6 ay sonra Nihayet İstanbul'a dönmüştük. Gecemiz gündüzümüz olmadan, çok sıkı bir 6 ay geçirmiştik. Bazı geceler tam uykuya dalacakken kafamızdan aşağı buz gibi su dökerek uyandırdıkları bile olmuştu. Zor görevlerin üstesinden gelmiştik ki bu tamamen bizim iyiliğimiz için olduğundan kimseye kızmamıştık. Bu sürede Leyla'yla daha yakın arkadaş olmuştuk. Ve bu da bir artıydı. Bana şakayla karışık sürekli boss diyor, insan içinde patron ya da Defne Hanım demekten çekinmiyor ama kendi özelimizde birbirimize isim bile takıyorduk. Kan bağımız olmasa da gerçek bir abla kardeş havasındaydık. 6 ay önce narin, ufak tefek olan bu genç kızı düşündüm. Acaba gerçekten hayatın onu getirdiği bu noktadan memnun muydu? Gerçekten aşırı sakin yapısının altında yatan canavarı gördüğümde doğru seçimi yaptığım

