Ela Karan: Güzel bir duşun ardından birlikte mutfağa indik. Günüm güzel başlamıştı. Umarım böyle de devam ederdi. Burak belki de ilk kez canavarlık yapmıyor ve bana iyi davranıyordu. Kahvaltılıkları çıkarırken menemen yapmak için işe koyuldum nedense canım çekmişti. O da çay yapmaya başladı. "Karanlıklar prensi çay yapmayı biliyor mu ya?" dedim takılarak. O ise hoşnut olmadığıni ifade eden tavırla bana döndü. "Benimle fazla dalga geçer oldun." "Kocam değil misin?" "Ne alaka?" " Öyle kırk yıl ömür mü geçer. Sıkıcı çiftlerden olmak istemiyorum." "Bizim kırk yıl yaşayacağımız yok." dediğinde canım sıkıldı. Bu doğruydu. Eğer olaylar böyle giderse birimiz kesin ölecekti. Zaten bu dünyada kimse çok fazla yaşamazdı. Tam cevap verecekken kapı çaldı. Burak kapıyı açmaya gitti ve yanında Gök

