* * * Üniversite çıkışı, akşamüstü serinliği yüzüme çarparken içimde bir huzursuzluk vardı. Ağaçların altından geçerek yolun kenarına doğru yürüdüm. Ural ve şoförü göremiyordum. Çantamı sıkıca tutarak etrafıma bakındım, ama hâlâ arabayı görememiştim. "Neredeler bunlar?" diye mırıldanırken, biraz ileride duran bir aracın kapısının açıldığını gördüm. Arabadan inen kişiyi görünce olduğum yerde donup kaldım. **Pelin**. Siyah, pahalı bir takım elbisenin içinde, topuk seslerini yankılayarak bana doğru geliyordu. Yüzünde alışıldık o kibirli gülümsemesi vardı. Birkaç saniye boyunca adeta nefes almayı unuttum. Kalbim, göğüs kafesime sığmayacak kadar hızlı atıyordu. "Hande," dedi, bana yaklaştığında. Ses tonu yumuşak ama alaycıydı. "Seni burada bulmayı beklemiyordum ama güzel bir tesadüf oldu

