* * * "İmdat! Yardım edin! Bırak beni! Bırak!" diye bağırarak hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Ağladığımı duymuş olacak ki, beni anında yere bıraktı ve bıraktığı anda koşmaya başladım. Nefes nefese, hıçkıra hıçkıra ağlayarak koşuyordum. Bir an önce evime girmek ve hemen onu şikayet etmek istiyordum. Peşimden geliyor muydu bilmiyorum, ama ayak seslerini duymuyordum. Evin arka tarafına koştum çünkü orası daha yakındı. Bahçeye açılan sürgülü kapıyı yana kaydırıp telaş içerisinde salona girdiğimde, annem salondaki koltukta oturmuş kahve içerek dergi karıştırıyordu. Beni bu halde görür görmez elindeki dergi ve fincanı sehpaya bırakıp ayağa kalktı ve şaşkınlık içinde, "Hande! Ne oldu, bu halin ne?" dedi. Titriyordum; tüm vücudum, hatta sesim bile titriyordu. Ciğerlerim sızlıyor, boğazımdaki

