Çakır Selmanoğlu evine dönmek için çıktı Azat ile vedalaştı, Kapı kapandığında evin içindeki hava hâlâ ağırdı. Çakır merdivenleri inerken adımlarını saymadı. Ne hızlıydı, ne yavaştı. Kontrollüydü. Arabaya bindi. Kapıyı kapattığında direksiyonun üstünde bir an durdu eli. Parmakları beyazladı. “Bu kız…” “Bu hale kendi seçimiyle düşmedi.O yarragım herifin yüzünden bu halde ” Kontak çevrildi. Motor sesi Mardin’in dar sokağında yankılandı. Yola çıktığında gözleri ilerideydi ama zihni hapishanedeydi. Tek bir isim dönüp duruyordu kafasında. Hadi Duran. Dişlerinin arasından fısıldadı: — “Bu senin eserin.” Telefonu aldı. Azat’ı aramadı. Başkasını aradı. Daha karanlık birini. — “Benim,” dedi sadece. Karşı taraftan saygılı bir sessizlik geldi. — “İçeride bir adam var,” diye de

