ALİCE Hava sıcaklığı gittikçe düşerken vücudum soğuk karşısında titreyemeye başlamıştı bile. Sonbahardan kışa hızlı bir geçiş olmuştu. Güneşin kendini yeryüzünden çekmesiyle beraber soğuk kendini hiç beklemeden yeryüzüne hâkim kılıyordu. Yanıma bir ceket almadığım için pişmanlık yaşarken saatlerdir bir araya topladığım yaprakları koyabileceğim bir çuval bakındım. Arkamdaki dalların kırılma sesini duyduğumda o tarafa döndüm. Küçük bir çocuk merakla bana bakıyordu. Ela renk gözleri, park bahçesindeki turuncu lambaların altında inanılmaz bir renge bürünmüştü. Kısa, kahve saçları karman çorman olmuş, soğuk yüzünden titreyen ellerini yumruk haline getirmişti. Üzerinde uzun kollu bir tişört ve altında pantolondan başka bir şey yoktu. "Merhaba," dedim. Kalbimin atışlarını duymasını umuyordum.

