Ömer'in anlatımı...
Heja yengem bana bakıp gülümserken başını sallayıp " Ömer' im gönlünü kime vereceğini iyi biliyor" derken ikimiz için de sevindiğini anlamıştım.
"Tamam Heja sultan ben içeri geçeyim"
"Tamam dediklerimi unutma sonu Hiwda gibi olmasın " dediğinde Benim de en çok korktuğum şey o olmuştu hele ki dün akşamdan sonra.
hala ona olan sinirim geçmemişti. Evet onu canımdan daha çok seviyordum ama dün akşam onu o halde gördükten sonra sevgiden çok içime korku girmişti.
Korkum tüm duygularımı baktırıyordu sanki, içimdeki öfke yerli yerinde olmasına rağmen ona kızmaya kıyamıyordum bile.
O da bunun farkında olduğu için şirinlik yapıyordu.
Heja yengem sinirime yenilip yanlış bir şey yapmamam için söylemişti ama o benim en büyük yarama deşmişti.
Bir şey demeden başımı sallayıp içeri doğru adımlarken bahçeden bile gelen yüksek sesleri duyabiliyordum.
Odaya geçtiğimde başımla Selam verdim. Dedem hafif yana kayıp boş bir yer açtı ,ben ise yüzlerine bile bakmadan Bawer' in yanına geçip oturdum.
Artık kim olursa olsun herkese hak ettiği gibi davranacağım.
Herkesin yanlışını yüzüne söylemekten hiçbir zaman çekinmedim.
Bu büyüklerimize göre saygısızlık da olsa değildi.
Sevdiğim kadını geçtim, kan dökülmesin diye 2 aile arasında sırf Barış olsun diye bir kadının onu taciz eden adama vermek neyin nesiydi ?neyin kafasıydı? Ben hiçbir zaman anlamayacağım.
Hogır' Rezeran adam öldürmeden kan dökmüştü.
Ali,nin babası sert ve tavırlı bir sesle öfkesini açıkça belli ederek.
"Şehmus ağa ne demek hüküm bozup oğlumu vurup kapımıza atmak ne demek bu nasıl bir rezilliktir deyin hele "
Dedem her an herkes birbirine öldürecek gibi olan ortamı sakinleştirmeye çalışarak " bir sakin olun koşalım "
Ali,nin abisi ayağa kalkarak" gördük ağalığını hükmünü daha iki soytarıya sahip çıkamıyorsunuz "der demez
Masanın içinde bulunan önümdeki cam küllüğü yüzüne fırlattım, yüzüne gelen cam küllük ile burnu kanamaya başladı.
Acıyla inlerken ortalık birden yangın yerine döndü.
Hogır "Lan özdüşmanı piç oğlu piç seni benim elimden alacak adamın anasını avradını" değip küfür etti.
Ona saldırdı Hogır .
Ali,nin abisi yüzü kan içindeydi zaten ,Hogır ' de bir iki tane vurdu ..
İçerde kim kimi dövüyor belli değildi. biz ve Rezeran gençleri karşı aşirete saldırdık ,
Bawer Hogır'ı tutmuştu Hogır kim olduğuna bakmadan yüzüne yumruk geçirdi.
son anda fark etmişti, ama geçti artık ikisi ses etmemişlerdi bunun rövanşı sonraydı elbette.
Bawer bunun hesabını sorardı.
Dedem ayağa kalkarak neredeyse sinir krizi geçirir gibi bağırarak isyan edercesine
"bu ne rezilliktir hepiniz oturun yada çıkın gidin hanemden" derken boynundaki bütün damarlar kıpkırmızı olmuştu.
Millet araya girip bizi ayırdığında dedem hala bağırıp çağırıyordu.
Ortam da ki hava ya çakmak çaksan alev alacak gibiydi her an herkes birbirine saldıracak gibi duruyordu Ali'nin babası "Erlik mi bu? siz evinize gelen misafire bu şekilde mi ?davranıyorsunuz "
Bawer "siz misafir değilsiniz bir ikinciside erlik sizin boyunuzu aşar bence hiç girmeyin o konulara "derken
Ardından Babam" evimize gelip hakaret ederseniz alacağınız karşılık budur "dediğinde ben hala bize soytarı diyen Ali ' nin abisine bakıyordum.
Mustafa amcam "evimize gelip saygısızlık ettiniz üstüne saygı mı ?beklersiniz "
Ali,nin babası "Evlilik kararı çıkmış Hogır, ın yaptığının affı yok , bedel isteriz"
Hogır " benim yaptığımın affı yok da senin soysuz, namussuz oğlunun yaptığının affı var, üstüne yiyenimi vericez teşekkür de edelim mi " derken sinirden ağzından tükürükler çıkıyordu.
Ali'nin babası "karar verildi bir kere sen kararı bozdun bunun bedelidir büyüktür"
Hogır' " namus kavmaramı sizin için ne ifade ediyor bilmiyorum ama bizim için herşeydir."
ortamdaki hiç kimse kimseyi alttan alma gibi bir niyeti yoktu.
Hogır"işler daha fazla kızışsın istiyorsanız buyurun , ama ben de sizin bütün kızlarınızı kaçırıp tek tek yeğenlerime nikahlarım" dediğin de çok cittiydi.
Bir bu eksikti zaten, Ali'nin babası çıldırmış gibi"Şehmus ağa ne der Vallahi ortalık kan gölüne döner" derken kendi oğlu olunca normal başkası olunca kan gölüne dönermiş ortalık.
Mehmet ağa Roni'nin babası" benim kardeşim,in ve ailemin kılına zarar gelirse Amed başınıza kıyılır "
Roni'nin amcası Ahmet " kardeşim olması gerekenı yaptı evlilik falan yok ilk baştan kabul etmedik "
odaya Xezal yade girdi hepsi ayaklandı yer verdi yılların kadınıydı sert ve otoriter bır ağa kızıydı, evlendi hanım ağaydı hayatı boyunca girdiği her ortam da saygı ve sevgi gören biriydi ..
Geçip oturdu
" Deyin hele derdiniz nedir hem suçlu hem güçlümüsünüz bize sökmez sizin hükmünüz, oğlum benim kararımla yaptı ne yaptıysa "
Hepimiz gayet de iyi biliyorduk ki Xezal yade,den habersiz yapmıştı Hogır,
Xezal yade'de dahil tüm aile onun durmayacağını çok iyi bilip kızsalar da ses etmemişlerdi fazla.
Ali,nin babası "Şehmus ağayı hiçe saydınız yanı hükmü yok saydığınıza göre "
Dedem Xezal Yade,ye baktı herkes ne diyeceğini Merak ederken
"Haşa ne haddımıze Şehmus ağa kendisi hükmü bozdu doğru değilmidir Şehmus ağa " ben dahil herkes şaşkınlıkla dedeme bakarken
"Öyledir dün akşam düşündüm kızda istemiyor, Xezal'a sordum hükmün yanlış olduğunu söyledim Aradım sizi açsaydınız öğrenirdiniz Buda sizin cezanız olsun " dediğinde kimseden ses seda çıkmamıştı.
Ali,nin amcası "e ne dersiniz şimdi "
Dedem "demem o ki sizin aileden tek bir kişi Urfa'da görülse kanı helaldir .
Barış için 100 dönüm arazı Rezerenlara verilecek sizde barış için yemek vereceksiniz "
Xezal yade "bizim namusumuz satılık değildir ,ama ve lakın tek bır yanlışta oğlunuzun cesedı gelir kapınıza biz mal mülk istemiyoruz"
Her kes bir yandan konuşurken bu olayın burada nasıl kapanacağını bilmiyordu.
Karşı taraf suçlu olmasına rağmen Hogır'ın yaptığı için bedel istiyorlardı.
Yüksek bir ihtimalle onların bedel dediği de maddi bir şeyler,di
Hogır" Siz dua edin ben oğlunuzu diri diri toprağa gömmedim" dediğinde oradaki herkes yapabileceğini biliyordu.
Dedem"Siz kabahatiniz ile oturup susacağınıza gelmiş hangi yüzle millete hesap soruyorsunuz ben onu anlamış değilim " dediğinde Ali'nin babası Siraç enişte "oğlum ölürse hesabını soracağım "dediğinde.
"Asıl sizin verecek hesabınız daha kapanmadı" diyen Ahmet Rezeran Hogır ile yan yana oturmuştu.
Dedem en kısa zamanda bizim evde bir barış yemeği yapıp 2 aile arasındaki anlaşmazlığı bitirmek için her iki taraftan da söz almıştı.
****
Yazarın anlatımı...
Hogır akşam herkesı Urfa'ya göndermişti tedbir amaçlı Serhat bütün gece terasta hem Evin'e bu kadar yakın hemde bu kadar uzakta olmak zoruna gidiyordu .
Evin susarak hem kendini hem onu yakmıştı hem özlemi vardı hem öfkesi yarın ilk iş Evin'le konuşmak istiyordu.
Zeynep terasa gelip "abi Evin abla gelmiş seninle konuşmak istiyor "dediğinde Serhat ne diyeceğini bilemediği için bir süre sessiz kaldı."tamam eve gitsin orda onunla konuşucam" dediğinde
Siğarasını bitirip Evin,i görse ne yapacak ne diyecek o da bilmiyordu..
Ama daha fazla uzatmanın anlamı yoktu...
Bu yüzleşme herkes olacaktı o da bilmiyordu ne yapacağını ve söyleyeceğini o yüzden , onun karşısına bile çıkmamıştı.
***
Serhat'tan
Ben bir daha geri gelmeyecek bir Gençlik ziyan ettim.
Emek verdiğim sevdamın gözümün önünde ziyan oluşunu izledim.
Öfkem var ,benim kırgınlığım var ,gururum var ,mecburyetlerim var,
ben yılllarca bekledığim sevdiğim amcamın kızı benimle evlenecek diye intihar etmiş bunu ne aklım ne kalbim kaldırabilir ..
İçimdeki öfke ve duygu karmaşasından kurtulamadım bir türlü aylar geçti ne öfkem geçti ne de özlemim.
Evin,ni suçlayan aklımı kafamı bir yere vura vura patlatmak istiyorum..
Diğer yandan kalbimin Evin'e bu kadar masum çıkarması beni deli ediyor…
Söküp atasımvar o derece bıkkınlık var içimde,kabullenmek mi? ne kalbim vazgeçti sevmekten, ne aklım vazgeçti suçlamaktan,
Evet o da çok şey yaşadı ama bilerek yaşadı ama ben bilmeden yaşadım.
Bana söyleseydi haberim olsaydı.
Beni istemeyen bir kadını ben zaten
İstemezdim ömür boyu aşkından ölsem
Kalbi ve ruhu başka adama ait kadını
İstemezdim.
Ben Evin,nin bedenini ne yapayım yanımda Olsa kaç yazar aklı ve kalbi benimle olmadıktan sonra
Yüzünü görmek istemiyorum ama kalbim Beni öldürecek sanki bu Özlem’den .
Zaten dünyası başına yıkılmış Evin öyle demişti “dünyam başıma yıkıldı “ dediği anda dünyası yıkılan bendim ama ben sustum kolaymıydı susmak hayatımda yaşadığım en zor anlardandı diye bilirim..
Ruhum çaresizlik ve bilinmezlikle parçalanıyor sanki nereye dönsem bir çıkış yol için önüme uzun duvarlar örülüyordu.
Yazardan….
Serhat bir süre odasında oturdu düşündü ne yapacağını bilmiyordu…
Çaresizliği iliklerine kadar hissetti
Elini yüzünü yıkarken
Daha iyileşmeyen elini önünde duran cam Aynaya geçirdi.
camın kırılma sesi oda da yankılandı camkırıkları Serhat'ın kalbi gibi Paramparça olmuştu.
Hemen yan adasında olan kardeşi Ciwan koşar adımlarla oda,ya girdi
Gördüğü manzara ile şaşkına dönmüştü.
abisinin platin içinde olan elinden kanlar süzülüyordu..
Yerdeki cam parçalarını kenara iterek havluyu Serhat'ın iyleşmeyen ellerine sardı
“Lan derdin ne sensin “ diye bir bağırdı sinirden ne yapacağını şaşırdı Ciwan
“Yürü bir hastaneye gidip baktıralım bu böyle olmaz “ der demez Serhat ellerini çekti “ gerek yok iyiyim ben “ dedi
“Abi bak benim şartellerimle oynama bak valla iyi şeyler olmayacak haa”
Eğer Serhat Ciwan'dan büyük olmasaydı onu döve döve hastaneye götürürdü ama abisiydi hem abisi çok kötü bir durumdaydı.
Anlamıştı bir derdi var ,ama ne yapması gerektiğini bilmiyordu Ciwan Serhat’a benzemezdi Serhat gönül adamıydı ama Ciwan çok sert ve sinirli bir yapısı vardı..
Yanlarına sesi duyup gelen küçük kardeşi Rukiye elini ağzına götürüp ağlamaya başladı.
Susmuyordu Rukiye Serhat abisini canı gibi severdi ..
(“Brayemı jı bonâ xude heyde em herin textotekı”)
(Abim Allah için gel bir doktora gidelim“)
Serhat Rukiye nin çok korktuğunu görünce başını salladı, tamam anlamında abisine sarıldı. daha çok ağladı Rukiye .
Ciwan arabanın anahtarını oturma odasında alırken alt katta olan Zeynep “ Ciwan nereye böyle gece gece bi yerinde dur “ dedi.
Ciwan onu duymazlıktan geldi..
Zeynep aşağı inen Serhat'ın elindeki havlu ile görünce yanına koşup eline baktı ağlamaya başladı o da “bende gelicem ne oldu Serhat”
“Olmaz abla ben ve Ciwan abim gitsek yeterli sen evi idare et diyen Rukiy'idi.
“ sen evde kal ben gidicem“diye kızdı Zeynep
Ciwan ikisine baktı” kimse gelmiyor lan çekilin adamı bırakın asabımı bozmayın haa” dediği gibi Zeynep ve Rukiye susmak zorunda kalmışlardı.
Serhat' arabaya doğru adımladı ne kimseye diyeceği vardı ne takatı kalmıştı konuşmak için.
Ciwan seri adımlarla arabaya bindi ve gaza bastı kırmızı ışıkta bile durmamıştı.
Acilin önüne gelip indiler acil bölümünde doktor hemen müdahale etti.cam kırıkları varmı dıye filim çekildi dikiş atıldı.
Yeni bir platin takıldı.
Raporlar çıkınca doktor Serhat’a önceden aldığı darbeden dolayı da muhtemelen serçe ve yüzük parmağının sakat kalacağını söyledi lif yırtılması ve zedelenme çok fazlaymış
İlerde ameliyatla bile zor düzelir demişti
Hastanenin çıkışına çıktıklarında elleri cebinde arabasına yaslanan İzol aşiretinin gözde bekarı Fatih vardı .
Serhat içerdeyken aramıştı Ciwan
abisini severdi ama hiç bir zaman dertlerini anlatmamışlardı birbirlerine Serhat'a ile Ciwan.
Daha çok Ciwan yapar Serhat arkasını toplardı.
Fatih Serhat’a bakarak ona doğru yürürken “uzun zaman oldu Serhat ağam “ dedi ve dostuna sıkı sıkıya sarıldı
“ Kardeşim “ dedi Serhat
Fatih Ciwan'a bakarak “ sen git bu koca adam bende kalsın ,bugün önce bir meyhaneye götüreyim kafası dağılsın “ dediğinde Serhat'ın omzuna vurdu.
Serhat ters ters baktı hayatında meyhanenın önünden geçmemiş adama gel götüreyim diyordu Fatih
Ciwan “ ben eve geçiyorum o zaman “ abisi kafasını salladı
Fatih omzuna bir tane vurunca Serhat oralı olmamıştı.
“ neyin var kardeşim Evin’le mı yine “ derken cevabını biliyordu aslında çünkü bu denli Serhat'ı dağıtabilecek tek kişi Evin' di.
Serhat kafasını salladı.
“ tamam o zaman benim eve gidelim orda konuşuruz hem kafanı dinlersin hee”
“Tamam “diye bildi Serhat dairenin önünde duran arabadan inip eve doğru adımladılar .
“ sen kendine geç otur kardeşim ben çay demliyim madem meyhaneye gelmiyorsun “ derken Serhat'ın bu tür şakalardan hoşlanmadığını bildiği halde söylüyordu.
Fatih Serhat'ın yanına gelip oturdu
“Eee anlat bakalım Serhat efendi ne bu hal “
“ ne diyim Fatih hal orda da işte öfkemden hasretimden biryere sığamıyorum " dediğinde Serhat'ın burnunun direği sızlamıştı.
"En çok kendime öfkeleniyorum nasıl görmedim her bakışı hareketi ile anlatmış ,Kafam almıyor Fatih benimle evlenecek diye intıhar etmiş, ben bu kızla nasıl evleneyim öbür türlü kıyamet kopar biliyorsun babamla amcamın durumunu hem ne dıyecem de nişanı atıcam “
Serhat tüm bunları anlatırken içinde bulunduğu zor durumun farkına bir kez daha varmıştı.
Evin anlatıp en büyük yükü Serhat'a bırakmıştı aslında.
“ haklısın kardeş çok zor bir durum ama Evin de suçlu sana söyleyebilirdi”
“Ne söylemesi Fatih,ona aşık olurum , senin onu isterim diye yıllarca bende kaçmış bu kız ben bunları bilerek nasıl evleneyim " Serhat tüm gerçekleri artık tüm çıplaklığıyla farkındaydı.
Fatih dostunu teselli edecek tek bir kelime edemiyordu çünkü ne dese Bu durum karşısında onu teselli etmeyecekti.
"Ben bu günaha giremem “ derken başına iki elinin arasına almıştı.
“Aklında varmı birşey ne yapacaksın peki ?nişanı mı? bozacaksın”demişti Fatih getirdigi çayları masaya koyarken.
“Bilmiyorum ki ben öfkemi sinirimi kendimden çıkarıyorum işte nişan bozulsa biliyorsun bizim buralarda dedikodu durmaz ayıp karşılanır en çok Evin yıpranır"
Yorgunlukla derin bir nefes alıp konuştukları bile ona çok ağır geliyordu.
"Onu geçtim babamı biliyorsun kıyamet kopar amcamla da zaten git gelliler yanlış yapmış gibi hissediyorum çıkmazdayım“ dediğinde Serhat kendini suçluyordu Evin'nin onu istemediğini nasıl anlamamıştı aylardır Evin'nin her hareketini saniyesiyle gözünün önünden geçirmişti.
“Haklısın kardeşim ne diyim Evin'le konuştun mu? peki”
“Yok daha değil geldi bugün Roni,yi sormaya ama düşüncesi benimle konuşup niyetimi öğrenmek için sanırım” dediğinde kendisi bile artık ne düşüneceğini bilmiyordu.
“Hal ederiz sen canını sıkma daha fazla su akar yolunu bulur kardeşim bunu sen bana söylerdin “ değip güldü Fatih
Demlediği çayı havaya kaldırdı “ şarap gibi mübarek “ derken niyeti Serhat'ı kışkırtmaktı.
Serhat da yandan bakış atıp güldü Fatih dostunun yüzünü güldürmüştü sonunda
Serhat koltukta başını arkaya atmış uykuya kaldığını anlayan Fatih
Balkona çıkıp bir sigara içti
Dostu için elinden birşey gelmiyordu derin birkaç nefes alıp düşünmenin faydası yoktu kendi kendine mırldandı “ ne demiş şair uyuyalım hiç birşey olmasa sabah olur “ değip içeride yatan dostunu kaldırıp misafir odasına gönderdi.
Evin kara kara düşünüyor du Serhat onu görmek bile istememişti haklıydı Serhat ama Evin'de çok acı çekmişti.
Sabah erken uyanmıştı, tembel ve uykucu arkadaşının geç uyanacağını biliyordu ,ama onu beklemek zorundaydı elini kullanamıyordu.
Serhat daha fazla dayanamayıp odasına doğru gidip “Fatih uyan lan beni eve bırak yada kahvaltı falan hazırla kalk”
Fatih domurdanıp başını kaldırırken Serhat’a birde kendine baktı “ Allahım şükürler olsun üniversite değiliz "derken Serhat hafif güldü.
Fatih “ ben hazırlayamam oğlum uykum var ,eskiden sana hazırladığım kahvaltılara say dedi “
Serhat'ın gülümsemesi derinleşti ikiside biliyordu Fatih hiç bir zaman kahvaltı hazırlamamıştı .
Fatih ve Serhat üniversiteden bu yana hep arkadaşlardı.
“Ben neden böyle birsey hatırlamıyorum kalk lan tek elimle seni yataktan atarım”derken başında dikilmişti .
“ tek elinle beni atacağına bize kahvaltı hazırlasaydın keşke “ derken Serhat bıraksa akşama kadar yatacaktı.
“ ben gidiyorum 5 dakikan var “
“ lan ben 5 dakka tuvaletin kapısına yetişemem“
“ 4 dakika sonra arabanın anahtarını alıp çıkarım “
“Lannnn arabamı mı? kaçıracaksın olamaz, bütün kızları kıskançlık sinirine sokan tek varlık O benim aşkım, benim aşkımı kaçırma. “Hızlı bir şekilde hazırlandı Fatih
“Hadi çıkalım benim senin hazırlıyacağın kahvaltı ile zehirlenmeyi göze alamam “derken Fatih'in sadece çay demlediğini bildiğini biliyordu.
“Madem öyle zeki bir adamsın tek başına gitseydin ya araba çağırsaydın kendine “
“Konuşma lan sabah sabah kafamı ütüleme yürü”diyen Serhat
“Sen koskoca izol varisine bunu dedin hee yazıklar olsun “ Serhat arabanın önünüzde durmuştu bile
Yola çıkıp bir kahvaltı salonuna gelip kahvaltı yapmışlardı .
Serhat'ın telefonu çaldı arayan Hogır amcasıydı bugün eve gelecez bir sorun varmı diye aramıştı.
Fatih ile Serhat birlikte Serhat'ların evine geldiler ..
Kapı tarafından gelen ayak seslerine başını kaldırdı iki adam Rukiye gelmişti.
Fatih abi hoşgeldiniz dedi Serhat'a sarılıp öptü
Fatih yüzüne bakmadan kafasını sallamıştı,hep beraber sessizce oturdular Serhat'ın yapması gereken birşey vardı.
dostunun kahvesini içtikten hemen sonra kendi işine gitmek için evden çıkmıştı..
Serhat ayaklandı yapacak birşey yoktu Evin'le konuşmak zorundaydı.
Bunu amcaları gelmeden yapmak istedi ne gelmişse başlarına konuşmamaktan Gelmişti zaten..
"Zeynep ben amcamlara gidiyorum "değip çıktı evden .
Yan konağın kapısı çaldı Evin tek vardı kardeşlerı kendi okullarına gitmişti..
Evin serhatı görünce çok şaşırdı …
Serhat yüzüne bile bakmadan içeri girdi baksa konuşamazdı kıyamazdı..
Evin“ hoş geldin “değince Serhat başını salladı sevdasına gelmişti.
Ama hoş gelmemişti mutlu olacağını sanmıştı, Serhat ama hayatı alt üst olmuştu.
Evin”birşey içermisin“ deyince Serhat kafasını kaldırmıştı başkaları için çok sıradan olan şey
Serhat için çok kıymetliydi Evin birsey içermisin demişti, oysa bunu her evlerine gelene sorardı yutkunmak istedi yutkunamadı Serhat ,öyle özlemiştiki yüzüne baksa
Konuşmazdı ikisi için kolay değildi…
“Yok geç otur da konuşalım “
Çok zordu ama Serhat yıllardır
Yapması gerekeni geçte olsa yapacaktı.
Ama ne diyeceğini oda bilmiyordu…
Evin usulca oturdu Serhat'ın karşısına oda da sessizlik hakimdi.
Sessizliği bozan Evin'di gözleri Serhat'ın ellerine kaydı basit birsey değildi …
“Eline ne oldu “ derken Serhat duymamazlıktan gelirken Evin ondan cevap bekler gibi yüzüne bakıyordu. ne diyecekti ki sana kıyamadım hırsımı sinirimi kendimden mi ?çıkardım diyecekti..
Serhat direk konuya girdi.“ neden daha önce söylemedin konuşmadın benimle”derken Evin ne cevap vereceğini bile bilmiyordu.
“Ben şe şey için "diye kekeledi ilk defa bu kadar yakınlardı ve karşı karşıya oturuyorlardı.
“Yani ne diyecektim ki sana nasıl anlatacaktım“
“Ne demek nasıl anlatacaktım biz nasıl bir noktadayız haberin varmı senin” derken Serhat istemese de sinirlenmişti.
“Utandım korktum ben kendimi bildim bileli sen vardın amcam yani ve bizimkiler”.
“Ben yokmuşum senin için ben olmamışım Evin ,eğer olsaydım yıllardır kimse benim hayatımda olmadığı gibi seninde olmazdı “
“Serhat bak ben kendimi bildim bileli bastırıldım öyle bir baskı ki isteyemeğimi söyleyemedim sana ama bizimkilere söyledim kimse beni dinlemedi" derken titreyen elin yumruk haline gelmişti.
“Bana gelecektin bana dinlemeseydim hakkındı ,bizi nasıl bir çıkmaza koydun sen”Serhatın içi yanıyordu bu kadar mı istenmiyordu oysa o yıllarca Evin onu sevsin diye beklemişti..,
“Serhat ben bilmiyordum yani ne tepki vereceğini bilemedim çaresiz kaldım “
“ çaresiz mi kaldın” Serhat'ın sevdiği kadın çaresizdim dediğinde asıl çaresiz kalan Serhat'tı
“Benimle evlenmek yerine ölümü tercih ettin yani senin gözünde ki değerim buymuş “
Evin susmuştu verecek cevabı yok evet o kadar kötü şeyler yaşamıştı ki Evin Serhat'ta diğerleri gibi yapar sanmıştı ama Serhat öyle biri değildi.
Evin'de çaresiz kalmıştı sonuçta kimse istemez böyle bir şeyi yaşamak Haklıydı ama Serhat'ta haklıydı.
“Beni öyle bir çıkmaza koydun ki ne tarafa dönsem cehennem, ne istiyorsun sen Evin ne istiyorsan onu yapıcam bende cevap ta çarede yok ben seni istemem bu saaten sonra aklım istese kalbim istemez seni,
iyi düşün bana birşey olmaz olan sana olacak senin için en iyi ihtimal hangisi ise onu yap “
Serhat ne yapsın aklı kalbi başka adam da onlanı sevsede almazdı kafasında bitirmişti ama kalbi hala Evin'deydi…
“Ne yani bozacakmısın nişanı iyide aileler ne olacak izin vermezler“dedi Evin
Serhat Evin,nin bu sözlerini duyunca kan beynine sıçramıştı ..
“Lan senin aklın nerdeydi nişanlanırken canına kıyarken nerdeydi? aklın iki kelime edemedin mi ?bana diğemedin mi .Allah senin belanı versin Serhat seni istemiyorum diyemedin mi?"
Belki de Serhat ilk defa kaderine isyan ediyordu, sesi her yere inletecek kadar yüksek çıkmıştı.
Ama her şeyden çok Serhat'ın yüreği acıdan inlemişti.
"ne yapmamı bekliyorsun benimle evlenecek diye canına kıyan kadını koynumamı alacam “ derken Serhat
kendini daha fazla tutamamıştı, içinin acısı sesine yansımıştı.
İnsanın kalbi acıdan yanar mı ?ağrır mı ?onun kalbi can çekişiyordu.
Evin çok şaşırdı Serhat'ın bu sinirine Evin Serhat'ı tanımıyordu bile evet onlar kuzendi ama iki yabancıydı.
“Ne yapmak istiyorsun amacın ne ,? sen bu olayların buraya geleceğini hiç mi düşünmedin ? ne yaparsan ben sana uyarım Evin hanım aklına yeni geldi benimle konuşmak “derken Evin'nin gözlerinin içine bakıyordu.
Serhat öfkesinden ve sinirden içi içine sığmıyordu
“Herkese bunun hesabını soracam sıra onlarda gelecek “
Serhat öyle konuşunca Evin daha fazla dayanamadı ağladı korkudan .
Serhat'ın öfkesi onu korkutmuştu çünkü Şehmus amcası sinirlenince Evin'i döverdi ve onu gizli gizli hep tehdit ederdi, birilerine söylerse daha çok döveceğini söylerdi .
Roni',yı döverdi ama Roni' dik başlıydı gücü yetmiyordu Xezal yadenin dibinden ayrılmazdı.
Serhat Evin ' nın korkudan titreyerek ağladığını görünce içinde sessizce bir fırtınalar koptu.
Evet Serhat çok sinirlenmişti ama Evin ' i dövecek hali de yoktu…
Yanına yaklaştı ve elini tuttu gözlerinin içine baktı
“Özür dilerim seni üzmek korkutmak istemedim ama çok sinirlendim bu duruma düştüğümüz için “
“Ben birşey yapmadım Serhat yemin ederim çok söyledim ama kimse kabul etmedi “ derken Evin küçük bir çocuk gibi ağlıyordu.
“Şşşş tamam tamam ben sana el kaldırmam ki ben sana kızmaya bile kıyamam" değıp sarıldı Serhat
ilk defa sarıldı Evin'e Evin 'de ona Serhat yıllarca imkansız sevdasına sarıldı Evin'sevdasını imkansız hale getiren adama sarıldı..
Serhat saçlarını okşadı.
Evin biraz sakinleşince Serhat ona bakıp" daha iyi misin"? Dediğinde Evin başını olumlu yönden sallamıştı.
bölüm bitti okuyan herkes yorum ve beğeni yaparsa çok sevinirim, ♥️ 🥰 🥰 🥰