Kiraz Başım dönüyordu. Gözüm hiçbir şey görmüyordu. Oğlum kayıptı. Ömer gelip kollarımdan tuttu. Ayaklarım beni taşımıyordu belli ki. - Kiraz iyi misin? Beni kucağına aldı. Heval geri çekilince içeri girdi. Gözümden düşen yaşlarla birlikte kendimi kaybetmemek için direndim. Ömer beni salona götürüp kanepeye bıraktı. Heval arkamızdan geliyordu. Ömer beni bırakıp ona dönmüştü. Kendimi kaldırmaya çalıştım. - Heval ne oluyor? Kim kayıp? - Ömer abi... Heval de gözünden düşen yaşı sildi. Bana bakıyordu. Hıçkırığıma engel oldum. - Heval nasıl oldu? dedim sözünü keserek. Artık saklayacak hiçbir şey yoktu. Yanıma geldi. Ömer dikkatle ikimizi izliyordu. Yanımda durdu. - Akşam ağladı, durmadı. Ömer abinin geldiğini gördü. Rojda yenge de seni götüreceğim bekle diye sakinleştirdi. Sabah

