Üç Yıl Sonra – ABD Kampüs artık ona yabancı değildi. O artık yabancı değildi. Asu, hukuk fakültesinin geniş tören salonunda yürürken adını duyduğunda başını dik tuttu. Cübbesinin içinde bile zarifti. Ama zarafetin altında artık bir şey daha vardı: otorite. Saçları beline kadar uzuyordu. Rengi koyulaşmış, uçları ışıltılıydı. Makyajı abartılı değildi ama bakışları keskin, dudağındaki hafif dolgunluk onu olduğundan daha güçlü gösteriyordu. Artık kız değil, kadındı. Diplomasını alırken alkışlandı. Johnny yanındaydı, gülümsedi, sarıldı. Ama Asu’nun içi tuhaftı. Ne sevinci çığlığa dönüşüyordu ne de geçmişi tamamen susuyordu. Telefonuna tek bir mesaj geldi: Nihat Ağa: “Gurur duydum kızım. Artık avukatsın.” Asu telefonu kapattı. Derin bir nefes aldı. Ve kendi kendine fısıldadı

