* * * Tufan’ın ve Pelin’in birlikte girmesini izlerken, kalbimde derin bir sızı hissettim. Ne kadar beklersem bekleyeyim, hiçbir şey değişmeyecek gibi geliyordu. Hissedebiliyordum; ruhum, her şeyin kaybolduğunu anlıyor ve bir çığlık atmak istiyordu. Ama sesim çıkmıyordu. Gözlerimde bulanıklık, gözlerimi kapatıp derin bir nefes almak istedim ama içimdeki boşluk, bir dağ gibi üzerime çöküyordu. Aniden, bir çığlık gibi hissettim, bedenimi terk ettiğim o an, gözlerimden yaşlar süzüldü. Bir anda tek yapmam gereken şeyin o arabadan çıkıp uzaklaşmak olduğunu fark ettim. Ama nereye gitmeliydim? Ne yapmalıyım? Taksiye binmiştim, ancak bu defa ne yalıya gitmek istiyordum ne de Tufan’a dönmek. Hızla kararımı verdim: Tufan’ı terk edecektim. Onunla hiçbir şeyim kalmamıştı. Gözlerimi kapatıp düşündüm.

