Çakır Selmanoğlu 🩶🖤

1094 Words
Konak avlusu sabahın hafif serinliğiyle doluydu. Çakır Selmanoğlu, siyah deri ceketini omzuna atmış, taş zeminde ağır adımlarla yürüyordu. Yanında sağ kolu Azat, ellerini cebine sokmuş, keyifle yürüyordu. — Abi, dedi Azat, gülümseyerek. Şu işin bokunu çıkaran yine senin kafayı taktığın plan değil mi? — Lan Azat, dedi Çakır, kaşlarını çatarak. Burası ciddi iş, sen kafanı dağıtıyorsun, diyorum sana. — Abi vallahi korkacak ne var, dedi Azat, gülerek. Bize mal getirdiler, biz de düzgün paylaştık. Ama sen yine de kafayı yiyorsun amına koyayım. — Lan sik ! kafayı yiyip yememek değil mesele, dedi Çakır. İş ciddiyet ister, sen gene benimle dalga geçiyorsun. Azat omuz silkti, kahkaha attı. — Abi dalga geçiyorum işte! Sen gergin olunca ben de gergin oluyorum, tamam mı? Hem… sen olmasan ben ne yaparım ha canım ağam benim Çakır ağam ? diye diye sırıttı Azat . Çakır kısa bir sessizlikle Azat’a baktı. Gözleri hâlâ sertti ama dudaklarının kenarında hafif bir tebessüm belirdi. — Lan… sana bakınca insan biraz gülüyor işte… ama işin bokunu yine ben temizlerim, dedi Çakır. — Abi, dedi Azat, hafif yana kayarak. Hadi ama… azıcık rahatla. Biz bu işi götürürüz. Sen de şu suratını biraz gevşet, gör sen. Çakır yine düşünceler ile durdu ve düşündü. Zilan ile buluşmak istedi , kaç gündür görüşmüyordu . Aradı kızı _ Güzelim , buluşsak ya bugün ? . _ Olur Çakır ama evden çıkmam uzun sürer, abimler evde öğleden sonra Beyaz suda buluşalım olur mu orası Mardin'in en sessiz mekanı şu an . _ Tamam gülüm olur bekliyorum, diyerek kapattı adam telefonu. Çakır Selmanoğlu Beyaz Su’da bir restoranda oturuyordu. Öğlen sıcakliğı etrafı sarmış, ağaç gölgelere hafif bir hüzün katmıştı. Birden Zilan’ı gördü. Ayağa kalktı, sert bakışları yumuşadı ama hâlâ otoritesinden bir şey kaybetmemişti. — Hoş geldin… nasılsın? dedi Çakır, adımlarını hızlandırıp kızın yanına gelerek. Zilan hafifçe gülümsedi, saçlarından bir tutamını kulağının arkasına attı: — İyiyim Çakır… zor çıktım evden… Sen nasılsın? Çakır kısa bir baş salladı, sert ama dikkatli bir tonla: — İyiyim ben de güzelim… Ne bu telaş böyle? Zor çıktın evden galiba? — Evet sevgilim… abimler evdeydi… inan çok zor çıktım evden, dedi Zilan, hafifçe omuz silkti. Çakır hafifçe yana eğildi, gözlerini Zilan’dan ayırmadan, elini uzattı ve nazikçe kızın saçını okşadı. — Kim duyarsa duysun yavrum benim kimseden korkum yok hem beni görmek için değmez miydi her şeye, dedi sert bir gülümsemeyle. Zilan hafifçe gözlerini kısarak, dudaklarının kenarında küçük bir tebessüm belirdi: — Evet… ama inan çıkmak için küçük bir cesaret gerekiyordu.Selim abim görse kıracak kemiklerini . — Bok kırar ! , kimse sana el kaldıramaz ailen bile olsa . Hem sana bakınca… dedi Çakır, gözlerini kızın saçından ayırmadan. İnsanın içi ısınıyor… Hadi gel yemek yiyelim dedi. Zilan'ın cilveli bakışları, Çakır'ın sertliği ama altında yatan kalbim yumuşaklığı. Zilan gülümsedi konuyu yine _ Biz ne zaman evlenecez ? , diye dağıttı havayı . Çakır çatalı ağzına götürdü kıza baktı sırıttı kafa salladı, ağzındaki lokmayı yuttu . -Dur be yavrum , daha evlenecek kadar kafa yemedik be gülüm! dedi ama sesi sert değil alaya alır gibiydi. Zilan omuz silkti - Az önce neler diyordun şimdi neler ! küstüm ben yemek yemiycem ! .. diyip kollarını göğsünde birleştirdi . Çakır güldü ayağa kalktı gitti öptü kızı - Tamam yavrum şaka yaptık be ! ama zamanı var be güzelim . Ben oturan evde duran bir adam değilim be kızım . İşler yoğun ağalık bana kalacak , bak sende ağa karısı olacaksın dur halledecem ben o işi . Diyerek gülümsedi kıza.Zilan kafa salladı - Oyalanma görüyorum ama hadi bakalım . Döndü yemeğine yedi , o sırada bir grup genç restoranta girdi . Bunlar Asu ,Suzan , Zeynep ve Fırat ,birde üç bes erkek . Zilan dönüp baktı - Okul zamanlarım aklıma geldi Çakır , aaa şu kız ne kadar güzel kız , diyerek Asu'yu gösterdi. Çakır saniyelik dönüp baktı ve döndü önüne . İçinden " güzelse kocası sürsün sefasını " dedi ve bir an hatırladı. Bu kızı daha öncede görmüştü, araba ile ve aynı cümleyi kullanmıştı. Sesini topladı tok bir ses ile - Kim ki yaşı da küçük daha belli diye sordu . Zilan kafa salladı - Bilmiyorum ama güzel kız birde tatlı baksana diye gülümsedi. Çakır’ın gözleri saniyelik Asu’ya takıldı. Kızın yüzündeki tatlı ifade, enerjisi, hafif utanması… Hepsi bir anda dikkatini çekti ama hemen toparladı. İçinden mırıldandı: “Güzelse kocası sürsün sefasını…” Suzan Asu'nun koluna hafifçe dokundu: — Vallahi abi sert ya, dedi fısıldayarak gülümseyip, göz ucuyla tekrar baktı.Asu sus der gibi işaret yaptı — Bizene Suzan sus be kızım , diyerek gülümsedi oturdular yer minderlerine . Asu bugün kaçıp okuldan buraya gelmişti sınıfça ama Hadi görse ... Kıyamet haberiydi resmen . Çakır Zilan ile sohbet ederken gözü etrafa hatta direk Asu'ya bir kaç defa kaydı . Zilan durumu farketmedi. Keyifli bir öğlen yemeği bitmişti ve kalktı ikisi . Asu eteğine dökülen sodayı temizlemek için yere bakarak yürürken sert bir şeye çarptı. Kafasını kaldırması ile bunun az önceki sert adam olduğunu gördü . Yutkundu kız , sonra —" Kusura bakmayın görmedim sizi , " diyerek gülümsedi hafifçe . Çakır kıza baktı süzdü — Önüne bakarsan görürsün, yere bakarak yürünmez ! dedi sertçe . Asu kaşını çattı — Özür dilerim, insanlık bu işte çarptık bir kere ! diyerek sertçe geçti . Çakır'ın dudağı hafif kıvrıldı bir küçük gülümseme kondu . Zilan kafa salladı —Ay Çakır ne sert adamsın ya . Kız korktu bak küçük daha birde . Yazık kıyamam , neyse hadi gidelim . Çakır kaşını çattı " korkmuş muş " diyip mırıldandı. Hesabı ödeyip bahşiş bıraktı . Elini cebinde atıp sigara çıkardı. Yaktı ve üfledi Zilan'a doğru . — Seni bırakayım işlerim var yavrum diyerek . Zilan kafa salladı . Kızı eve bıraktı bir kaç mahalle öteden . Zilan kimse görmeden girdi konağına . Çakır ise şirkete geçti Ofisin ağır kapısı aralandı, içerisi hafif tütün ve kahve kokusuyla doluydu. Çakır, masanın arkasında oturmuş, evrakları karıştırıyordu. Azat elinde sigara, bir yandan masaya yaslanmış, bir yandan da gülüyordu. Çakır kaşını çattı — Sevkiyat ne oldu amına koyduğum puştu sıkıntı çıkarmadı değil mi ? — Yok abi hiç bir sıkıntı yok , beni bile satarsın sen o tır da amına koyayım! diyerek sırıttı Çakır masadan kalktı, sigarasını izmaritle söndürdü: — Tamam, bir ara hatırlat senide satayım puşt herif dedi. Bu iş bitince malı yerine koyacağız. Ama unutma… her şey benim kontrolümde olmalı. Sen sadece işini düzgün yap, gerisini boş ver. Azat kafasını salladı, masadan uzaklaşırken: — Abi sen rahat ol… bu işte bizi kimse yakalayamaz. Ama sen de gergin olmayacaksın, tamam mı? dedi ve güldü . Çakır şaşkınlık içinde baktı adama —Seninle iş yapan aklıma sokayım amına koyayım lan siktir git diyerek sırıttı .
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD