* * * Dudakları, hiç kimseden utanmadan, dudaklarıma haşin hareketlerle yapıştı. Uzun, sert ve bir o kadar da baskın... Bu gücün anlamını biliyordum. “Evlendiğimizden sonra sadece benim borum ötecek.” demek istiyordu. Sevgiliyken, daha doğrusu sözlüyken, ona bir nebze de olsa karşı çıkabiliyordum ama artık resmen tapum onun elindeydi. Beni kendine bağlamak için elinde güçlü kozları vardı. Şu an onun yerinde olmak isterdim. Eğer bu kozlar benim elimde olsaydı, benden uzak durmasını söylerdim. Hiç kimseden utanmadan dudaklarımı öptü. Arkadaşlarının, daha doğrusu Atakan’ın ve yanındaki adamın, alkışladığını, ıslık çaldığını duydum. Tufan, dudaklarıma yaptığı sert ve işkenceli öpücüğün ardından geri çekilip gözlerime baktı. Ben ise ona yine nefret dolu baktım, fakat bunu etrafa belli etmeme

