GÖRMEK İSTEMEDİĞİM GERÇEĞEBİR ADIM DAHA

1146 Words
İnsanlar görmek istediklerini görürler. Ne yazık ki bu tüm zamanlar içinde böyle olmuştur. Kendi doğrularına olan inançlarını koruyabilmek ya da gerçeklerden kaçabilmek için gözlerini kapatan insanlar sadece inandıklarını görmeye muktadir olmuşlardır. Bu gerçekler en yanlış temeller üzerine kurulu olsa da akıl bir kere gözleri kör ederse ne bin şahit ne bin delil gözlerin körlüğünü yok etmeye yetmez. Bu yüzdendir ki bazı gerçekler ayan beyan önünde dursa da görmek bazıları için imkansızdır. Bu duruma mesleğim nedeniyle dolaştığım pek çok yerde bire bir şahit olmuştum. Bu körlük bazen öyle bir hal alırdı ki insan kendi evladından bile vazgeçebilecek kadar ileri giderdi. Bundan yıllar önce çalıştığım bir doğu ilinde düşman iki aile kan davasına tutuşmuştu. Aralarını bulmak için ben, bölge kaymakamı ve o zaman jandarma komutanı olarak Adem ile gittiğimizde kan davasının nedenini sormuştuk. Her kafadan bir ses çıksa da kimse kan davasının neden ve ne zaman başladığını söyleyememişti. Sonunda olayın iç yüzü en yaşlı olanlardan birinden öğrenildiğinde ise kimse gerçek nedeni kabul etmek istememişti. Sonuç olarak bir koyun yüzünden çıkan kan davası, biz ne kadar uğraşsak da kendi doğrularına inanan taraflar yüzünden devam etmişti. Ancak şu an içinde bulunduğumuz gerçeklikte ben son öğrendiklerime kadar karşımdakinin bir katil olduğuna inanmayacak kadar kör olmuştum. Gencecik bir bedenin öldükten sonra kullanımını gerekçelere bağlamamdaki en büyük etken ise kızların yaşadıklarının duyulmasına vesile olmasıydı. Ama hesaba katmadığım şey ne kadar kızların yaşadıkları ortaya çıksa da yapılan hem ahlaki hem de hukuki olarak suçtu. Aslında düşününce bu davada o kadar çok katil vardı ki birilerinin onları ortaya çıkarmak için uğraştığına inanmak istemiştim. Ancak sonuç aradığımız kişinin de onlardan farklı olmayan bir katil olduğuydu. Reis ile birlikte üst kattaki çalışma odama çıktığımızda ikimizde sessizleşmiştik. Dursun'un sessizliği endişesinden benim sessizliğimse yanılmanın verdiği vicdan azabından kaynaklanıyordu. Odada bulunan küçük masaya geçip oturan Dursun sanki düşüncelerimi okumuş gibi: " Senin suçun varmış gibi kendine eziyet etme artık." dediğinde derin bir iç çektim. Sakin bir şekilde masada Dursun'un karşısındaki sandalyeye oturdum. " Daha dikkatli olmalıydım. İçimde bir yerlerde bunun bir cinayet davası olmadığına inanmak istedim. Bu adamın sadece kızların sesini duyurmak istediğine inandım." Dursun zarifçe gülümseyip sakince elimin üzerine elini koydu. Elinin sıcaklığı pişmanlığımın gölgesine ışık tutmaya çalışsa da çok da başarılı olamadı. Ama sözleri o ışığın sıcaklığını arttırırken nefes almamı sağladı. " Bu yine de senin suçun değil. Bizde sen de gördüklerimize göre davrandık. Şimdi kendini toparla ve o keskin zekanı çalıştır bakalım." Dursun'un içten konuşmasına karşın yüzümde ince bir tebessüm oluştu. Ama bu tebessüm fark ettiğim detay ile bir anda zihnimde şimşeklerin çakması ile soldu. Gözlerim kocaman açılırken dudaklarımdan dökülenler kaçırdığım detay için kendime kızgınlığımı ifade ediyordu. " Salağım ben, körüm. Nasıl ama nasıl fark edemem bunu." Yerimden hızla kalkıp Sudenaz'ın günlüğünü koyduğum çantama yöneldim. Günlüğü çıkarıp hatırladığım ayrıntıyı bulabilmek için hızla sayfaları çevirdim. Çok geçmeden bulduğum kelimeler ile yüzüme yeniden bir gülüş yerleşti. " O Umuttu. O kendi karanlığını yenen, başka karanlıkları aydınlatabilecek çözümü bulan Umuttu. O benim prensimdi, belki beyaz atı yoktu ama kılıcı umudun kanatları ile bezenmiş saf gerçekti." Ben bunları okurken Dursun sessizce beni dinliyordu. Aradığım cevabı bulmanın heyecanı ile reise döndüğümde onun anlamaz bakışları ile karşılaştım. Yüzümdeki gülüş genişlerken : "Reis fark ettin mi?" dedim. Reis kaşlarını havalandırıp kısa bir süre düşündü. Kafasında bir şeyleri yerine oturtmak için düşünürken sözleri anlaması için ona zaman tanıdım. Benim söylediklerimi anlaması çok uzun sürmedi, gözleri kocaman açılırken duymak istediği cevabı kendi verdi. " Umut, Sudenaz Umut adında bir gençten bahsediyor değil mi?" Reisin beni anlamasının verdiği heyecanla yüzümde zafer kazanmışcasına bir ifade oluşurken başımla reisi onayladım. Reis benim onayımla derin bir iç çekti. Taşlar yerine oturmaya başlamıştı ama en önemli soru hala yerli yerinde duruyordu. Umut kimdi? Umut'un yolu bu kızlarla nerede kesişmişti? Bu soru bize bu olaylar yumağının çözülmesi için gereken anahtarın ta kendisiydi. Ve bu anahtarı bulmanın yolu da Özgür beyin yardımcısı Adem beyde saklıydı. Özgür beyi çocukluktan beri tanıyan ve her yaşadığı olayda yanında olan Adem bey sorularımızda kalan boşluğu doldurabilirdi. Bu düşünceler kafamda dönerken fark ettiğim gerçek ile yerimde dikleşip bakışlarımı direkt reise yönelttim. Bu bölgedeki herkesin yolu en az bir kere onun mekanına uğramıştı. "Reis, Özgür beyi tanıyor muydun?" " Bir kaç defa dükkana uğramıştı ama ondan ziyade yanında çalışan Adem denen genci daha fazla tanırdım." Reisin sözleri kafamda bir şeyleri netleştirirken yerimden kalkıp hızla çantama ulaştım. Çantamdan telefonumu çıkarıp açtıktan sonra Gökhan'ın numarasını çevirdim. Telefon çok geçmeden açıldı. "Merhaba Gökhan neredesin?" " Size de merhaba hocam ve karakoldan çıkmak üzereyim. Bir şey mi oldu?" " Gökhan sen de Adem beyin adresi var mı?" " Evet var hocam ama kendisi yarın ifade vermeye gelecek zaten." Yarın benim için çok geçti. Zira ondan alacağım cevaplar bizi katile daha da yaklaştıracak belki de katili daha erken bulmamızı sağlayacaktı. " Gökhan, Adem beye ulaş ve onu da alıp buraya gel." " Neden, ne oldu?" " Geldiğinde her şeyi anlatacağım. Üstüne üstük Adem beyin hayatı da tehlikede olabilir." Telefonun diğer ucunda kısa bir an sessizlik oluşsa da bu çok uzun sürmedi. " Anladım hocam bir saate orada olurum." " Teşekkürler Gökhan ve dikkatli ol." Telefonu kapattıktan sonra odanın köşesinde ardiye olarak kullandığım küçük kısmın kapısına yöneldim. Kapıyı açtığımda küçük alanda gözlerimi kısaca gezdirdikten sonra aradığımı bulduğumda gülümseyerek hızlıca dışarı çıkardım. Bu arada Dursun'un hafif alaylı sesi ile geriye döndüm. "Tam dedektif oldun artık. Bunu nereden buldun?" Söz ettiği eşya bir portatif yazı tahtasıydı. Öğretmenliğim sırasında çalıştığım her yerde düzenli bir sınıf bulamadığım için aldığım bu araç şu an tam da ihtiyacım olan şeydi. " Öğretmenliğimden kalan bir hatıra diyelim. Zamanında yeterli malzemeye sahip olmayan sınıflarda kullanmak için almıştım. Ama atmaya ya da vermeye kıyamadım. İyi ki de vermemişim." Tahtayı odayı görecek şekilde duvara yerleştirdikten sonra odadaki kitaplıktan tahta kalemlerimi aldım. Hayatını kaybeden kızların ismini yazdıktan sonra altlarına aileleri ile ilgili bilgileri yerleştirdim. Sonrasında tahtadan hafif uzaklaşarak neler ekleyebileceğimi düşünmeye başladım. O sırada kalem tutan elime uzanan kemikli el ile yana döndüm. Dursun elimdeki kalemi alıp kızların yaşlarını ekledi. Diğer elimde tuttuğum kalem ile kızların bulunduğu yerleri de yazdığımda yeniden reise döndüm. " Daha eklenecek çok şey varmış gibi görünüyor." dedim. Reis beni başı ile onaylarken kaşları hafifçe çatıldı ve kalemi eline alarak isimlerin yanına artı atmaya başladı. " Bu artılar ne için reis?" dediğimde ise derin bir iç çekti. " Kızların hepsinin şu sözde cemaat ile bağlantısını temsil ediyor." Reise minnet dolu bir bakış attıktan sonra elimdeki son iki ayrıntıyı da tabloya ekledim. İlki gün doğdu çiçeğiydi, ikincisi ise Umut'un ismiydi ve o ismin yanına kocaman bir soru işareti koydum. Bunca yıldır kendini saklamış ve yok olmayı öğrenmiş birini bulmak için elimdekinden fazlasına ihtiyacım vardı. Ben düşünceli bir şekilde karşımdaki tabloya bakarken omzumda hissettiğim el ile yana döndüm. Bana gülümseyerek bakan Dursun'un sırtıma sakin iki vuruşu "Çok iyi gidiyorsun" demenin samimi şekliydi. Onun bu hareketine karşın gülümseyerek gözlerimi açıp kapadım. İyi ki yanımdaydı zira o olmadan bu kadar ilerlemem ve bunu güvenli bir şekilde yapmam mümkün olamazdı. Ne kadar görmek istemesem de kendi iç yüzünü apaçık gösteren katilimiz ile mücadelemizde bir adım daha atmıştık.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD