Kafenin cam kenarındaki masada oturuyorlardı. Zilan çayını karıştırıyordu. Şeker çoktan erimişti ama hâlâ karıştırıyordu. Çakır bir süredir susuyordu. — “Sana bir şey söylemem lazım,yavrum ” dedi sonunda. Zilan başını kaldırmadı. — “Dinliyorum sevgilim.” — “Sevda’nın nişanı olacak.” Kaşık durdu. Zilan yavaşça başını kaldırdı. — “Ne?” " çok iyi bir haber bu " — “Aynen iki güne konuşulacak.” — “Sessiz olacak.” — “Kimse bilmeyecek.Sevda böyle istiyor. Anlamadık tam olarak ama ne istiyorsa o olacak ” Zilan bir an baktı. Sonra hafifçe güldü. — “Vay be…” Çakır onun tepkisini ölçer gibi izledi. — “Kimseye söyleme bak sakın” diye ekledi. Zilan çayından bir yudum aldı. Sesi sakindi ama içi değildi. — “Tamam,” dedi. — “Söylemem.” Sonra gözlerini Çakır’a dikti. — “Ama bir şey

