Ömere bakıp" telefonun ışıgı aç bakayım "
" gerek yok"
" aç dedim valla bir tane yapıştırıcam şimdi ha "
Ömer güldü bende onunla güldüm.
o ışığı açtı bende elinin üstündeki kurumuş kanı tentirdiyot döküp bekledim sonra yavaş yavaş sargı bezini kaldırdım
Telefonun ışığını açınca elleri çok kötü durumdaydı omzuna bir tane daha vurdum
" Ne bu hal ne yaptın eline parçalanmış elin ne yaptın Ömer sen "dedim
ömer" kızım sen beni iyice vurmaya başladın devlete sığınacağım bu gidişle"
“Abart abart ne yaptım sanki “
“Allahın özene bezene yaratığı adama vuruyorsun daha ne olsun” deyip gülümsedi
gözlerim şaşkınla açıldı “inşAllah bu söz tesadüfen kullanılmıştır “ dedim içimden
“Yerin çok dar oldu Ömer egonla birlikte oraya nasıl sığıyorsun”
Ömer gülümsedi sadece gülümsedi ve benim kalbim çoktan atmıştı pansuman işi bitince elini sardım sararken kıyamıyordum acıtırım diye özenle sarıyorumdum ben sararken Ömer dikkatli bir şekilde yüzüme bakıyordu.
hafif güldü
" bitti "
" devam etseydin ben iyiydim böyle " deyip yanına koyduğum börekten bir tane aldı .
"elimi tuttu öptü teşekür ederim eline sağlık "dedi
" afiyet olsun "
Ömer elini omzuma attığında ona baktım
" bakma öyle suçlusun sana çok sinirliyim sus " deyip bana sarıldı .
bu bana sarılmak için haklılığını kullanıyordu farkındaydım ama işin kötü tarafı bende bundan
rahatsız olmuyordum
başımı göğsüne yasladım ikimiz terasta
Mardin'in güzel manzarasına baktık .
ikimizde sessizdik hiç konuşmadık ben bayılacak gibi hissediyordum
ilk defa böyle bir şey yaşıyordum Ömer'in kalbinin sesi kulaklarıma geliyordu kalbi duracak gibi atıyordu ..
benim ki de ona gidiyordur kesin biz sessizce birbirimizin kalbinin sesini dinledik