* * * “Senin gerçek karı koca anlayışın, yatağa girmekten ibaretse, bu evlilik hiçbir zaman o noktaya varmayacak,” dedim, sesimin olabildiğince sakin çıkmasına özen göstererek. Fakat bu sakinlik bir zırh gibiydi; içimde fırtınalar kopuyordu. Tufan, yüzündeki o pişkin gülümsemeyi silmeden, “Öyle mi?” dedi. “Bakalım bunu ne kadar sürdürebileceksin? Çünkü ben istedikten sonra her şey değişir. Bu evde benim kurallarım geçerli, Hande. Senin sınırların yok. Sadece benim sınırlarım var.” Sözleri kanımı dondurdu. Onun gözlerinde gördüğüm o tehditkâr ifade, her zamankinden daha gerçekti. Tufan’ın karanlık tarafını zaten biliyordum, ama bu kadar yakınında hissetmek, bir başka korkuydu. “Senin kuralların varsa, benim de sabrım var,” dedim. Gözlerimle ona meydan okuyarak ekledim: “Ve inatçılığı

