canını sevdiğim

2857 Words
Roni' nın anlatımı Bilmiyor tabi canını sevdiğim ne kadar sevdiğimi, tek hüzünlü bakışına bile ömrüme gölge gibi bir karanlık düştüğünü, Bilmiyor tabi bu denli ona bakınca kalbimin bir ona attığını. Allah'ım sen şahitsin benim sevdama bir sen şahit ol benim vekilim sensin . Elde kırılan bardak gibi tuzla buz olduktan fark edilip bir köşeye atılmış benim umutlarım. Gözlerimden akan yaşlarla Ömer'in sesini duyamamanın verdiği huzursuzlukla tüm gece yataktan dönüp durmuştum. Ağlamakla geçen bir gece daha sanki gündüzleri benim ağlamaya hakkım yokmuş gibi tüm gözyaslarımı gece,ye saklanlıyordum. Bazen çok üzüldüğüm zamanlarda bile göz yaşımı durdururup,( sabret akşama ne kaldı )diye kendi içimde kendime teselli verdiğim günler olmuştur. Sevda ağır bir yük demeye gönlüm razı gelmiyor ,onun içinde olduğu bir sevda bana yük olmazdı ki ? Yük değil ?çok ağır intikan diye biliyorum sadece. Ben her zaman Xezal yade' nın yanında yatarım , beni sabah namazı için kaldırdığın da ne zaman uyumuştum bilmiyorum ama sanırım yeni dalmıştım,kalkmamıyordum. Uykudan çok kolum kanadım kırık gibiydi. Yorgun ve bitkindim. Yade beni zorla ve ısrarla kaldırınca ben mecbur kalktım , Yaşlı olduğu için sıcak suyunu ve leğeni yanına götürdüm. Ben abdest alıp namazı kıldım namazımı bitirene kadar gözyaşlarım Sessizce akıyordu. Umutsuzdum ve tek umudum Allah' tı Biliyordum beni ondan başka gören anlayan yoktu. Benim tek dua,am olan Ömer' e bu sefer ona kavuşmak için değil iyi olsun diye dua ettim. Ömer iyi olsun, bu gece Rabbimden bunu diledim. Benim bütün dualarımda bile Ömer vardı. İçimde ki korku onu gördüğüm günden beri büyüyordu. sanki ona kavuşamayacakmışım gibi imkansız geliyordu bana. Ama ablamın yaşadıklarından çok etkilenmiştim diyedir . Yatağa girip uzandım ama sen misin ?gözüne uyku giren,ne uykusu ne hali. Yüreğim yanarken, kalbim Ömer' in iyi olmadığını çok iyi biliyordu vallahi kirpiğine gölge düşse şu kahrolasıca gönlüm hissediyor. Yade namazdan sonra uyurken daha fazla dayanamayıp telefonundan Ömer'e msj attım. Benim bir suçum yok ki ? Diyen gönlüm Ömer'den uzak kalmaya razı değildi. Yerimden kalktığımda Yade " tüm gece dönüp durdun hasta mısın" dediğinde gözlerimden yaşlar aktı. O aklıma birşey gelmediği için" Karnım ağrıyor " dediğimde beni yanına çağırdı. inip kalkarken beni rahatsız etmesin diye beni duvar tarafına koydu. Üzerime örttüğü yorganı ile yerine uzandı, ben başımı onun sırtına yaslayıp hıçkıra hıçkıra ağladım. Yade hiç ses etmedi o da biliyordu aslında karnımın ağrımadığını. belki de beni teselli etmek istiyordu ama nasıl edeceğini bilmiyordu. benim için bu yaptığı bile çok büyük bir teselli gibi geliyordu. Ömer gitmişti işte hiç bırakmam diyen adam sanki beni bırakıp dünyanın öbür ucuna gitmiş gibi hissediyordum.. Oysa aramızda on dakikalık bir mesafe vardı. gözüme çöken ağırlık ile kendimi uykunun kollarına bıraktım. Bir yol üzerindeyiz önümü kesen Ömer'in gözlerinin içine bakıyordum. beni bırakma der gibi sadece gözünün içine bakıyordum. Ömer olduğu yerde durmuş arkamdan duran babama bakıp başını sallayıp geri çekiliyordu. Ben ağlayarak ona baktığımda Ömer sadece gözümün içine bakıyordu. Gözlerimi açtığımda güneş belki yeni yeni doğuyordu. Gördüğüm Rüya'nın ektisindeydim. her herhalde bütün gece bunu düşündüğüm için görmüştüm bilmiyorum. Dün biz eve gelene kadar babam "kardeşimin ettiği hoş değil bizi rezil etti". Dediginde babam eve gelene söylendi. annem de "onun ne işi var orada keşke elini ayağını kırsalardı "dedi. Xebat Yade böyle yaptı dediğinden ben çok şaşırmıştım Ama Yadem kadar kimse Mert değildir. Ömer'in amcamı vurması için bırakın demişti o da çok iyi biliyordu amcam dayaktan fazlasını hak etmişti. Berat'tan *** (“Nıha ez jı ditinate betır dızwazım te jı bir bıkım“) (“Artık seni görmekten çok unutmak istiyorum") Sabahları akşam olur da ,akşamları zor sabah oluyor derdi olan için . Kendi Rüzgarında savrulan bir yaprak gibi Hayatın beni ne tarafa savurduğunu ben bile bilmiyorum Belirsiz ve amaçsız gibiyim …: Bizden sonra Roni,nin başına gelenleri duyduğumda çok üzüldüm ama diyorlar ki Demirhanların Ömer'i kurtarmış Roni ,yi onların akrabaları bizden daha yakındı. Adet ,usul, töre diye diye Evin,nin başını yaktılar, Roni'ye de aynısın yapacaklardı Ama Hogır müsade etmemiş ..Şimdi tüm Mardin'nin dilinde kimi doğru yaptı kimi yanliş yaptı diyor, ama bana göre yapılması gereken şey burdu. Eğer Hogır Ali 'yi öldürseydi kan davası çıkardı ! öldürmeden herkese göz dağı verdi.. Toplantıya babamlar katıldı akrabamız sonuçta ve babamda Mardinin ileri gelenlerindendi. Ben gitmek istesem müsade etmedi doğru herkes orda olurdu Serhat Rezeran Urfa’da değildi yeni gelmişti sevdiğim kadını zorla verilen adamın gözlerine bakıp yanında duramazdım sevdam buna izin vermez. Yaşadıklarımdan sonra nasıl düzelirim ne olurum bilmiyorum insanın hazmetmesi imkansız birşey sevdiğin insanı başka biri ile olma düşüncesi bile adamı ölüme götürür. Allah benim şahidim ne uyuduğum uyku ne yediğim yemek nede nerde olduğumun bir anlamı var . kafam sürekli olan ve olacaklarla dolu birde marifetmiş gibi anamlar teyzemin kızını isteyecekmış Dağ evinde aylarca kaldığım zaman ailemle konuşmadım benden saklamışlardı Evin'nin verildiğini üstelik beni bilerek göndermişlerdi.. yazık değil mi ?bize kendimi geçtim Evin'e yazık günah değil mi? yaktılar bizi bir cenderenin içinde sürükleniyoruz. Bağ evinde Anam o gün ayağıma kapanıp ağladığında Kendimle birlikte onlarıda mezara gömmüştüm bunu fark ettim .. Anamın isteği üzerine kabul ettim ertesi günü gidip teyzeme haber vermiş söylemiş. Ben onu o an sakinleştirmek için tamam dedim .. ama ve lakin ben artık kendine hayrı olmayan bir adamım. Anamlar ben tamam dedim diye vakit kaybetmeden teyzemlere gidip söylemişler. Ben onlar daha fazla yıpranmasın diye evlilik fikrine tamam dedim Benim bırak evliliği yaşama düşüncem yok … Roni,nin meselesi araya girdi yoksa ben Suzan'la çoktan nişanlanacaktım. Başımı gökyüzüne kaldırdım dağ evinin havası beni sakinleştirsin istedim ama olmadı o günden sonra tek huzurlu bir nefes almadım … Derlerki sevdiğiniz biri ölünce kalbinizde 41 mum yanarmış her gün biri sönüyormuş en son 1 tane kalıyormuş, onun acısı hiç geçmiyor.. Peki ya sevdiğine kavuşamamış insanlar ne olacak kalbimde ki yangın büyüyor sanki Kaçtane kırk gün geçti üstesinden Ne yası, ne ölümü ,diri diri gömülmek bu. Kimse,de çıkıp unutmanın yolu budur Öyle olur, şöyle olur ,demiyor unutmanın yolunu ararken kendim kayboldum .. İçimden avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum “kimse bulamadı mı unutmanın yolunu” diye. Yüreğim kor gibi yanıyor ben o gece sabah kadar ezbere bildiğim Mardin sokaklarında kayboldum sanki. Sabahın 4 ,ü Bir duvarın önüne çöktüm ağladım Evin'e ağladım, kendime ağladım , sevdamıza ağladım ve artık biz bir ihtimal bile değildik en çokta buna ağladım Unuttum sanıyorum toparlandım sanıyorum Ama sonra birşeyler oluyor ve ben yine olduğum noktada olduğum gerçeğini yüzüme bir tokat gibi çarpılıyor… Ben artık kendim için hiç bir şey dilemiyorum.. Herkesten herşey olurda sevdası yarım kalandan hiç bir şey olmaz … Ağaçtaki yaprağın rengi bile değişti ama bende ki yerin değişmedi … Erkek adam başkasının olana bakmaz derler peki sevdiği zorla alınmış adamın halini de söylediler mi ? Hangi din de hangi kitapta geçiyor tanrılar bile razı değil Sevenlerin ayrılmasına hal Buyken siz tanların bile razı gelmediği zalimliği yapıyorsunuz… Siz öldüğünüzde sizi hangi tanrılar kurtaracak, hangi kelam kurtaracak hangi Yemin hangi din? Allah,ın adaletinden kuşkum yok er geç tecelli edecek Bizimde sevdamızında hakkı haram olsun size . Bazı vedalar seçim değil çaresizliktir. Dilerim ki beni sevdama hasret bıraktınız gibi Allah da sizi cennetine hasret bıraksın. Biz bu dünyada yandık sizde öbür dünyada yanacaksınız nasıl güzel adalet değil mi ? Ne ben gelebilirim sana nede sen bana gelebilirsin ama bir gün kader bizi karşılaştıracaktı Biz ilk değildik sonra olmayacaktık daha nice sevenler ayrılacaktı . Bu sabah eve geldim .Bizimkilerle Rezeranların konağına geldik . Annem gelmemi istemesede az biraz toparlanmıştım. daha iyi gibi hissediyordum ya da öyle hissetmekten başka çarem yoktu. Kapıdan girer girmez Başımı çevirdim Evin'le Serhat yan yana birşeyler konuşup gülüyorlardı. O an sanki biri beni on yerimden bıcakladı ben onu başkası ile düşündüğümde deli olurdum Başkası ile gördüm canım çıktı ama sesim çıkmadı… Mutlu olmasını herkesten çok ben isterim ama çok kıskandım çok zoruma gitti.. Hep birlikte içeri doğru yürüdük ve ben o an bir kez daha anladım Evin benim değildi göz ucu ile bakamazdım . yakışmazdı ama kalbim kor gibi yanarken nasıl yapacaktım bilmiyorum? Yazardan**** Ömer sessizliği içinde kaybolurken Roni de gözyaşları içinde sabahı sabah etti.. Oda bilmiyordu nasıl sabah oldu Hiwda Rosin canına kıymıştı… Yine bir kadın dedikodu ve iftiralara maruz kalmıştı derler bir söz gerçekse 40 yalanda Etrafında döner . Ömer'in babası Musa ağa gözüne girmeyen uykuyla sabah etmişti karısı ile. Xezal yade yaptığı ile ellerini Bağlamıştı sanki oğlunu bu söz için onlara dövdürtmüştü. haklılardı ve haklarını verip yanlarında durmuştu onu ezemezlerdi. Ama ve lakın Xezal Yade'nin oğlu Şehmus'un yaptığınıda kan davalı İnsanlar bile birbirlerine demezlerdi ..Gel görki en yakınları söylemişti.. Ağacı çürüten kendi kurdudur demişler Kan davaları ya namus davasında yada toprak davasından çıkardı,.. Ve bu öyle bir olayla unutulacak birsey değildi Demirhanların hasımları bile dile getirmemişken akrabalarının bunu yapması zor birseydi.. Rezeranlar sabahın ilk Işık’larında uyanıp Xezal yade yemek yapmam demişti .. Ömer'in dedesi Şehmus ağa “bizde yapılacak” demişti . Önemli olan yemek değildi Xezal yade onlara açık msj vermişti.. (Biz barışmadık affetmedik msjıydı) Ama oğlu Şehmus'un yaptığı terbiyesizlikle Xezal yade Mardin’de ki konağında yapmaya karar verdi . Rezeranlar Urfa’dan 3 araba erkenden yola çıktılar büyük bir davet olacaktı Rezerenlara yakışır olmalıydı. Mardin’de Urfa'dan birçok tanıdık aşiret ağasıda gelecekti bilerek çağırdı Xezal yade herkes Bilinsin ki Rezerenlar düşmanını bile sofrasına oturtacak kadar koca yüreklidir . ve utanılacak bir şeyleri de yoktu asıl utanması gerekenler utanmıyordu… Roni sanki bütün gece ağlayan o değilmiş gibi sabahın köründe kalktı .. Hazırlıklar için annesine yardım etti.. İçi yanıyordu sevdiği adama ama yapacak birseyi de yoktu.. Mecbur kalkacaktı yoksa neyin var derlerdi … Xezal yadenin ilaçlarını verdi tansiyonunu ölçerken Xezal yade oğlu Ahmet'i aradı.. (“Wî benamusa jî bı xerabînî “) (“O namusuzu da kendinle getir “) demişti Olumlu cevap alınca telefonu kapatıp yanına indirdi, Roni'nin gözü telefona kaydı ama alamazdı ya biri görse duysa diye Alamadı ama Ömeri de merak ediyordu.. Ömer’de sabah,a kadar alamadığı hırsı ve öfkesi ile yatakta döndü durdu onun gibi olan Cemal’de vardı… Hasmetmediler olanları Şehmus,yapacağını yapmıştı ama onlar dövmekten başka birsey yapamamıştı. Öğlene doğru Demirhan'lar gelmişti kadınları ile birlikte yardıma gelmek için Erken gelmişlerdi Filiz'i görür görmez sarılan Roni' nın iyi olmadığını anlamıştı. Roni Çok kötü bir durumdaydı … Kadınlar ve erkekler içeri buyur edilince ne Cemal gelmişti nede Ömer babaları ve anneleri ele gününe karşı mecbur gelmişlerdi. en fazla yarım saat oturup gideceklerdi. Roni gözleri kapıda kalmıştı ama Ömer'i gelmemişti… ona göre amcasının bu yaptığından sonra Ömer belki onu sevmezdi artık istemezdi, Turna,sını bu düşünce Roni'nin içini yakmıştı kalbi yangın yeriydi, yere çöküp küçük bir çocuk gibi ağlamak istedi ama yapamazdı … O bile eline geçmedi. Zorla yutkunmaya çalıştı ama bogazı düğümlenmişti. Oysa bir kere uzaktan görse yeterdi. Roni ,ye ama bırak görmeyi sesini bile duymamamıştı.. Filiz elini sırtında hafif gezdirdi “Hadi içeri geçelim “ Bu boşuna bakma Ömer gelmedi demek tı aslında ,hep beraber içeri geçtiler … Ömer evde odasından hiç çıkmamıştı düşündükçe kafayı Yicek gibi oluyordu Bu şerefsizlikti namusu ile vurmuştu onları Kalleşlikten öte birşeydi.. Sevdiği kadının amcası ve kendi akrabası olması daha kötü bir durumdu daha agırdı.. Ama aklından zerre geçmemişti Roni'yi bırakmak aksine deli gibi özlemişti ama Roni bunu bilmiyordu .. Roni ile filiz mutfak tarafına geçtiler. Biraz konuştuktan sonra Roni Filiz'e “Ömer,i gördün mü “? dedi “Gördüm dün o gıcık Cemal’le oturuyorlardı ama ikiside iyi değildi.. Sabahta gelmek istemediler Amcamlarda Bir sorun çıkmasın diye ses etmedi “ “Ben dün aradım açmadı nasıl olduğunu merak ediyorum” “Roni yanlış anlama ama amcanın yaptığı şey çok kötü “ “Biliyorum ama benim Ömer’le konuşmam lazım “ “Benim telefonumu al istersen” “Çok iyi olur “ Roni ile Filiz üst kattaki odalardan birine girdiler" ben kapıdayım sen konuş kimse duymasın “ dedi Filiz biliyordu biri duysa kiyameti koparırdı özellikle Hatun hanım sevmezdi bu tür şeyleri. Roni eline aldığı telefonla çok zamanı olmadığını biliyordu, o yüzden hemen rehberden Ömer'in ismine girip arama yaptı çalan telefonla heyecanlandı Roni bir kaç kes çaldı ama Ömer açmadı yine bir daha da gurursuz gibi arama yapmak istemedi Belki görmemiştir görse arardı Filiz'i Oda,dan yüzü asılmış bir şekilde çıktı.. Filiz bu kadar çabuk beklemediği “Ne oldu konuştun mu “derken yüz ifadesin hemen anlamıştı. Roni kafasını olumsuz bir şekilde salladı. ikisi beraber aşağı indiler . Ömer elinde ki telefona baktı biliyordu arayan oydu ama açmadı ya aç,sa ve Roni amcası için hesap sorsa Ömer işte o zaman kaldırmazdı bunu … O zaman iki dünya bir araya gelse Roni Ömer'le yan yana gelemezdi. Ömer aşağı indiğinde Cemal salonda oturmuştu. " babamlar gitti mi"? diyen Ömer'e bakan Cemal ' sabaha kadar burda oturmuştu. "gittiler bir yarım saat durup geleceklermiş , aracı oldukları için mecbur gittiler " dediğinde Ömer karşısına oturmuştu. abi kardeş can evinden vurulmuşlardı! " keşke gitmeselerdi " diyen Ömer'e " Xezal yade babamı aradı Mehmet amcada aradı " dediğinde . Ömer için hiç bir şey ifade etmiyordu. Ömer telefonuna gelen msjla başını çevirip telefonuna baktı. " Ömer benim Filiz,Roni seni merak ediyor arayan oydu " dediğinde. hemen arama gelmişti tekrardan arayan Filiz'di Ömer telefonu abisini kucağına atıp" aç Roni' dir" dediğinde. Cemal açıp kulağına getirdi. " Ömer abi" diyen Filiz hiç Cemal'in sesini duymayı beklemiyordu " ne var Reşe " diyen Cemal gülümsemişti çünkü Filiz'i sinir etmişti. " bu senin telefonun mu neden açıyorsun, gördüğüm yetmiyor birde o sinir bozucu sesini duydum" dediğinde. " ne istiyorsun Reşe , bir daha kardeşimi arama" dediğinde Filiz'i delirteceğini biliyordu. " konuşma be pislik, seni aradım sanki " " boş yapma sesin sesine hevesli değilim " dediğinde Ömer yüzünü sıvazlayıp " abi Allah için ne kavgası ediyorsunuz" dediğinde. Cemal hala Filiz'e kızıp onu sinir ediyordu. Filiz Cemal 'in yüzüne kapatınca. Ömer'in artık hatamülü kalmamıştı. " abi sen bu kızdan ne istiyorsun Allah için " dediğinde abisinin verdiği cevapla daha da sinir oldu. " nefret ediyorum ondan " " neden abi neden insan Birinde çocukluğundan beri nefret eder mi "? " ben ediyorum onu görünce cinlerim tepeme çıkıyor" " abi sanırım Filiz seni seviyor" diyen Ömer'e " bana bak lan seninde onunda canını okurum boş boş konuşma, beni gördüğü yerde öldürecek gibi bakıyor" Ömer güldü " abi gerçekten mi ? hiç mi fark etmedin " dediğinde Cemal bir iki Saniye de olsa düşündü onun aklına gelen tek şey Filiz' in ona duyduğu nefretti. " annem onu sana isteyecek haberin olsun " diyen Ömer az da olsa keyfi yerine gelmişti. Cemal " o boş boğaz reşe ile evleneceğime Mardini terk ederim " dediğinde . Ömer gülmüştü. "abi ikisinizi yan yana düşünemiyorum " " sus lan sus Allah korkusun onu ilk dakikadan öldürürüm yemin ederim " Cemal düşününce bile sinirleri bozuluyordu. Filiz'e karşı duyduğu boş nefretin ne olduğunu sorsan altı boş bir nefret etti. ama ikisi çocukluktan beri tanıdığı bıçakla gibilerdi sanki. Filiz'de ondan nefret eden Cemal'e sevgisine gösterecek kadar gurursuz biri değildi. Cemal ondan böyle nefret ederken Filiz ölse aşkından dönüp bakmazdı. Ömer " Şimdi evde bir gelin olsaydı biz de kahvaltı hazırlardı hayrına" dediğinde. Cemal yüzünü buruşturup" git evlen oğlum seni durduran mı var"? " biz evleneceğiz zaten " dediğinde Roni' yı kast etmişti. " ama o piç' amcası bırak düğüne benim evime bile ayak basamayacak" dediğinde. " bence akrabadan eş olmaz " dediğinde "valla abi kusura bakma ikimizdekinde belli " dediğinde gülümsedi. " sus lan bak tepem atıyor nefret ediyorum diyorum, " " Ben Filiz'den bahsetmedim ki? abi sonuçta aşiretimiz de onlarca kız var Sen neden Filiz'i düşündün ki "? sinirle yanından sonra ters ters baktı çünkü demin Filiz konusunu konuşmuşlardır Ömer'in Filiz'i kastettiğini adı gibi emindi. böyle bir durumu düşünmek bile istemiyordu hem Bawer " eğer bir gün olur da Filiz için kapıma gelirsen , sakın gelme onun sana vermeyeceğim" demişti. aklına ya annesinin böyle bir delilik yapacağı gelmişti en kısa zamanda annesi ile konuşup olası bir durumun önüne geçmek istiyordu. **** Urfa'da Rezerenlar,da Mardin'e gitmek için kalkmış hazırlanmışlardı. Şehmus'a" hazırlan sende geleceksin diyen Ahmet'e " ben gelmem" demişti. sinirle omzunu tutup " senin yaptığın rezilliği nasıl unutacağız ,bilmiyorum başımızı nasıl aldıracağız hiç bilmiyorum." dediğinde sinirle kardeşine bakıyordu. Hogır' ses etmeden ikisine bakıyordu Şehmus Hogır'den büyüktü çok müdahale edemiyordu. ama Ahmet ondan büyük olduğu için onun canını okumuştu. " ben gelmiyorum." dediğinde Ahmet yüzüne attığı tokatla Şehmus kolu ile yüzünü kapattı. Ahmet üst üste attığı tokatlarla Şehmus ses çıkarmamıştı. " yeter lan bak bende vuracağım" diyordu sadece . Hogır' ikisinin arasına girmişti. " sen dur" sende kalk hazırlan " dediğinde ikisi de Hogır'ın yaptığı ile durmuşlardı. eline aldığı telefonla Serhat'ı aradı" Hadi lan 2 saattir sizi bekliyoruz daha Mardin'e kadar gideceğiz" dediğinde Serhat" amca çıkıyoruz siz de çıkın" dediğinde herkes kapıda toplandı. Evin hazırlanmış amcalarının yanında duruyordu Rukiye yanına gelip" sen de bizimle gelsene Evin" dedi. Evin anlamıştı Serhat için söylediğini Rukiye abisi ve Evin'i çok sevdiği için en azından Mardin'e kadar onlarla gelmelerini istemişti. Ciwanın yüzü sirke satarken şoför koltuğuna bindi. Rukiye Evin' nın koluna girerek " ne olur sende gel bizimle " dediğinde Ahmet amcaları ikisine kızarak " akşam oldu binecekseniz binin dediğinde Evin hafif gülümseyerek" sizin arabada yer yok zaten" Serhat ise o günden sonra Evin'i ilk defa görüyordu. sanki aylar, yıllar olmuştu Evin sevdiği adamdan ayrılarak hayatının en büyük şanssızlığını yaşamıştı. ama Serhat gibi birinin sevgisine sahip olduğu için de belki de aslında dünyanın en güzel şansına sahip olmuştu. Evin Serhat'ın onu sevdiğinden haberi bile yoktu bırak haberini doğru düzgün Serhat'la yan yana bile gelmemişlerdi. Evin hala kaçıyordu ondan, eskiden kaçsa da bazen durmak zorunda kalıyordu ama Serhat her şeyi öğrendikten sonra Evin tamamen ondan kaçıyordu artık. Serhat hiçbir şekilde onun üzerine gitmiyordu hem kendine hem ona zaman vermişti.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD