Hazan, kendini toparlamayı başardığında.. Yukarı da öfke ile kendisine bakan genç adamı buldu bakışları.. "Sen.. sen kimsin" tanımak istiyordu bu adamı, sahiden kimdi karşısında ki..
"Ölümüne sebep olduğun bu adamın" mezarlığı göstererek "Abisiyim.. Kısaca senin ecelin"
"Demir" sesi zor bela çıksa da, devamını getirdi dili "Ne diyorsun , Ali.. Ali senin kardeşin mi"
"Evet" dedi öfkesi gözlerine yansıyan adam..
Hazan, ayağa kalktı "Bak Demir, Ali" Öyle bir şiddetli tokat yüzüne gelmişti ki, Mezarlığın üstüne yattı Hazan.. dudağı kanıyordu.. neye uğradığını şaşırmıştı.. Bu duruma gelmeyi asla hak etmiyordu Hazan..
"Sakın... Sakın o kirli ağzına benim temiz kardeşimin adını alayım deme"
Gözü, mezar taşını buldu Hazan'ın "ALİ SOYLU"..
** GEÇMİŞ**
Hazan, Ali'nin titreyen elini tuttu "Söz ver bana, Ali bana söz ver . Hastaneye beraber gideceğiz ve sende tedavi olacaksın söz ver"
Ali, morarmış kısık gözleri ile baktı hoşlandı kıza.. Hiçbir zaman karşılığını almamıştı ama bu illetten de en çok Hazan kurtarmak istiyordu onu "Söz" dedi umutla.. Çünkü bu illetten, Hazan elini tutarsa kurtulurdu..
"Hadi, beraber gidelim mi ? hastaneye" umutla baktı genç kız.. Onu da kurtaracaktı bu illetten
"Hazan, ya" titreyen çenesi krize gireceğinin işareti gibiydi ama üstesinden gele biliyordu "Tuncay ne olacak.. Bu okuldan onu attırdığın andan beri sana öfkeli"
Hazan umursamadan omuz silkti "Seni, diğer gençleri bu illete alıştıran o pislikti.. Bunu bilip , bu okulda okumasına izin veremezdim .. Yine olsa yine yaparım, o şerefsizden korkmuyorum ben.. Sen dur daha onu içeri attıracağım"
"Hazan" dedi telaşla "Ya sana bir şey yaparsa"
"Bir şey yapamaz. Seni hastaneye yatıralım, ben hepsini halledeceğim. Gel hadi"
Okul çıkışına yönlendiklerinde.. Tuncay bekliyordu kapıda.. Öfkeliydi genç adam.. Hazan, onu gördüğü an ufak da olsa içine bir korku seli gelmişti. Ali, tam önüne geçti.. "Çekil sen Ali, o sürtük beni bu okuldan attırmanın bedelini ödeyecek"
"Sen bana hiç bir şey yapamazsın. Göreceksin.. Ait olduğun o deliğe de gireceksin"
"Çekil git işine Tuncay.. Hazan'a zarar vermene izin vermem"
"Aptal aşık, kız sana bakmıyor bile acınacak haldesin" Cebinden çıkardığı çakıyı "Benim onunla sert bir görülecek hesabım var.. bu bedeli ödemeden bırakmam bunu"
"Çekil lan" Ali, ürkek bir adamdı, toydu cahildi.. Arkadaş kurbanı olarak bu illete bulaşmıştı.. Ve bu illetten kurtarmak isteyen tek kişi de Hazan olmuştu. Hep destek olmuş ama asla gönül işine izin vermemişti.. Ali de , aşkını kalbine gömerek öyle devam etti. Şimdi ise, ona bu kadar destek olan kadını, bu adi pisliğe harcatacak değildi..
"Polisi çağırıyorum" dedi Hazan hemen cebinden telefonu çıkardı..
Tuncay, öfkesine yenik düşerek hızla ilerledi elinde çakı ile.. Ali tam durduracağı anda.. Karnına aldığı bıçak darbesi ile gözleri kocaman açıldı.. Hazan elinde telefonla kalırken.. Tuncay ise korku ile kaçmıştı hemen oradan..
"Ali.. Ali ne olur aç gözlerini Aliiiiiii"
Ali, gözlerini hayata yumduğunda , artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı..
**ŞİMDİ**
"Sen delirmişsin" diye bildi genç kadın eli ile yüzünü okşayarak.. Canı çok yanıyordu
"Kardeşimi daha fazla rahatsız etme" deyip, genç kadının bileğini tuttu "Gidiyoruz"
"Bırak beni" kolunu çekmeye çalışıyor ama güçlü ellerden kendisini kurtaramıyordu
"Hazan, sessiz ol, sabrımı sınama"Demir öfkeli ama bir o kadar da sabırlı davranmaya çalışıyordu . Bu kadına hayatı zindan edecek ve en sonunda da intikamını alacaktı elbette ki
Genç kadını zorla arabaya bindirip evin yoluna geri sürdü.. Yüzleşme gerçekleşmiş artık şimdi asıl oyuna başlayacaktı.. Şimdi sadece kendi kuralları geçerli olacaktı.. Bu saatten sonra bu kadın, yaşadığı he gün ölmek için dua etmeliydi ve evet böyle de olacaktı..
Eve gelene kadar ikisi de sus pus olmuş, ani frenle kapıda durduğunda yine aynı şekilde sürükleyerek eve götürdü genç kadını.. Korumaların hiç biri oralı olmuyordu evde hizmetli de yoktu.. Bu yüzleşme evin içinde geçecekti..
Kalbi kırık ve artık çok büyük yaralara sahipti Hazan. diline yerleşen anlık öfke ile sesini yükseltti "Ne istiyorsun Allah!ın cezası"
Hazan'ın gözlerine bakarak Demir kendinden emin bir şekilde "Hayatını yok etmek"
Gözleri doldu Hazan'ın, daha ne kadar yok olabilirdi ki hayatı "İğrenç bir adamsın sen.. Hiç bir şey sandığın" daha cümleyi bitirmeden..
Öfke ile burnunda soludu, göz göze geldi genç adam ile "Sakın, sakın konuşayım deme.. Kardeşimi ve içeri de yatan o piçi elinde oyuncak ettin. Sonra iki adamı birbirine düşürdün.. sen nasıl alçak bir sürtüksün"
"Bana hakaret edemezsin" göz göze geldiği adama başını dikleştirerek cevap veriyordu.
Demir öfke ile gülümsedi "Sana istediğim her şeyi yaparım sevgili karıcığım" iması dalga geçer gibiydi.
Hazan , düşündü "Sahte demi nikah, buda saçma intikamının bir oyunuydu.. neydi derdin. Senin yatağına gireceğim bu şekilde mi alacaktın intikamını"
Hazan, ayağa kalkarak bunları sarf ediyordu. Demir, duvar ile kendi arasına aldı genç kadını "Yanılıyorsun Küçük hanım.. Sen artık benim karımsın yada istersem kölemsin"
Hazan, iğrenerek baktı yine.. bunu yüz hatları ile belli ediyordu.. gözleri dolu dolu ama umursamıyordu onları "Midemi bulandırıyorsun"
Demir, bu kez arsızca güldü , genç kadına yaklaşarak "Seninle sevişirken bende iğrenmiştim senden"
Hazan, nefretle itti Demir'i.. "Allah belanı versin senin.. Sakın bir daha bana yaklaşayım deme.. Gidiyorum ben.. Alacaklarını aldığına göre midemi bulandıran bu iğrenç yüzünü görmek zorunda değilim artık"
Hazan, üst kata çıkıp hemen hızla eşyalarını toparladı.. çantasını da alarak aşağı kata indi.. Demir oldukça rahattı.. Elinde ki viski bardağından bir yudum alıp tekli koltuğuna yayılır vaziyette oturmuştu..
"Sakın karşıma çıkayım deme.. Öldürürüm seni yemin ederim"
"O kapıdan çıkacağına bu kadar emin misin" dalga geçerek söylüyordu bunu Demir..
"Sen beni zorla tutamazsın bu evde, yanında.. Asla senin istediğini sana vermeyeceğim" başı dik, kendinden emindi Hazan..
Demir, kafasını salladı "Cık cık cık , ben seni zorla niye tutayım ki .. Nasıl olsa sen bana kendi ayağınla geleceksin" bu kendinden emin hali Hazan'ı deli ediyordu..
"Ölsem de gelmem.. sakın kaşıma çıkma.. Bak sana yemin ederim öldürürüm seni"
Hazan öfke ile evden çıktı.. Arabasına valizini koydu hemen.. Eli ayağı titriyordu genç kadının .. Kan beynine sıçrıyordu artık .. Telefonu çaldığını fark etti.. eline aldığında kayıtlı olmayan bir numara arıyordu.. Açıp açmama arasında gidip gelse de.. Sonunda dayanamayıp açtı..
"Hazan kızım"
Ses yabancı gelmiyordu "Tanıyamadım"
"Ben kızım ben Halil'in babası, Mahmut.. Müsaitsen bir konuşalım mı kızım"
Gözünü yumdu.. sakin kalmalıydı bu yüzden kafası dağılsın diye "Tamam abi"
"Ben sana bir adres veriyorum kızım oraya gel olur mu"
"Tamam abi, sen mesaj at ben geliyorum şimdi"
**
Demir, telefonu eline aldı ..
"Akşam.. evi basın.. Kimseye zarar gelmeyecek sadece korkutacaksınız"
Demir cevap beklemeden telefonu kapadı.. arabası ile uzaklaşan kadına baktı nefret ediyordu bu kadın dan.. Sonunda büyük yüzleşme olmuştu.. "Kendi ayağınla bana geri geleceksin Hazan.." kendinden o kadar da emindi ki.. Demir..
**
Hazan, kafeye baktığına gülümsedi.. ihtiyacı olan şey kafasını dağıtacak şeylerdi..
"Hazan, kızım ben seni buraya çağırdım, çünkü" Adam çekiniyordu.
"Söyle abi"
"Bizim için çok uğraştın sayende oğlum o illetten kurtuldu .. yakında hastaneden de çıkacak.. "
"Çok şükür" dedi Hazan, keyifle..
"Kızım, Halil hastanende çıkınca onu da alıp köyüme döneceğim"
Hazan, şaşkınca tek kaşını kaldırdı "Aaaa neden, ama burası ne olacak.. Bildiğim kadarıyla eşinizden yadigar burası yani satmazsınız da siz"
"Aynen öyle vallahi kızım.. Bizim hanımın emeği çoktu burada.. Kıyıp yabancıya satamam burayı.. Ama bende çok güvendiğim birine emanet ede bilirim"
Hazan şaşkınca baktı "Nasıl yani"
"Hazan.. kızım burayı sana emanet ediyorum"
"Olmaz" dedi hemen
"Yok yanlış anladın ben sana o söyledikleri gibi rüşvet mi neyse öyle vermiyorum vallahi bak. Sadece emanet ediyorum. Satamam burayı ama sana emanet edebilirim. Duyduğuma göre babanızın durumu pek iyi değilmiş" Hazan başını eğdi "Vallahi üzmek için demedim kızım yanlış anlama.. Aha burayı sana emanet ediyorum.. İstediğin gibi kullan burayı .. Ben sıkıştığımda sende bana para gönderirsin olmaz mı"
"Ben kabul edemem abi burayı .. Bu olmaz yani"
"Düşün be kızım. Hemen hayır deme düşün olmaz mı"
Hazan, yaşlı adamı kırmak istemiyordu.. Çok kişi evlatlarına destek olduğu için , ellerinde ne varsa hepsini vermek istemişti ama Hazan hiç birini kabul etmemişti. Ama şimdi Mahmut abisi , ona en kıymetlisini emanet etmek istiyordu..
"Tamam abi, düşüneceğim bunu"
"Oh be sonunda " dedi keyifle yaşlı adam..
**
Hazan, baba evine döndüğünde hava çoktan kararmıştı.. Büyük yüzleşme nasıl olacaktı kestiremiyordu bir türlü . Ne diyecekti ki babasına, ne söyleye bilirdi ki .. Ya ortaklık ne olacaktı.. Bu ikilemde duruyordu Hazan. Valizi geri arabaya koydu.. Elinde kol çantası ile eve girdi. En azından bu yüzleşme şuan olmak zorunda değildi tabîki..
Ahmet ve Alev keyfi kaçtı Hazan2ı tek görünce "Ne oluyor Hazan" dedi merakla Ahmet bey.. "Kocan nerede"
Hazan tam konuşacağı anda, dış kapı kırılarak eve 4 silahlı adam girmişti. Hazan bulduğu ilk kanepenin arkasına saklanırken.. Ahmet ve Hazan kala kaldı..
"Kimsiniz siz, ne oluyor"
"Ooooo Ahmet bey" dedi orta yaşlı çirkin adam..
"Daha günü vardı bu ne demek oluyor"
"Demek ki günü dolmuş, seni haberin olmadan"
"Baba bunlar kim"
Adam, Hazan'ın lafını bölerek "Babanızın eceli Hazan hanım"
"Adımı nereden biliyorsun sen. Kimin köpeğisin pislik" dedi, öfkesi salonda yankılanırken Alev hala saklandığı yerden çıkmıyordu..
Hazan'ın o sırada salonu yankılanan , mesaj sesi oldu.. "Bakın mesaja" dedi arsızca.
"Hazan umursamadı.. polis çağırmadan gidin hemen evimizden"
"Siz bir bakın telefona, polis de gelir tabi dedi yine sakince.
Hazan, bu ısrarı anlamadı.. Telefonuna gelen mesaja baktığında..
DEMİR..
Ya şimdi bana gelirsin.. Yada baban gözlerinin önünde geberir..
Son bir saatin var
Hazan yutkundu..Tepki veremiyordu genç kadın.. Ahmet bey, adamlara bakıyor kızının tepkisini umursamıyordu bile..
"Anlaşılan , gerekli mesaj verildi, öyle değil mi Ahmet bey" dedi gülerek adam.. Hazan, cevap aldı..
Ahmet hala olanları anlamıyordu.. "Anladım.. ödeyeceğim söz veriyorum"
Adamlar hemen gitti evden.. Alev ve Ahmet birbirine sıkıca sarıldı.. Hazan yutkunarak çıktı evden..
Ahmet, "Biliyordum basacaklarını, kaçsak mı acaba buradan Alev"
"Demir ile konuş Ahmet. O yardım eder. Hazan" dedi ama Hazan yoktu ortalıkta.
"Kocansa anlatmaya gitmiştir belki" dedi Ahmet bey içi rahat bir şekilde.
**
Hazan, nefretle girdi eve.. Demir, hiç keyfini bozmadan yemeğine devam ediyordu..
"Sen nasıl bir adamsın. Babamı öldürmekle tehdit edemezsin sen beni"
"Hoş geldin karıcığım" dedi keyfi yerindeydi
Hazan'ın gözleri doluydu.. "Aileme dokunma yalvarırım sana dokunma babama"
"Bu senin elinde Hazan."
"Senin derdin benimle dokunma babama.. Ne olur derken dizlerinin üstüne çöktü..
Demir ayağa kalktı.. "Sana söyledim, bana kendi ayağınla geleceksin diye"
"Dokunma babama" ayağa hızla kalkıp genç adamın yakasına yapıştı "Sakın babama o pis ellerini süreyim deme"
Demir , öfke ile genç kadını duvar ile kendi arasına aldı yine "Sakın bana bir daha bu şekilde davranayım deme.. Sonu senin için iyi olmaz"
"Dokunma babama" dedi gözlerine bakarak genç adamın..
Demir, kadının dudaklarına eğildiğinde, Hazan başını çevirdi.. Demir, dişlerini sıktı , bu reddedilmiş sinirlerinin zıplamasına sebep oluyordu edata" Bana karşılığını verirsen, belki dokunmam babama KARICIĞIM"
İkisi de , birbirinin gözlerine bakarken.. dudakları da yakındı..
BU ATEŞ ONLARI CAYIR CAYIR YAKIYORDU..